HADEP

HADEP'lilerin yargılanmasına başlandı

Haklarında Diyarbakır DGM'ce dava açılan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik, Başkan Yardımcısı Ramazan Tekin...

HADEP'li başkanların
   yargılanmasına başlandı
PKK'yle bağlantıları bulunduğu iddiasıyla haklarında Diyarbakır DGM'ce dava açılan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik, Siirt Belediye Başkanı M. Selim Özalp, Bingöl Belediye Başkanı Feyzullah Karaaslan ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Ramazan Tekin'in de aralarında bulunduğu 17'si tutuklu 22 sanığın yargılanmasına başlandı. Diyarbakır 2 No'lu DGM'de bugün yapılan duruşmada, 14 tutuklu sanık hazır bulunurken, tutuksuz yargılanan ve mazeret bildiren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik, Siirt Belediye Başkanı Özalp ve Bingöl Belediye Başkanı Karaaslan katılmadılar. Duruşmada savcı, hazırladığı iddianameyi okudu.
PKK üyeliği suçlaması
İddianamede, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı'nca elde edilen istihbari bilgilerin değerlendirilmesi ve yapılan çalışmalar sonucunda, sanıkların; PKK siyasi kanadı olan ERNK'nin Diyarbakır'daki yapılanması içerisinde yer aldıkları ve örgüt mensuplarıyla ilişki içinde bulundukları belirtilerek, sanıkların tümünün "yasadışı PKK terör örgütünün sair evradı olmak, örgüte yardım ve yataklıkta bulunmak" suçunu işledikleri öne sürüldü.
Savcının iddiaları
ERNK'nin Diyarbakır birim sorumlusu olan "Mahsun" kod adlı Abdülkadir Güzel'in 1987 yılında örgüte girdiğini ve çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu öne süren savcı, bu şahsın HADEP Diyarbakır İl Başkanlığı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile örgüt arasında irtibatı sağladığını savundu. Savcı, sanık Güzel'in, Çelik ile HADEP İl Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada da irtibat halinde olduğunu ve örgüt tarafından gönderilen talimatları, Ramazan Tekin'e ilettiğini, Tekin'in bu talimatları Çelik'e aktardığını bildirerek, Çelik'in kendi evinde de örgüt mensuplarıyla görüştüğünü ve örgüt tarafından gönderilen "Feridun Arkadaşa" başlıklı bir talimat pusulası aldığını ileri sürdü. "PKK terör örgütünün şehiriçinde silahlı eylemlerine hız vermesi gerektiğini" içeren pusulayı okuyan Çelik'in notu olumlu karşıladığını kaydeden savcı, örgütün kırsal kesimiyle sanıklar Abdülkadir Güzel, Mustafa Yıldız ve Feridun Çelik arasında bir haberleşme zinciri oluştuğunu iddia etti. İddianamede, 18 Nisan seçimlerindeki aday listelerinin de PKK tarafından hazırlanarak, HADEP Genel Merkezi'nden MYK Üyesi Salih Yıldız'a, sanık Güzel tarafından iletildiğini de savunarak, sanık Tekin'in de seçimlerde belediye meclis üyesi seçildiği öne sürüldü.
Karayılan'ın talimatları
Savcı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik'in, HADEP il başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesi aşamasında, yaptığı bir açıklama nedeniyle emniyet güçlerince gözaltına alındığını da ifade ederek, sanık Çelik'in, Başkan Yardımcısı Ramazan Tekin, Bingöl Belediye Başkanı Feyzullah Karaaslan, Siirt Belediye Başkanı M. Selim Özalp ve DİSKİ sorumlusu Bülent İpek ile birlikte, belediye ait bazı projelere finansman sağlanması konusunda Almanya'ya gittiklerini bildirdi. Sanıkların Frankfurt kentinde, Sürgünde Kürt Parlamentosu eski Başkanı Yaşar Kaya ve aynı parlamentonun üyesi Nejat Buldan ve PİK (Kürdistan İslami Partisi) temsilcisi "Melle Hafız" kod adlı Hafız Ahmet Turhallı ile görüştüklerini savunan savcı, iddianamesinde Karayılan'ın 10 kişiden oluşan halk konseylerinin oluşturulmasını, sosyal etkinliklere ağırlık verilmesi, tüm milli bayramlara katılımların sağlanması, yerel kamu kurum ve kuruluşlarının amirleriyle diyalogların artırılması ve bu talimatların diğer belediye başkanlarına da iletilmesini istediğini iddia etti. İddianamede, Karayılan'ın daha sonra belediye başkanlarıyla ayrı ayrı özel görüşme yaptığı da kaydedildi.
7 yıla kadar hapis istendi
Savcı, sanıklardan Abdülkadir Güzel, Ramazan Tekin, Mustafa Yıldız, Sadullah Özdemir, Mehmet Maksut, Medine Yakut, Sebiha Zengin ve Hayrettin Aktepe'nin TCK'nın 168/2. 31,33, 40 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddeleri gereğince 15 yıla kadar; Mehmet Aslan, Ömer Taş, Seyit Ahmet Öcalan, Tahir Burkankulu, Hüseyin Utanç, Ömer Özer, Hacı Kaydı, İlhan Kazıkçı, Recai Kazıkçı, Keziban Kazıkçı, Hüseyin Akman, Feridun Çelik, M. Selim Özalp ve Feyzullah Karaaslan'ın da TCK'nın 169. maddesi ile 31, 40 ve 3713 sayılı yasanın 5. maddeleri gereğince 7 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istedi. Daha sonra sanıkların savunmalarının alınmasına geçildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


