Cep vericileri şehir dışına

Cep vericileri şehir dışına

Kansere neden olduğu ortaya çıkan cep vericilerine yönelik tepkiler artıyor. Çemberlitaş Kız Yurdu öğrencileri, vericilerin kaldırılması için imza kampanyası başlattı.

Cep vericileri şehir dışına
Hacer Yücel
Telsim ve Turkcell tarafından cep telefonlarının çekmediği kör noktalara kurulan GSM baz istasyonlarına yönelik tepki yayılıyor. Kanser, beyin tümörü ve genetik bozukluklara yol açtığı bilim adamlarınca kanıtlanan cep vericilerine, Aksaray Halk Bankası personeli ve Süleymaniye Mahallesi sakinlerinden sonra Çemberliteş Kız Yurdu öğrencileri de tepki gösterdi.
Harekete geçilsin
Yurt-Kur'a bağlı Çemberlitaş Kız Yurdu binasının tam karşısındaki bir işhanına kurulan baz istasyonuna karşı, yurt yönetiminin sessiz kalmamasını isteyen öğrenciler, yurt yönetiminden istasyonunun kaldırılması için çaba göstermesini istediler. Öğrenciler bu amaçla hazırladıkları dilekçeleri, yurt yönetimine sundular. Dilekçelerde, insan sağlığına zararlı olduğu ortaya çıkan baz istasyonlarının kaldırılması için yurt yönetiminin ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunması talep edildi.
İmza kampanyası
Yurt öğrencileri, yurt yönetimine verdikleri dilekçelerin yanı sıra, bir de imza kampanyası başlattılar. Yurt öğrencileri, imza kampanyası ile cep vericilerinin yerleşim alanlarında kurulmasının engellenmesini ve kurulmuş olan vericinin kaldırılmasını istiyorlar.
İdare de başvurdu
Çemberlitaş Kız Yurdu Müdür Yardımcısı Atike Birol'un da, öğrencilerin tepkileri üzerine, Yurt-Kur Bölge Müdürlüğü'ne bilgi verdiği ve ilgili makamlara başvurarak, GSM baz istasyonunun kaldırılmasını istediği öğrenildi.
Öte yandan, baz istasyonunun kurulduğu handa bulunan esnaf ve çalışanlar da, baz istasyonunun varlığından ve insan sağlığına verdiği zararlardan haberdar olunca, nasıl bir tutum alacaklarını saptamak üzere en kısa zamanda bir toplantı yapma kararı aldılar.
Kansere yol açıyor
Halk Bankası Aksaray Şubesi personelinin rahatsızlanması ve bazı bilim adamlarının çalışmaları sonucu GSM baz istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yarattığı tahribat gündeme gelmişti. Cep telefonlarının kapsama alanlarını genişletmek için kurulan baz istasyonları üzerine araştırma yapan Gazi Üniversitesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Nesrin Seyhan, hazırladığı rapor ile söz konusu istasyonların elektromanyetik radyasyon yaydığını ve bunun da kanser, beyin tümörü, bağışıklık sisteminden sorumlu p53 geninin bozulması gibi bir çok ciddi hastalığa neden olduğunu açıklamıştı.
Nesrin Seyhan, bu nedenle GSM baz istasyonu vericilerinin insanların yaşadığı bölgelerin dışında kurulması gerektiğini söylemişti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Depremzedelere göçebe eziyeti
Sinan Dıldız
12 Kasım depreminin ardından kamp kamp dolaştırılarak Mersin'e getirilen Bolu ve Düzceli depremzedeler, şimdi de Mersin'in Erdemli ilçesinde yerleştirildikleri Köy Hizmetleri Lojmanları'ndan sürülüyorlar. Dört aydır lojmanlarda kalan depremzedeler, tam bir göçebe hayatı yaşıyorlar.
Belirsizliğin yarattığı endişe içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan depremzedeler, Mersin'e ilk geldiklerinde, Mersin İhracatçılar Birliği'nin organize ettiği bir kampa yerleştirilmişler. Ardından, Mersin'in Kumkuyu beldesine götürülmüşler. Son barınakları ise Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nün lojmanları olmuş. Göçebe misali kamp kamp dolaştırılan depremzedelerden birçoğu, maruz kaldıkları kötü uygulamalara dayanamayıp Bolu'ya geri dönmüş. Geride kalanlar ise 'Nihayet yerleşik hayata geçtik' derken, "Süreniz doldu, lojmanları boşaltın" şeklinde bir tebligat alınca, neye uğradıklarını şaşırmışlar.
"Bolu'dan, Düzce'den, 'Çocuklarınız okuyabilir, eğitim görebilir' vaadiyle getirildik. Şimdi çocuğu okuyan okumayan herkes lojmanlardan def ediliyor. Madem çocuklarımızı burada okutamayacaktık, bizi niye yerimizden yurdumuzdan edip buralara kadar getirdiler" diyen depremzedeler, tepkilerini "Devlete güvendik, ortada kaldık" sözleriyle dile getiriyorlar.
Okumak da harçlık da yasak
Okuyan çocuğuna harçlık olsun diye devlet hastanesi önünde simit satan depremzede bir kadın, "Ben burada çocuğum için üç beş kuruş kazanmaya çalışıyorum. Ama hastane başhekiminin olmadık hakaretlerine maruz kalıyorum. Bugüne kadar bir harçlık çok görülen çocuklarımız şimdi de okuldan atılmak üzereler" diyerek, öfkesini yansıtıyor. Göçebe misali oradan oraya atıldıklarını ifade eden depremzede kadın, göçebelerin kalacak çadırlarının olduğunu, kendilerinin lojmanlardan çıkarılmaları halinde bunu bile bulamayacaklarını söylüyor.
Depremzedeler, bayramda aile başına 15 milyon verilmesinin dışında kendilerine bugüne kadar hiçbir maddi yardım yapılmamasına, sürekli aynı yiyeceklerin verilmesine, sanki depremin sorumlusu kendileriymiş gibi müdüründen personeline kadar birçok kişinin hakaretine maruz kalmalarına ses çıkarmadıklarını, ama tüm bunlara rağmen yine de kapı dışarı edilmelerini anlayamadıklarını kaydediyorlar!
www.evrensel.net