Çocuklar bayramlarından habersiz

Çalışan çocuk sayısının çığ gibi büyüdüğü koşullarda, onbinlerce çocuğun farkında bile olmadığı bir "çocuk bayramı" daha gösterişli törenlerle bugün kutlanacak.

Çocuklar bayramlarından habersiz
Ecem Üvez
Çocuk emeği sömürüsüne karşı Türk-İş, DİSK ve Hak-İş tarafından ortaklaşa düzenlenen "Çocuk İşçiliğine Karşı Ulusal Yürüyüş", 23 Nisan'da İzmir'de kutlanacak olan "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı"yla sona erecek.
Yıllardır hükümetler ve yetkililer tarafından 'dünyada kutlanan tek çocuk bayramı'nın Türkiye'de olduğuna vurgu yapılıyor. Ancak, çocuklar kendilerine ait bir bayramlarının olduğunun bilincinde bile değiller. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çocuklar ile ilköğretim okulu öğrencilerinin katılımıyla kutlanan 23 Nisan'da, işçi çocuklar ve sokak çocuklarının lafı bile edilmiyor. Üstelik, sanayii sitelerinde, fabrikalarda, sokaklarda daha küçük yaşlardan itibaren bir lokma ekmek parası kazanmak ve ailelerinin bütçelerine katkıda bulunmak amacıyla çalışan çocuklar, değişik cezalarla da karşı karşıya kalıyor. Bunun örneklerini sıralamak da mümkün: Gaziantep'te baklava çaldıkları için, İzmir' de tişört çaldıkları ve Karşıyaka'da dans ederek para topladıkları gerekçesiyle değişik hapis cezalarına çarptırıldılar. Ayrıca, İstanbul'da, derslerinin boş geçmesi nedeniyle yürüyerek, taleplerini dile getiren ilköğretim okulu öğrencileri hakkında "toplu gösteri ve yürüyüş yasası"na aykırı davrandıkları gerekçesiyle dava açıldı ve halen mahkemeleri devam ediyor.
Çocuklar yürüyor
Bugün ise, çocuk işçiler "çocuk emeği sömürüsü"ne dur demek için yürüyor. Onlar okumak istiyor. Güzel yarınlara sahip olmak, düşlerini gerçekleştirmek istiyor. Ne tekstil atölyelerinde ustabaşının aşağılayıcı sözleriyle karşı karşıya kalmak, ne de sokaklarda araba camı silmek istiyorlar. Ve ayakkabı boyacıları, sokak çocukları, selpak mendil ve ciklet satan çocuklar hep bir ağızdan sesleniyor yetkililere: Çocuklar yarının garantisidir. Onları yaşatacak ve koruyacak olanlar da siz büyüklerdir...
Çalışmak zorundalar
İzmir Konak Meydanı'nda ayakkabı boyacılığı yapan çocuklar sorunlarını anlatırken, kendilerine ait bir bayramlarının dahi olduğundan habersizler.
Konak Meydanı'nda görüştüğümüz boyacı çocuklardan Mehmet Maruh Arcas (15), "Babam inşaat işçisi, ancak her zaman iş olmuyor. Ancak iş bulabildiği zamanlarda çalışıyor" diyor, neden çalıştığını anlatırken. Mardin'den geleli iki sene olduğunu söyleyen Arcas, okula gitmek istediğini ancak geçim sıkıntısı yüzünden okuyamadığını ekliyor, hüzün dolu bir sesle. 23 Nisan'da arkadaşlarını izlemeye gideceğini ekliyor, çaresizlik içinde.
Okula gitmek istiyorlar, ama...
Bahri Kadandır (14)'ın ise 7 kardeşi var. O da okula gitmek istiyor, ancak babası böbrek hastası olduğu için çalışamıyor. Kendisinden beklenmeyen bir ağırbaşlılıkla çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor. İlkokul mezunu olan Kadandır, sık sık köy özlemini dile getiriyor. Ama, yakıldığı için gidecek bir köyü olmadığını belirtiyor, öfke dolu bir ses tonuyla. "23 Nisan bayramında ne yapacaksın?" sorusuna, "Bayram bizim neyimize. Biz alın terimizle ekmek parası kazanmak zorundayız" diye yanıt veriyor.
14 yaşındaki Tuncay Bakır, Mardin Nusaybin'den geldiklerini ve altı kardeş olduklarını söylüyor. Okumak istediğini belirten Bakır, ailesi geçim sıkıntısı içinde olduğu için boyacılık yaptığını kaydediyor.
Hepsinin hikâyesi aynı
Tüm çocukların hikâyesi aynı, hepsi ekonomik koşullardan dolayı çalışmak zorunda kaldıklarını anlatıyorlar. İlkokul 5. sınıf öğrencisi İbrahim Akar da, tüberküloz hastası olan babasının çalışamaması nedeniyle, okul masraflarını çıkarmak için bir işte çalışıyor. Parasızlıktan İzmir'e kadar geldiklerini ve çalışmaktan başka çaresi olmadığını söyleyerek, ekliyor: "Mardin' de okumak isterdim Çünkü Mardin'in havası, suyu çok güzel..."
www.evrensel.net