EMEP, EBK işçilerini ziyaret etti
Emeğin Partisi (EMEP) Diyarbakır İl Örgütü üyeleri ve Emek Gençliği, Diyarbakır EBK işçilerini ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan işçiler, EBK'nın özelleştirilmesine karşı yapacakları eylemlerin saptanması için Öz Gıda-İş Genel Merkezi'nin talimatını beklediklerini, genel merkezin talimatları doğrultusunda eyleme geçeceklerini söylediler.
EBK işçileri, işçi tabanının özelleştirmeye karşı kararlı ve mücadele etmek isteyen bir tutumu olduğunu, ancak sürekli işçi konfederasyonlarının başında bulunan sendika ağalarının bu mücadeleyi sattığını söylediler. 1990'lı yıllarda büyük bir işçi dalgasının kabardığını, ancak Şevket Yılmaz gibi sendika ağalarının ihaneti sonucu eylemlerin başarıya ulaşamadığını belirtirken bir işçi de, "Ben Turgut Özal'ın Şevket Yılmaz için söylediğ şu sözleri hâlâ anımsıyorum: 'Şevket'in öyle bir şey yapacağını tahmin etmiyorum.' Gerçekten de Yılmaz, Özal'ı yanıltmadı, işçi direnişini sattı" diyerek işçilerin özelleştirmeye karşı kararlı tutumunun sendika ağaları tarafından sürekli sabote edildiğine dikkat çekti.
Aynı işçi, işçilerin özelleştirmeye karşı verdiği mücadelenin birlikte verilmediğini de şu hikâyeyle anlattı: "Bir kurt ormanda siyah, beyaz ve kırmızı renklerde üç öküz görür. Bu öküzlerin üçünü de birlikte yiyemeyeceğini anlayan kurt, bunların arasına arkadaş gibi sızıp tek tek yemeye karar verir. Kurt siyah ve kırmızı öküzlere der ki: 'Şu beyaz öküz karanlıkta çok belli ediyor kendini. Müsade edin beyaz öküzü yiyeyim, yoksa gece karanlığında beyaz öküzü yemek isteyen düşmanlarınız size de saldırır.' Böylece beyaz öküzü afiyetle yiyen kurt, bu sefer kırmızı öküze sokularak, 'Bu siyah öküz de ay ışığında bir acayip görünüyor. Müsade et onu yiyeyim' der. Bu duruma ses çıkarmayan kırmızı öküz ise hatasını ancak kurtla yalnız kaldığında anlayabilmiş. Kurt kırmızı öküzü yemek üzereyken öküz 'Böyle olacağını bilseydim keşke beni de beyaz öküzle beraber ye derdim' demiş." Özelleştirme saldırısıyla karşı karşıya kalan tek tek işetmelerde, fabrikalarda çalışan işçilerin durumunu kırmızı öküze benzeten EBK işçisi, özelleştirmeye ancak tüm ülkedeki işçilerin ortak mücadelesiyle dur denilebileceğinin altını çizdi. Öz Gıda-İş Şube yöneticisi Şerif Olgun da, EMEP'e kendileriyle gösterdiği dayanışmadan dolayı teşekkür ederek, "Bu özelleştirme saldırısıyla karşılaştığımız andan itibaren EMEP hep yanımızda oldu, desteklerini esirgemediler. Biz diğer partilerin ayağına destek aramaya giderken EMEP bizim ayağımızı geldi" dedi. Olgun, EBK'nın özelleştirilmesine karşı yapacakları eylemlerin sendika genel merkezleri tarafından belirleneceğini, kendilerinin de buna göre işçilerle toplantılar yapıp eylemleri hayata geçireceklerini söyledi.
www.evrensel.net