Üniversitelerin cep vericisi sorumsuzluğu

Üniversitelerin cep vericisi sorumsuzluğu

Yapılan araştırmalarda insanlar üzerinde kan kanseri riskinin artmasına neden olduğu ortaya çıkan cep telefonları vericilerinin yeni adresleri üniversite çatıları.

Üniversitelerin cep vericisi sorumsuzluğu
Sibel Hürtaş - Eylem Yıldızer
İnsan sağlığını tehdit eden cep telefonları vericilerinin yeni adresleri üniversite çatıları. Yapılan araştırmalar sonucu, kan kanseri riskinin artmasına, kan tablosunun değişmesine, baş ağrısı ve baş dönmesine neden olduğu ortaya çıkan cep telefonu vericilerinin üniversite çatısına kurulmasına Hacettepe ve Ankara Üniversitesi rektörlüğü, öğrenci sağlığını düşenmeksizin izin verdi.
2 bin dolar için...
Son olarak Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Beytepe kampüsü rektörlük binası, H.Ü.'ye bağlı Ankara Meslek Yüksekokulu ve Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi çatılarına kurulan GSM vericilerinden öğrenciler de şikayetçi. Ankara Meslek Yüksekokulu'ndaki uygulama için rektörlük, Telsim'den ayda 2 bin dolar alacak. Rektörlük ve uygulamaya evet diyen öğretim görevlileri ise üniversitenin paraya ihtiyacı olduğunu öne sürerek vericilere izin verildiğini savunuyorlar.
Dava açıldı
Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi çatısına konan vericiler için, fakültenin öğretim üyelerinden Ayhan Özkul tarafından 6 Nisan'da Ankara 5'inci İdare Mahkemesi'ne dava açıldı. Öğrenci sağlığını tehdit ettiği için davayı açtıklarını belirten Özkul, vericilerin elektro manyetik kirlilik yaydığını ve insan sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Özkul, yaptıkları deneylerinde bu yüzden olumsuz etkilendiğini, sağlıklı sonuçlar elde edemediklerini söyledi.
Öğrenciler tepkili
Öğrencilerin, 'üniversitenin bütçe için sağlığımızla oynamaya hakkı yok' diyerek tepki gösterdikleri uygulamaya ise yetkililerden hiçbir cevap gelmiyor. Bilim ürettiği varsayılan üniversitelerinde kanser tehlikesiyle karşı karşıya bırakılan öğrenciler bir süredir yaptıkları etkinliklerle okul idarelerini uygulamadan vazgeçmeye çağırıyorlar. Cep vericilerinin tehlikelerinin yazılı olduğu bildirileri okullarına asan öğrenciler, Hacettepe Rektörlüğü'nün umursamaz tavrını her fırsatta protesto ediyorlar.
Öğretim elemanları da karşı
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Genel Başkanı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu da uygulamaya şiddetle karşı çıktıklarını söyledi. Hatipoğlu gazetemize yaptığı açıklamada, sağlık açısından oldukça zararlı olan bu uygulamanın diğer ülkelerde yasaklandığına dikkat çekti. Hatipoğlu, üniversitelerin zararı bilimsel yönde saptanmış bir konuda öğrenci sağlığını hesaba katmadan evet demesini doğru bulmadıklarını ifade etti. Rektörlerin üniversitenin paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek uygulamayı savunduğunu hatırlatan Hatipoğlu, "Eğer bir üniversite 5 bin dolara, 2 bin dolara muhtaçsa bundan kuşku duymak gerekiyor. Rektörlerin bir haftada gönderdikleri çiçek parasıyla eşittir bu. Üniversitelerin para sıkıntısı yoktur. Rektörlerin bu konuda samimi olduklarına inanmıyorum" diyerek, tepkisini dile getirdi.
Mülkiyet hakkına indirgeniyor
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Ali Yiğit, uygulamanın sadece mülkiyet hakkıyla ele alınmasının yanlış olduğunu belirterek, insanların sağlıklarının düşünülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Her gün mantar gibi biten GSM istasyonları veya diğer elektro manyetik etkisi olan antenlere karşı toplumun bilinçsiz olduğunu kaydeden Yiğit, kamuoyundaki tartışmaların sadece kişilerin belli bir bedel karşılığı çatılarına anten konulmasına, mülkiyet hakları konusunda ikna ikna edilmesi noktasına indirgenmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Yiğit, GSM istasyonlarının zararlarının görmezden gelindiğini belirterek, konuyla ilgili mülkiyet hakları dışında toplumu koruyucu yasalar olmamasına dikkat çekti ve olayın basit olmadığını, herhangi bir binaya konulan verici ve antenin herkesi olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.
Özerk bir yapı oluşturulmalı
