Bakanlık emriyle depremzede sokağa!

17 Ağustos depreminin ardından depremzedelerin yerleştirildiği Florya'daki dinlenme tesisleri 'tatilciler gelecek' denerek boşaltılıyor. Yüzlerce deprem mağdurunun barındığı tesisler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait, boşaltma emrini veren de İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi...

Bakanlık emriyle depremzede sokağa!
Sinan İmrek
Florya'da bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı dinlenme tesislerinde kalan depremzedeler sokağa atılıyor. İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi'nin 22 Mart 2000 tarihli ve 98 No'lu emri üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 15 Nisan'da gönderdiği yazıyla depremzedelerin, Florya'da bulunan dinlenme tesislerini ve Güneş Hotel'i boşaltmalarını istedi.
Boşaltma emri, tesislerde kalan 180 aile ve hotelde kalan üç yüzü aşkın depremzedeyi kapsıyor. Depremzedelere gönderilen yazıda şöyle deniliyor: "Hak sahibi olmayanlar (kiracılar) ile okula devam eden çocuğu olmayan hak sahipleri 15 Nisan tarihinden sonra sosyal tesislerden faydalanamayacaktır. Hak sahibi olanlardan çocukları okula devam edenler ise; 15 Nisan 2000 tarihi itibariyle olabildiğince tek bir tesiste toplanacak, okulların kapanmasına kadar misafir edileceklerdir."
Belediye kullanımına terk edilmesi için sokağa atılan depremzedelerin durumu ise belirsiz. Duruma tepki duyan depremzedeler önceki gün yarım boyunca yol kapatma eylemi yapmışlardı. Görüşmeye gittiğimiz depremzedelerin tepkileri yüzlerinden okunuyordu. Tesislerde kalanlara, "Burada en az 1,5 yıl kalabilirsiniz. Sorunlarınız çözülecek" denilmiş. Ama şimdiye kadar depremzedelere ne konut verilmiş, ne de eşya ya da konut almaları için maddi yardım yapılmış. Mağdurlar, "Bizi kovuyorlar, nedenini bilmiyoruz. Bu insanlık mı?" diyorlar. Depremzedeler, Adapazarı ve Düzce gibi bölgelerden gelenlerin tesisleri boşaltmalarının uzun süredir gündemde olduğunu söylüyorlar. Burada kalanların çoğu Avcılar ve Bağcılar'dan. Yaşlı bir teyze boşaltma kararına tepki duyarak, "Kiracılar insan değil mi? Canımız yok mu?. Yarısı Türk yarısı gavur mu? Biz köpek yavrusu muyuz?" diyor.
Başka bir depremzede alıyor sözü, "Biz bu ülkenin vatandaşları değil miyiz? Açlıktan mı ölelim. Bizi sokağa atıyorlar, bu insanlık mı? Mağdur durumdayız nasıl ev tutacağız?" diye soruyor. Bir depremzede durumlarını şöyle anlatıyor, "Evlerimiz yıkıldığı zaman kriz masasına gittik. 300 milyon yardım yapılacaktı. Hiçbir yardım yapılmadı. Yardımlar depolarda çürüyor. Biz bulgur pilavıyla geçiniyoruz. Bazılarına verilmiş, sonra durdurulmuş, nedenini bilmiyoruz. İstanbul dışından gelen depremzedelerin boşaltmaları isteniyor. 'Yazlıkçılar gelecek' diyorlar. Hakkımızı versinler çıkalım, meraklı değiliz burada kalmaya."
İstanbullu depremzedeler, İstanbul'un merkezinde olmasına rağmen Avcılar'da yaşanan depremin hiçbir zaman gündeme gelmediğini belirtiyorlar. Depremin Avcılar'da ciddi kayıplara yolaçtığını ve gerçeklerin saklandığını dile getiren depremzedeler, "Koskoca İstanbul Avcılar'a sahip çıkmadı" diyorlar.
'Depremimiz devam ediyor'
Marmara depremini yaşayan ve tekerlekli sandalyede olan Habibe Kahyaoğlu, boşaltma kararının insanlıkla bağdaşmadığını söylerek, "Adapazarı'ndan geldim, 4 çocuğum var. Bana gideceksin diyorlar, nereye gideyim. Depresyona girdim, ameliyat oldum. Hiçbir gelirim yok, evimiz yıkıldı, söylesinler ne yapayım?" diyor.
Depremzedeler, kendilerine verilen 100 milyon lirayı buraya aktararak tesislerde kalmaya başlamışlar. Şimdi kendilerine tesislerin gerekirse polis gücüyle boşaltılacağının söylendiğini ifade ediyorlar. Gökhan Taşarcan yapılanların insafsızlık olduğunu söyleyerek, "Türkiye şu kadar aileye sahip çıkamıyorsa, başka yere iltica edelim. Haklarımız yok mu da kapı önüne koyuyorlar. Bunların oyuncağı olduk" diyor. Emine Aşık tesisleri istemediklerini belirterek son sözü söylüyor: "Acımızı anlamıyorlar! Zevkimizden burada oturmuyoruz. Mahvolduk, bir de devlet vurmasın. Bezdirdiler bizi, bizim depremimiz her gün devam ediyor."
www.evrensel.net