'İnsanlığın geleceğinde

   kapitalizm yoktur'

'İnsanlığın geleceğinde kapitalizm yoktur'
"Asıl hümanizma, sosyalist hümanizmadır. Marksizme göre, kapitalist dünya düzeni, insanın kendi kendinden kopmasına yol açmaktadır. Çalışan bir işçi aslında bir tutsaktır. Zenginlik para olup çıkmıştır; para çalışanların efendisi durumuna gelmiştir. İnsanı, kendi boyunduruğu altına almaktadır." Bu sözler, aylık Evrensel Kültür dergisinin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) binasında düzenlediği 'Hümanizmanın Yeni Gündemi' konulu konferansta konuşan Profesör Server Tanilli'ye ait.
Hümanizmayı, "İdeolojik, siyasi, ekonomik, her türlü bağımlılığına karşı insanlığın bağımsızlığını ileri süren bir fikir akımıdır" şeklindeki ilk tanımından yola çıkarak anlatan Prof Tanilli, hümanizmanın bugünkü anlamını da içine katıp yeni çerçevesini oluşturdu. Aydınlanma hareketi ile birlikte 'daha insanca bir yaşam' fikrinin ortaya çıktığını, insan hak ve hürriyetlerinin Fransız Devrimi ile birlikte yeni bir boyut kazandığını belirten Tanilli, 20'inci yüzyıl içinde bu tanıma iktisadi ve sosyal hakların katıldığını anlattı. Teknolojik gelişmenin ilerlemesi ile birlikte çevre hakkının da bu tanım içinde öneminin arttığını da söyleyen Tanilli, hızla gelişen teknolojinin son ürünlerinden olan genetik kopyalamanın büyük bir tehlike yarattığını anlattı ve "İnsanlığın soyu tehlikede. Eğer kurtaramazsak, insanın kolu bacağı kapitalizmin metası haline gelir" dedi.
Dengeler ve küreselleşme
SSCB'deki rejimin yıkılmasıyla dünyadaki dengenin bozulduğunu anlatan Prof. Tanilli, böylelikle ABD'nin dünyayı boyunduruğu altına aldığını söyledi. Kapitalizmin, 'küreselleşme' adıyla dünyayı çekip çevirme süreci içinde olduğunu anlatan Prof. Tanilli, liberalizmin de tek sistem, tek düşünce biçimi olarak gösterildiğini söyledi. Kapitalizmin yayılmasında medyanın büyük rol oynadığını da söyleyen Tanilli konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yaşadığımız dünya içinde yaygın bir metalaşma içindeyiz ve her şey pazarlanıyor. Görünüşte 'demokrasi', 'özgürlük' yaygınlaşan kavramlar. Ancak medyanın da etkin bir şekilde kültürel sömürgeleştirmede rol oynuyor. Kitle afyonları yayılıyor. İnsanlık yeni bir yabancılaşma içindedir." Medyanın yabancılaşmayı tarihteki büyük sosyal hareketleri ikinci plana atarak yaptığını anlatan Tanilli, medyanın insanın belleğini yoksullaştırma çabası içinde olduğuna dikkat çekti.
'İnsanlığı kurtarmaktan başka çaremiz yok'
"Emek bir müzeye dönüştürülmekte ve içeriğinden yoksunlaştırılmaktadır" diyen Tanilli, "İşte biz böyle bir tarih döneminin içinde bulunuyoruz. Bizim insan sorununa dönmemiz ve çevresindeki kuşatmayı yıkmamız gerekiyor. İnsanlığı kurtarmaktan başka çaremiz yok" dedi. İnsanlığın bağımsızlığını kurtarmanın ancak sosyalist rejim içinde gerçekleşeceğini söyleyen Tanilli, yabancılaşmanın kaldırılmasıyla da hümanizmanın önündeki tüm engellerin kaldırılacağını ifade etti.
Kapitalizmi Türkiye'deki boyutu ile de anlatan Prof Tanilli, Türkiye'nin egemen sınıflarının dünya yüzeyindeki akıntıya gözü kapalı kapıldığını anlatarak; küreselleşme rüzgârının içinde olduklarını söyledi.
'Demokrasiyi derinleştirme' kavramının bugünlerde Avrupa'da üzerinde durulan bir kavram olduğunu belirten Tanilli, bunun emeğin bölüşümündeki demokrasi ile olacağını söyledi. Türkiye'de başta emekçiler olmak üzere, işçi sınıfı ve örgütleri, öğrenciler ve aydınların mücadele vermesi gerektiğini söyleyen Tanilli, "Mücadelemizde hümanizmayı da önümüze katarak geleceğin büyük fethine doğru gidebiliriz. İnsanlığın geleceğinde kapitalizm yoktur" dedi.
www.evrensel.net