Amerikan askeri işyerlerinde <bR>   TİS görüşmeleri başladı

Amerikan askeri işyerlerinde
   TİS görüşmeleri başladı

Türk Harb-İş'in örgütlü olduğu ABD işyerlerinde çalışan 1500'ü aşkın işçi adına toplu iş sözleşme görüşmeleri...

Amerikan askeri işyerlerinde
   TİS görüşmeleri başladı
Türk Harb-İş'in örgütlü olduğu ABD işyerlerinde çalışan 1500'ü aşkın işçi adına toplu iş sözleşme görüşmeleri dün düzenlenen toplantıyla başlatıldı. Bir önceki dönem toplu iş sözleşme görüşmelerinde ABD'li işverenin taşeronlaştırma ve kaçak işçiliği dayatması nedeniyle greve gidilmiş ve 69 günlük grev sonucunda toplusözleşme imzalanmıştı.
Harb-İş Genel Merkezi'nde düzenlenen TİS toplantısına katılan Milli Savunma Bakanlığı Toplusözleşmelerinden Sorumlu Albay Mümtaz Uzun, Harb-İş'le uzun yıllardır sözleşme imzaladıklarını ve büyük problemler yaşamadıklarını söyledi. ABD Hava Kuvvetleri İdare Ortak Heyet Başkanı Albay Richard A. B. Price da törenle, güzel başlayan sözleşmenin aynı hoşgörü ve dostluk havası içinde geçmesi dileğini bildirdi.
Harb-İş Genel Başkanı Orhan Atay da daha önce kendilerini kutlama ziyaretlerinde Albay'a, Amerikan işyerlerinin Türkiye toprakları üzerinde kurulmasının kendi arzu ve istekleriyle olmadığını, ülkeler arası ilişkiler çerçevesinde ülke yöneticilerinin izinleriyle Amerikalıların bu topraklar üzerinde yerleştiklerini söylediğini aktardı. Söz konusu yerlerde Türk işçilerin çalıştığını ve görüşmelerinde işçilerin performansından şikâyet olmadığı bilgisini aldıklarını belirten Atay, kendilerinin de bu kaliteli üretime karşı, kaliteli ücret istediklerini söyledi. Sözleşmenin gönül huzuru içinde, sorunsuz bitmesi arzusunu dile getiren Atay, "Ama bu huzuru işçi sınıfı adına biz bozabiliriz" mesajını da verdi.
Albay Richard Price'ın da Orhan Atay'a kalem hediye ettiği sözleşme toplantısına, Harb-İş Genel Merkez yöneticileri, Başkanlar Kurulu için Ankara'da bulunan şube başkanları ile ABD'li işveren vekilleri katıldı. ABD Silahlı Kuvvetleri (39 WG) Komutanlığı'na bağlı İzmir, Ankara ve Adana (İncirlik) üslerinde, AA-FES-EUR Türkiye Satış Bölgesi Genel Müdürlüğü, Vinnel Brown And Root PHQ Genel Müdürlüğü ve ITT Federal Services International Corp. ile Türk Harb-İş Sendikası arasında, 1 Nisan 2000-31 Mart 2002 dönemini kapsayan sözleşmelerde, yüzde 25 artı (8 enflasyon) üçer aylık dönemler halinde enflasyon oranında zam talep edildi.
Sözleşmenin en önemli maddesinin ise ücretler değil, işyerlerinde kaçak olarak Amerikalı işçi çalıştırılması ve özelleştirmenin bir yansıması olan taşeronlaştırmanın önlenmesi olduğu bildirildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ayrıcalık kabul edilemez
Kamil Şanverdi
Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu'nun, 12 Eylül askeri darbesini gerçekleştiren Kenan Evren hakkında, devletin anayasa ve temel nizamlarını bozma fiilini düzenleyen TCK 1462-2. maddesi ile Bakanlar Kurulu'nu devirme ve çalışamaz hale getirme fiilini düzenleyen TCK 147. maddeleri uyarınca açtığı davaya avukatlardan destek geldi.
90 avukat harekete geçti
Adana Barosu'na bağlı 90 avukat, Adalet Bakanlığı'na göndermek üzere imza föyleri hazırladı. Avukatların basına da dağıttıkları imza föylerinde, "Savcı Sacit Kayasu'nun, ceza kanunlarımızda açıkça belirtildiği üzere, Anayasa'nın geçici maddelerinin bir kısım kimselere dokunulmazlık/yargılanamazlık sağlayamayacağı gerekçesi ile dava açmış olmasını yerinde ve haklı buluyoruz. Savcının kamu görevlisi olarak bu işlemi yapmamış olması halinde, bir kısım işlenen suçlar için Ağustos/2000, diğer bir kısım suçlar için Eylül/2000 tarihlerinde 20 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolması ve suçluların bir daha yargılanmaması söz konusudur" ifadesine yer verildi.
Takipsizlik kararı...
Adana Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davası için, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararını usul ve yasalara aykırı bulduklarını belirten avukatlar, "CMUK'un 154. maddesine göre, cumhuriyet savcısı 153. maddeye göre yazılı neticelere varmak için bütün memurlardan her türlü malumat isteyebilir. Gerek doğrudan doğruya ve gerek zabıta makam ve memurları vasıtasıyla her türlü tahkikatı yapabilir" görüşünü dile getirdiler. Savcı Sacit Kayasu'nun yaptığı işlemlerin tamamen ceza usul yasalarına uygun olduğunu ifade eden avukatlar, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararının ne usule, ne de uygulamaya uygun olmadığını vurguladılar. Cumhuriyet savcıları tarafından açılan tüm kamu davalarında iddianemenin ihbar dilekçesi mi yoksa iddianame mi olduğu konusunda, yasadaki açıklığa rağmen gereksiz ve yersiz bir tartışmanın başlamasının söz konusu olduğunu belirten avukatlar, "Yasalarımızın herhangi bir yerinde, cumhuriyet savcısına 'Şu konuda dava açamayacaksın' diye bir ibare yer almamaktadır" ifadesinde bulundular.
Destek sürecek
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararı verdiği işlemin, Anayasa'nın 138 ve 144'üncü maddeleri ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 4,5 ve 6. maddelerine aykırı olduğuna vurgu yapan avukatlar, şu açıklamada bulundular:
"Kişiye göre hukukun uygulanmasına, kişiye göre hukuk düzenlemesine karşı çıkıyoruz. Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu'yu vermiş olduğu hukuk mücadelesi için destekliyoruz. Hazırlanan iddianame artık halka ulaşmıştır. Halk bu iddianameyi gündemde tutmalı, hukukçular bunu tartışmalıdır. Vermiş olduğumuz destek, hukukun üstünlüğüne olan inancımız, mesleğimize olan saygımızdandır."
www.evrensel.net