İşçi soruyor: Türk-İş nerede?

İşçi soruyor: Türk-İş nerede?

Türk-İş'e bağlı sendikalara üye işçiler, konfederasyonlarının hükümetin saldırıları karşısındaki suskunluğuna tepki gösteriyor.

İşçi soruyor: Türk-İş nerede?
Sinan İmrek
Çeşitli sendikalara üye işçiler, konfederasyonların ve Emek Platformu'nun yoğunlaşan saldırılar karşısında harekete geçmemekteki ısrarlarına rağmen, alanlarda birleşiyor. 26 Mart'ta Gemlik'te, 1 Nisan'da Kocaeli'de, 9 Nisan günü de İstanbul'da binlerce işçi ve emekçi, hükümetin saldırılarını protesto ettiler, IMF dayatmalarını kabul etmeyeceklerini bildirdiler.
Bu mitinglerde işçiler, başta Türk-İş olmak üzere konfederasyonların suskunluklarına tepki gösterdiler. "İşçiler burada Türk-İş nerede?", "Sendika ağası istemiyoruz" gibi sloganlarla bu tepkilerini dile getiren işçiler, daha büyük ve etkili eylemler yapılmasını istediler.
İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP) ve KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından İstanbul'da düzenlenen "IMF Programına, Özelleştirmelere ve Sahte Sendika Yasasına Hayır" mitingine katılan Türk-İş'e bağlı çeşitli sendikalara üye işçiler, bu konudaki düşüncelerini gazetemize aktardılar.
Vurdumduymaz
TÜMTİS Üyesi Didar Soydan, sınıf dayanışmasının çok önemli olduğunu söyleyerek, "Biz TÜMTİS olarak nerede bir baskı varsa ona karşı, nerede bir işçi eylemi varsa onun yanında olmaya çalıştık. Diğer sendikalar kendi rahatlarını düşündükleri için kayıtsızlar. Bizim darbe almamız tüm işçi sınıfının darbe almasıdır. Örneğin biz Deri-İş'e sahip çıkmazsak, yarın bizim başımıza gelecek olanda onlar da bize sahip çıkmayacak. Bu dayanışmadır,kaynaşmadır" diye konuştu. Özelleştirmenin sadece mitingi düzenleyenlerin değil tüm işçilerin ve halkın sorunu olduğunu belirten Soydan, "Türk-İş'in tutumu bencilce, vurdumduymaz, hiç olumlu bakmıyorum. Bize bakmalarını ve kendilerine bir çekidüzen vermelerini tavsiye ediyorum" dedi.
TÜMTİS üyesi ambar işçisi Nihat Nacar da, "Sendikayı kaldırmak, halkı süründürmek amacıyla özelleştiriyorlar. Onun için özelleştirmeye karşıyız" diyerek Türk-İş'e bağlı sendikaların özelleştirmeye karşı çıktığını, ama Türk-İş'in istediğini söyledi.
'Alana Türk-İş'e
güvenerek çıkmadık'
Türk-İş'in şu anki tutumunu hiç beğenmediklerini belirten Hava-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Doğan Karayurt, şöyle devam etti: "İşçilerin yararına herhangi bir gelişme kaydetmediler. Hükümet destekli bir politika izliyor. Daha değişik, daha kitlesel eylemler yapması gerekiyor. Ama onu göremiyoruz kendilerinde."
Burhan isimli Hava-İş İşyeri Temsilcisi de Bayram Meral'in hükümete uşaklık yaptığını söyleyerek, "Daha önceki dönemlerde almış olmaya çalıştığı milletvekiliğinin şu an için gerçekleşmemiş olması, ileride gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor. Daha doğrusu hükümet tarafının kendisine vermiş olduğu söz doğrultusunda asli görevini yerine getiriyor. İşçilere hizmetinden çok patronlara vermiş olduğu sözlerden dolayı haraket eden, böyle olunca da patronlara uşaklık eden bir insanın çıkıp bugün 'Özelleştirmeye Hayır' mitinginde bulunması abes olur. Kendisini bu yerlere getiren insanların varlığına inanmıyor. Onun için emekten çok patronlardan almış olduğu vaatlerle hareket ediyor ya da teşvik diyeyim, o gözle bakıyorum" dedi.
Hava-İş olarak özelleştirmeye sonuna kadar direneceklerini söyleyen THY işçisi Emek Demirtürk, konfederasyonları olduğu için arkalarında olmalarını istediklerini, ama işçiler olarak gösterdikleri kararlılığın karşılığını alamadıklarını belirterek, alanlara Türk-İş'e güvenerek çıkmadıklarını vurguladı.
Hava Eğitimcisi Özcan Aslan ise düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "Türk-İş'in burada olmamasını çok önemli görmüyorum, üyeleri burada. Bize düşen görev üyelerini getirebilmek. Biz olmazsak Türk-İş olmaz. Petrol-İş fazla gelirse, Hava-İş fazla gelirse, Yol-İş, Harb-İş gelirse, Türk-İş buradadır demektir."
'Ne yapmak istiyorlar?'
244 gündür grevde olan Kimya Teknik grevcileri de miting alanında taleplerini dile getirdiler. Grevdeki Kimya Teknik işçilerinden Saffet Bayraktar, "Türk-İş'in tutumunu hiç beğenmiyorum, işçinin mücadelesi için çalışmaları gerekirken, ne yapmak istediklerini anlayamıyorum" diyerek, kendilerinin üzerlerine düşeni yapacaklarını, işçi sınıfının mücadelesi için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını söyledi. Bayraktar, bütün eylemlere ve etkinliklere, özellikle de 1 Mayıs'a kesinlikle katılacaklarını dile getirdi.
Türk-İş'i birlik ve beraberliğe çağıran Kimya Teknik İşyeri Baştemsilcisi Baki Atik de, "Madem bu sınıfın mücadelesi, hep beraber hareket etmemiz gerekiyor. Türk-İş'in kayıtsız tutumunu tutarsızlığa bağlıyoruz" dedi.
Tez-Koop-İş Sendikası üyesi Harun Uyar da, Türk-İş'in sendikal hareketteki geriletici yapısını bildiklerini belirterek, "Onlar sendika ağaları, onlardan başka bir şey beklemiyoruz. Biz işçiler her zaman olduğu gibi görevimizin başındayız, gerekeni yapmaya çalışıyoruz" dedi. Sendika bürokrasisine karşı da mücadele ettiklerini belirten Uyar, bu durumun işçilerin birliği ile aşılabileceğini, başka çaresi olmadığını söyledi.
Suskunluk ihanettir
Saldırılara karşı işçilerin tek bir cephede birleşmesi gerektiğini belirten Tez-Koop-İş 2 No'lu Şube Yöneticisi ve İşyeri Temsilcisi Çağla Oflas, "Konfederasyonumuzun tutumu zaten başından beri belli. Beşli Çete'de, Ekonomik Sosyal Konsey'de bulunmasından belli" diyerek sorunun çözümünün işçilerde olduğunu ifade etti. Tabanda birleşmenin daha önemli olduğunu belirten Oflas, "Dolayısıyla biz bugün bu yüzden buradayız. Özelleştirmelere, sahte sendika yasa tasarısına karşı mücadelemize Türk-İş'e ve Bayram Meral'e rağmen elbette devam edeceğiz" dedi.
Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Üyesi Hasan Bingöl de işçi konfederasyonlarının özelleştirme karşısındaki suskunluklarının işçiye ihanetten başka bir şey olmadığını söyleyerek, "Şiddetle protesto ediyorum" diye konuştu.
www.evrensel.net