300 yıllık köylere 'işgal' davası

Hekimhan Cumhuriyet Savcılığı, 300 yıllık iki belde ve üç köye "orman sökerek arazi açma" davası açarak, köylüleri yerleşim yerlerini terketmeye zorladı.

300 yıllık köylere 'işgal' davası
Yusuf Karadaş
Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü, İpekyolu beldeleri ile Yeşilpınar, Sarıkız, Işıklı köylerine "orman sökerek arazi açma" davası açan Hekimhan Cumhuriyet Savcılığı, köylüleri yerleşim yerlerini terk etmeye zorluyor.
Geçen yıl don olayı ve dolu vurması nedeniyle kayısı bahçelerinden ürün alamayan ve Ziraat Bankası'ndan aldıkları "Bitkisel Kredisi Geri Ödemeleri" bile ertelenen Hekimhan köylüleri, gazetemize yaptıkları açıklamada, Hekimhan Cumhuriyet Savcısı Kenan Çetin'in Orman İşletme Şefliği'ni arayarak, "Siz görevinizi yapmıyorsunuz. Hakkınızda yasal işlem yapacağım" diyerek tehdit ettiğini aktardılar.
Dedeleri bile hatırlamıyor
Bunun üzerine Orman İşletme Şefliği'nde çalışan memurların Hekimhan Nüfus Dairesi'ni de devreye sokarak köylüler hakkında "orman sökerek arazi açma" davası açtırdıklarını belirten köylüler, yaşadıkları yerlerin 300 yıllık yerleşim birimi olduğuna dikkat çektiler. Köylüler, buralara ne zaman yerleştiklerini dedelerinin bile hatırlayamadığını vurgulayarak, kendilerine gönderilen duruşma tutanaklarında "suç tarihi"nin 27 Kasım 1999 olarak gösterildiğini, oysa dava açılan yerlerin çoğunun 20-25 yıllık kayısı bahçeleri olduğunu belirttiler.
Toprağı yok, ama sanık
Hakkında dava açılan köylülerden Satı Doğan, eşinin öğretmen olması nedeniyle şehirde yaşadıklarını ifade ederek, köyde hiç toprakları olmadığını söyledi. Doğan, toprakları olmamasına rağmen haklarında dava açılmasının, açılan davaların dayanıksız, rastgele açıldığını gösterdiğini vurguladı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Çocuklarımızı hücrelere sokmayacağız'
Cezaevlerinde uygulamaya konmaya çalışılan "hücre tipi sistemi"ne karşı, tutuklu yakınlarının mücadelesi devam ediyor. Çeşitli eylem ve etkinlikler düzenleyen tutuklu yakınları, dün gazetemizi ve EMEP İstanbul İl Örgütü'nü ziyaret ettiler.
İHD İstanbul Şubesi'nde yaptıkları basın açıklamasının ardından, gazetemizi ziyaret eden Devrimci Tutuklu Aileleri Komitesi (DETAK)''nden siyasi tutuklu yakınları, cezaevlerinde uygulanmaya konmaya çalışılan hücre tipi sistemine karşı çıkarak, hücrelerin tutukluların sağlığını doğrudan etkileyeceğini dile getirdiler. Cezaevlerinde yaşanan saldırılara da değinen tutuklu yakınları, siyasi tutukluların yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladılar. Tüm siyasi tutukluların ölüm hücrelerine konulması çabasının boşa çıkarılması için mücadele çağrısı da yapan tutuklu yakınları, "Ne pahasına olursa olsun çocuklarımızın hücrelere konulmasına izin vermeyeceğiz. Bizim evlatlarımızdan başka neyimiz var ki?" dediler. Hücrelere konulmak istenen siyasi tutukluları, menenjit, körlük, sağırlık gibi birçok hastalığın beklediğini kaydeden tutuklu yakınları, hücre dayatmasına karşı tüm kamuoyunu ve gazetemizi yanlarında görmek istediklerini de ifade ettiler.
Tutukluların sağlığı kötü
Çocuklarının yoğun işkencelere maruz kaldığını, sonra da cezaevlerinde çok kötü koşullarda yaşama mahkûm bırakıldığını da dile getiren tutuklu yakınları, "Birçok cezaevinde sevk talebiyle birçok tutuklu açlık grevinde ve durumları günden güne kötüleşiyor. Bayan tutukluların hastanede muayenesi esnasında içeriye jandarma giriyor ve bayan tutuklular muayene olamıyorlar. Avukatlar son protokol gereği cezaevlerine giremiyor ve müvekkilleriyle görüşemiyor. Ayrıca cezaevlerinde ziyaretçilere, uzun süre kapıda bekletme, soyadı tutmadığı için görüşe almama ya da ziyaret çıkışı kaba dayak ve polise teslim etme gibi uygulamalar yapılıyor" dediler.
Tutuklu yakınları, adlilerin kaldığı koğuşlarda yaşanan sorun ve çatışmaların da abartıldığını ve siyasi tutuklulara yönelik saldırılara zemin hazırlanmaya çalışıldığını vurguladılar.
TUAD EMEP'i ziyaret etti
Tutuklu Aileleri Derneği (TUAD) Yönetim Kurulu üyeleri de, dün Emeğin Partisi (EMEP) İstanbul İl Örgütü'nü ziyaret ederek, hücre tipi cezaevine karşı toplu mücadele çağrısı yaptı. TUAD Başkanı Mehmet Erbil ve Yönetim Kurulu Üyeleri dün saat 14.30'da EMEP İstanbul İl Yönetimi'nden Tuncay Sağıroğlu ile görüştüler. Erbil, Sağıroğlu'na cezaevi sorununun toplumsal bir sorun haline geldiğini ifade ederek, hücre tipi cezaevine karşı topyekûn bir mücadele yapılması gerektiğini söyledi.
Kampanya devam ediyor
Geçtiğimiz hafta başlattıkları kampanyalarını yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyleyen Erbil, bu kampanya çerçevesinde siyasi partileri ve çeşitli gazeteleri ziyaret ettiklerini açıkladı. Çarşamba günü Beyoğlu Postanesi'nden Adalet Bakanlığı'na mektup yollayacaklarını açıklayan Erbil, bütün devrimci demokrat kesimleri ortak mücadeleye çağırdıklarını ifade etti. Sağıroğlu da, ziyarete gelenlere cezaevleri sorununun gerçek bir demokrasiyle çözüleceğine dikkat çekerek, EMEP'in kurduğu cezaevi komisyonunun bu konuyu yakından takip ettiğini ifade etti.
Hücre tipi cezaevine karşı tek geçerli çözümün bütünlüklü genel af olduğunu ve sorunun devrimci demokratların mücadelesiyle değil, bütün toplumun mücadelesiyle çözüleceğini ifade eden Sağıroğlu, bu konuda kamuoyu yaratılmasının çalışmanın başlangıcı olduğunu açıkladı. TUAD Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri kampanya çerçevesinde bugün de gazetemizi ziyaret edecekler.
www.evrensel.net