Mutabakat arayışı halka karşı

Mutabakat arayışı halka karşı

EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, "istikrar" adına oluşturulan mutabakatlarla seçilecek bir cumhurbaşkanının emekçi halkın değil, kendisini seçtiren güçlerin cumhurbaşkanı olacağını belirtti.

Mutabakat arayışı halka karşı
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, "istikrar" adına seçilecek kişinin, halkın istediği cumhurbaşkanı olmayacağına vurgu yaptı.
Tüzel, cumhurbaşkanlığı tartışmalarına ilişkin dün yaptığı yazılı açıklamada, bütün tehdit, şantaj ve rüşvete rağmen cumhurbaşkanlığı görev süresinin uzatılmasına dönük Anayasa değişikliğinin TBMM'de reddinden sonra şimdi de cumhurbaşkanlığı adaylığı için benzer pazarlıkların gündeme geldiğine dikkat çekti.
Başbakan Bülent Ecevit'in önerdiği aday belirleme yöntemi konusunda, önce Devlet Bahçeli'nin ardından da Mesut Yılmaz'ın da ortaklarıyla tam mutabık olduklarını bildirdiğini hatırlatan Tüzel, varılan mutabakatın gerçekte bir değer taşımadığının Anayasa değişikliği sırasında yaşananlardan bilindiğini ifade etti. Tüzel, hükümeti ve muhalefetiyle, parlamentoda yer alan partilerin hepsinin cumhurbaşkanlığı adaylığını bir diğerine karşı üstünlük elde etmenin, devlet yönetiminde etkin bir pozisyona geçmenin unsuru olarak değerlendirmek istediğini bu ülkenin her dürüst vatandaşının çok iyi bildiğini vurguladı.
'Sorunları öteliyorlar'
Levent Tüzel, açıklamasına şöyle devam etti: "Dahası, büyük sermaye ve güç odakları sömürü ve bağımlılık ilişkilerinde sağladıkları istikrarı ve hükümet uyumunu cumhurbaşkanlığı seçimi için feda etmeyeceğini kesin bir dille ortaya koymuş bulunuyor. Bu yüzden bugünlerde çokça yapılan cumhurbaşkanı adayı Meclis içinden mi dışından mı olsun, asker mi sivil mi olsun tartışmaları ve aranan özellikler üzerine ortaya atılan görüşler halkın birçok can yakıcı sorununun üstüne çöküp, 'ötelemekten' başkaca bir anlam taşımamaktadır. Büyüme hızı küçülmüş, ülke ve emekçi halk mutlak olarak yoksullaşmış, işsizlik yayılmış, ülkenin en kârlı işletmeleri tek tek elden çıkartılıyormuş, patronlar işçilerini fabrika kapatmakla tehdit edip sıfır sözleşme dayatıyormuş, memurlara grevsiz bir sendikal yaşam hazırlanıyormuş, üretici köylüler köycek haciz ediliyormuş; kimin umurunda."
Halkın geleceğini savunan bir cumhurbaşkanı
Kimsenin halkın sorunlarına çözüm arayışında olmadığını belirten Tüzel, böyle olduğu için de bu politikacı tiplerinden halkın özlemlerini karşılayacak bir aday çıkmasını kimsenin beklemediğini söyledi. Tüzel, kaldı ki seçecek bu Meclis olduktan sonra içinden ya da dışından "farklı" bir adayın çıkmasını da zaten beklenmemesi gerektiğini ifade ederek, "Halk nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor sorusunun yanıtını, alanlara çıkan işçilerin taleplerinde ya da televizyonda cumhurbaşkanını soru yağmuruna tutan gençlerin görüşlerinde bulmak mümkündür" dedi.
Halkın, bir avuç çıkar çevresinin koruyucusu değil, bütün bir ülke ve halkın geleceğini savunan bir cumhurbaşkanı istediğini vurgulayan Tüzel, o yüzdendir ki "istikrar" adına oluşturulan mutabakatlarla seçilecek bir cumhurbaşkanının emekçi halkın değil, kendisini seçtiren güçlerin cumhurbaşkanı olacağına dikkat çekti.
www.evrensel.net