Küresel cumhurbaşkanı aranıyor

Küresel cumhurbaşkanı aranıyor

Başbakan Ecevit, cumhurbaşkanı adaylığının özellikleri arasına "küreselleşen dünyaya uygun" olmayı eklerken, çıkarı gözetilecek kesimin de yabancı sermaye olduğunu ifade etmiş oldu.

Küresel cumhurbaşkanı aranıyor
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, seçilecek cumhurbaşkanının "küreselleşen dünyaya uygun" olması gerektiğini kaydederek, ilk tercihin yabancı sermaye olduğunu ortaya koymuş oldu. Meclis içinden bir milletvekilinin cumhurbaşkanı seçilmesi dileğinde olduğunu söyleyen Ecevit, asıl vurguyu Meclis dışından bir adaydan yana yaptı.
Ecevit, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanı seçimine ilişkin görüşlerini anlattı. TBMM'nin çetin bir görev olan "yeni cumhurbaşkanını seçmeye" hazırlandığını ifade eden Ecevit, hâlâ en uygun çözümün Meclis'ten geçmeyen 5+5'te olduğunu ima edercesine "Eğer Anayasa'nın 101. maddesiyle ilgili değişiklik önerimiz kabul edilmiş olsaydı, görevimiz o kadar çetin olmayabilirdi" diye konuştu.
"Meclis'i pohpohladı"
Bir yıldır, iktidarıyla muhalefetiyle 21. dönem TBMM'nin büyük işler başardığını öne süren Ecevit, bu görevin de başarıyla yerine getirileceğine inandığını söyledi. Ecevit, Meclis'in birçok konuda büyük uzlaşı yeteneği gösterdiğini ifade ederek, cumhurbaşkanı seçimi konusunda da bu yeteneğin etkili olacağı yolundaki umudunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı seçim sürecine girilirken Meclis'teki tüm partilerin uzlaşı gereğini özellikle vurguladığına dikkat çeken Ecevit, şunları söyledi: "Bu konudaki iyi niyetin uygulamaya da yansımasını diliyorum. Gerçi cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşı kolay olmayabilir. Yalnız partiler arasında değil, bazı partilerin içinde de uzlaşı sağlamakta zorluk çekilebilir. Ancak bu zorluklar, gerek partiler arasında gerek partiler içinde yumuşak ilişki ve söylemle aşılabilir. Şu ana kadar bütün partiler buna özen göstermişlerdir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi partilerüstü bir görevdir. Çünkü, Anayasa'ya göre, cumhurbaşkanı devletin başıdır, milletin birliğini temsil eder ve devlet organlarının özenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Seçilecek cumhurbaşkanının bu işlevleri gereğince yerine getirebilmesi, öncelikle, milletvekillerinin oylarını kullanırken parti hesaplarını aşabilmelerine bağlıdır."
Meclis dışına vurgu yaptı
Bütün partilerin birinci tercihinin cumhurbaşkanının Meclis içinden seçilmesi olduğunu belirten Başbakan Ecevit, fakat yine bütün partilerin gerekirse Meclis dışından birinin seçilmesini de içlerine sindirebileceklerini açıkladıklarını anımsattı.
Ecevit, TBMM'de cumhurbaşkanlığı makamını başarıyla doldurabilecek birçok üye olduğunu ifade ettiği konuşmasının devamında, tercihinin Meclis dışından olduğunu vurgulayan bir ses tonuyla, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak son zamanlarda siyasal dengeler çok duyarlı bir zemine dayanmaktadır. Meclis içinden bir cumhurbaşkanı seçmekte o yüzden güçlük çekilebilir. Bu durumda Meclis dışından da seçim kapısını aralık tutmakta yarar vardır."
Yeni şart: 'Küreselleşmeci olmalı'
Başbakan Ecevit, Türkiye'nin küreselleşen dünyaya hızla açıldığı bir dönemde herkesin yeteneği, deneyimi ve birikiminin her devlet görevine aynı ölçüde yatkın olamayabileceğini de ifade etti. Ecevit, bu sözleriyle, özelleştirmelerle ülke kaynaklarının talanına yardımcı olacak, yabancı sermaye için sorunsuz bir ülke yaratmak için çaba harcayan bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını tercih ettiğini gösterdi.
21. dönem parlamentonun uzlaşı kültürünün yerleşmesine kısa sürede büyük katkı sağladığını ve bu görevi de başarıyla yerine getirebileceğine güvendiğini yineleyen Ecevit, tüm partilerden milletvekillerine "hayırlı ve başarılı bir cumhurbaşkanlığı seçimi" diledi. Ecevit, Galatasaray'a da, Leeds'e de başarı dileğinde bulundu.
Sinevizyona devam
DSP grubu toplantısında, önceki günkü MHP grubunda olduğu gibi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye İhracaatçılar Meclisi (TİM)'nin ortaklaşa düzenledikleri "Türkiye Enflasyonu Yeniyor" kampanyasına ilişkin sinevizyon gösterimi sergilendi.
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, enflasyonu aşağıya çekebilmenin başta gelen koşulunun, enflasyonun aşağıya çekilebileceğine inanmak olduğunu iddia ederek, "Eğer enflasyonun hızını ciddi olarak aşağıya çekemezsek, AB'ye üyelik yolunda ciddi adımlar atmamız beklenemez" dedi.
www.evrensel.net