Pazar eylemlerinden notlar

Pazar eylemlerinden notlar

Cumartesi günü tutuklanan göstericilerden çoğu, pazar sabahı olduğunda 50 dolarlık kefaletlerini ödemiş ve sokaklarda bize yeniden katılmıştı.

Pazar eylemlerinden notlar
Barikatlar aşılamadı
Cumartesi günü tutuklanan göstericilerden çoğu, pazar sabahı olduğunda 50 dolarlık kefaletlerini ödemiş ve sokaklarda bize yeniden katılmıştı. Polisin, 90 blokluk bir çember oluşturduğunu ve aralarında DB ve Beyaz Saray'ın da bulunduğu binaların etrafına kimseyi sokmadığını gördük. Polislerin çoğu zırhlıydı, ayrıca atlı ve motosikletli timler vardı. Üzerinde taret bulunan zırhlı bir askeri personel taşıyıcı ile sık sık takviye yaptılar. İnsanlar polisin göz yaşartıcı bomba kullandığını söylüyordu, ama onlar "duman bombası" kullandıklarını iddia ettiler.
Göstericiler, polisle erken saatlerde karşı karşıya geldi. IMF delegelerinin toplantıya katılmalarını önlemek için 90 blok yasağını ihlal etmeye çalıştılar. Birçok medya organı, polisin bu sırada sadece bir kez biber gazı kullandığını yazdı. Ancak nerede kullanıldığı konusunda birbirleriyle çeliştiler.
15. Cadde'de barikat kuran polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmada, çevrecilerden "Ash" adlı kadın biber gazıyla yaralandı. Onu ve diğerlerini tedavi etmeye çalışan yardım görevlileri, saldırıyı "barbarlık" olarak gördüklerini söylediler.
Bu olaydan 20 dakika önce, göstericilerden bazıları el ele tutuşup yere yatarak, bir polis devriyesinin geçişini önlediler. Çatışma istemediklerini söyleyen devriye polisleri, 15 dakika boyunca beklemek zorunda kaldı. Bu arada araçları kırmızı boyalarla boyandı.
Bu arada, Reclaim The Streets (Sokakları Zaptet) üyesi bir grup, 15. Sokak ve Pennsylvania Bulvarı'nı ele geçirerek bir turist otobüsünü durdurdu. Turistler hallerinden memnun görünüyordu, göstericilerin fotoğraflarını çekip durdular. 15 dakika içinde gelen atlı polisler, RTS üyelerini zorla sokaktan söktüler. Bu arada cop kullandılar ve birçok insan yaralandı. Aralarında bir fotoğrafçı da vardı.
Sabah erken saatlerde adının "Frank" olduğunu söyleyen bir adam, protestocuların arasında gezinmeye başladı. İnsanlar onu IMF üyesi olmakla suçladılar, ama bu iyi giyimli adam suçlamaları reddetti. Ardından, Lafayette Parkı'na yöneldi ve buradan polisler tarafından alınarak Dünya Bankası binasına götürüldü. (Michael A. De Yoanna)
Tüm baskı örgütleri sokakta
Washington'daki tüm baskı örgütleri sokaklardaydı: Federal polis, şehir polisi, park polisi, askeri polis ve sözde "sivil" giyimli FBI ajanları.
Kısa bir süre sonra, 25 bin kişi olmamıza rağmen DB ve IMF toplantılarını önleyemeyeceğimiz anlaşıldı. Polis, elimizde tuttuğumuz birkaç bloku geri aldı ve polis şefi Rainer, eylemcilere saldırılması için talimatlar yağdırıp durdu.
Barışçı göstericiler, büyük sopalar ve biber gazlarıyla geri püskürtüldü. Üzerlerinde kimlik namına hiçbir şey olmayan polisler, barikatlara yığıldı. İstediğimizi yapamamamızın bir nedeni de, Seattle'ın aksine, çok büyük bir alanda hareket etmek zorunda olmamızdı.
Sokaklardaki çocuklar, polisin kordonu genişletme çabasına küfürlerle karşılık verdiler.
Eylem koordinasyonu, Birleşme Merkezi'nin kapatılmasıyla zaten darbe almıştı. Bağımsız medyacıların cep telefonlarının susturulması buna tuz biber ekti.
Öğle vakitlerinde, barikatları zorlayanların çoğu, çatışmalara ara verip Beyaz Saray'ın güneyindeki Ellipse Parkı'na, "izinli" bir küreselleşme karşıtı mitinge katılmaya gitti. Eylem coşkuyla sürerken, atlı polisler 500 kişilik bir gruba saldırdı. Ancak sayıları azdı ve dayak yemeye başladılar. SWAT timleri devreye girdi ve onları kurtardı.
Bu küçük zaferin ardından eylemcilerin çoğu IMF binası önündeki barikatları bir kez daha zorlamaya karar verdi. Ama polisler onları yeniden püskürttü ve insanlar ertesi güne hazırlanmak üzere sokaklardan çekildiler.
Her zaman olduğu gibi, medya kitlesel eylemleri bir kenara bırakarak sözde "şiddet" içeren küçük olayları ön plana çıkardı. Bunlara en iyi yanıtı Nijeryalı eylemci Oronto Douglas veriyor: "Kuklalar ve şarkılar çocukları öldürmez, ama kurşun ve yoksulluk öldürür." (Si)
Polis aracı tahrip edildi
21. Cadde'de ilerleyen kalabalık kitle, insanlara duyuru yaparak Ellipse'deki mitinge çağırıyordu. O sırada birkaç maskeli genç bir sivil polis aracının üzerine fırlayarak camları kırmaya, lastikleri patlatmaya başladı. Gazeteciler hemen fotoğraf çekmeye, televizyonlar yayın yapmaya başladılar. Aklı başında bir eylemci ise hemen bir döviz yazarak otomobilin üzerine koydu: "Kameralarınızı bu arabaya değil, yürüyüş nedenlerimize doğrultun." (Brian Schmitz)
Virginia'da durum
Bizim Virginia Üniversitesi'ndeki yuppi salaklar bile Washington eylemleriyle ilgilenmeye başladı. Birileri yarın saat 11'de boykot çağrısı yaptı; acaba kaç kişi katılacak? Bugün Washington, yarın başka bir yer. Dayanışma duygularımla... (c0ram)
21. Cadde'de saldırı
21. Cadde'de toplanan gençler, saat 11.55 itibarıyla kontrolü ellerine almışlardı. Ardından, bir devriye aracı ve bir otobüs dolusu toplum polisinin geldiğini gördük. Çoğu liseli ve üniversiteli olan eylemcilerin üzerine saldırdılar. Herkes onlara barışçıl bir biçimde ve birlik halinde direndi. O sırada Siyah Blok grubundan gençler geldi ve polisle alay etmeye başladılar. Polis bir kez daha saldırdı. (D)
CNN'in yalanları
Bu gece Seattle'da, King 5 TV haberlerinde göz yaşartıcı bombalar ve yaralı göstericiler gördüm. CNN'in 23.00 haberlerinde ise aynen şöyle diyordu: "Polisin göz yaşartıcı bomba kullanmadığı öğrenildi. Hastaneler de yaralı olmadığını söylediler." (KlogW)
www.evrensel.net