Yiğit, gerek elektro manyetik kirlilik gerekse frekans kirliliği konusunda merkezi, kamu hukukunu ve ortak çıkarları esas alan bir özerk yapı oluşturulması ve bu yapı içinde ilgili kamu kuruluşları temsilcileri, meslek kuruluşları ve tüketici temsilcilerinin yer alması gerektiğini söyledi. Ali Yiğit, sorunun ancak planlı yaklaşımın tercih edilmesi ile çözüleceğini belirterek, bugün yaşananların temelinde piyasacı yaklaşımların yattığını kaydetti. ABD'de 1995 yılında ev ve okul çatılarına cep telefonu anteni dikilmesini yasakladığını hatırlatan Yiğit, bir çok ülkede belediyelerden bunun için ruhsat almaları gerektiğini belirtti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Gaziantep'te grevcilerle dayanışma büyüyor
Toplusözleşme görüşmelerinde yaşanan uyuşmazlık nedeniyle pazartesi günü greve başlayan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile GASKİ ve Şehitkamil ilçe belediyesinde çalışan işçilerle dayanışma büyüyor.
Grev günü Büyükşehir Belediyesi'ne ait Fuar'da toplanan 1000'e yakın işçisine ilk dayınışma ziyaretini Emeğin Partisi Gaziantep İl Örgütü yaptı. Ardından, Gaziantep Emek Platformu bileşenlerinden Türk-İş'e bağlı Tek Gıda-İş, Belediye-İş, TÜMTİS, Sağlık-İş, Tez Koop-İş, Haber-İş, DİSK'e bağlı Tekstil ve KESK'e bağlı sendikaların şube başkanları işçileri ziyaret ederek, destek verdi.
'Sermayeye karşı birleşelim'
İşçiler tarafından alkışlarla karşılanan EMEP'liler adına işçilere seslenen İl Başkanı Seyfettin Bayramoğlu, "Sonuna kadar sizlerin yanınızdayız. Gücümüzün el verdiği tüm yardımı yapacağız. Başlatmış olduğunuz grev, yalnızca sizlerin grevi değil, Antep'in, tüm işçi ve emekçilerin grevidir. Sermayenin sağı-solu, sosyal demokratı, dincisi olmaz. Onlar bizim karşımızda tek vücutlar. Biz de sermayeye ve onların temsilcilerine karşı birleşelim" dedi.
'Binlerle ziyaret edeceğiz'
Emek Platformu'nun ziyareti sırasında konuşan Türk-İş Gaziantep Temsilcisi ve Tek Gıda-İş Şube Başkanı Ali Gökdemir, "Emek Platformu ve Türk-İş'e bağlı sendikalar olarak, başlatmış olduğunuz grevi kendi grevimiz olarak görüyoruz. Sonuna kadar sizlerle birlikteyiz, yanınızdayız, kol kola omuz omuzayız" dedi. Türk-İş adına söz veren Gökdemir, sendika yöneticileri olarak geldiklerini belirterek, "Cuma günü fabrikalardaki binlerce işçiyle birlikte geleceğiz" dedi. Emek Platformu olarak konfederasyon ayrımı gözetmeksizin hak alma mücadelesinde olan her işçi ve sendikanın yanında olacaklarını belirten Gökdemir, "Zaman tek vücut olma zamanı, birlik ve beraberlik zamanı" şeklinde konuştu.
'Bize güç verdiniz'
Genel-İş Araştırma Daire Başkanı Ali Şahin ise ziyarete gelen tüm sendikacılara teşekkür ederek, ziyaretin kendilerine güç verdiğini belirtti. Hak alma mücadelesinde yalnız olmadıklarını söyleyen Şahin, "Kararlılığımız daha da arttı. Bunu dostlarımız da düşmanlarımız da, işveren de böyle bilsin. Hakkımızı alana kadar grevimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. KESK Dönem Sözcüsü ve Enerji Yapı Yol-Sen Şube Bakanı Turgut Darıcı, sermaye ve onun temsilcileri tarafından yapılan saldırıların hergün artarak devam ettiğini belirterek, saldırılara karşı işçiler ve memurlar olarak birlikte mücadele edeceklerini söyledi.
'Celal Doğan'a kavgayı hatırlatacağız'
Genel-İş TİS Daire Başkanı İsmail Özhamarat da yaptığı konuşmada, "Yanımızda olduğunu belirten Türk-İş ve KESK'e bağlı sendika yöneticilerini, kendilerine dayatılan deli gömleğini giymeyi reddeden belediye işçileri adına selamlıyorum" dedi. Özhamarat, şöyle devametti: "Emek dostu olduğunu iddia eden, bunu her yerde açıklayan Celal Doğan, belediye işçilerinin ekmek ve ve demokratik taleplerine ayak diriyor. Belediye işçisi Celal Doğan'a sınıf kavgasını hatırlatacaktır. Celal Doğan yaptıkları ile IMF, Dünya Bankası ve 57. Hükümete şirin gözükmeye çalışıyor. Bu onurlu mücadeleyi sonuna kadar götürerek kazanacağız." Konuşmalar sık sık "Celal Doğan zamını al başına çal", "İşçiler burada Celal Doğan nerede", "İş ekmek yoksa barış da yok", "Celal Doğan pervasız, işçiler korkusuz", "Sadaka değil hak istiyoruz", "Emekçilerin birliği sermayeyi yenecek", "Direne direne kazanacağız", "Vur vur inlesin Celal Doğan dinlesin" gibi sloganlarla kesildi. HADEP ve İHD yöneticileri de grevdeki işçileri ziyaret ederek desteklediklerini belirttiler.
Mahkeme sonuçlandı
Bu arada Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi'nde, grev yasaklı işçilerin greve çıkma konusunda açılan dava sonuçlandı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Genel-İş 1 No'lu Şube Başkanı Osman Kaplan, "Mahkeme kararı ile Makina Sanayi'nde çalışan 48 işçiden 25'i, Hal Müdürlüğü'nde çalışan 12 işçiden 4'ü, Fen İşleri'nde çalışan 52 işçiden 24'ü, Özel Güvenlik'te çalışan 22 kişiden 8'i, Park Bahçeler'de çalışan 46 kişiden 25'i de salı gününden itibaren greve başladılar" dedi.
www.evrensel.net