Yak-işlet-devret!

Özelleştirmede sıra orman yakma aşamasına geldi. Böylece özelleştirmeciler, "yap-işlet" ve "yap-işlet-devret" modellerinden sonra yeni bir model daha devreye soktular...

Yak-işlet-devret!
Bülent Falakaoğlu
Aksu Çayı ve Acısu arasında kalan ve doğal güzellikleriyle göz kamaştıran Kundu köyü, Orman Bakanlığı tarafından rant çevrelerine peşkeş çekiliyor. Bilinmeyen bir sebeple dört yıl önce çıkan yangında yanan kısımlarının, yasaları çiğneyerek, imara açılmasına izin veren Orman Bakanlığı, yanan bölgeyi "kent parkı" olarak tasarlayan belediye imar planlarını da hiçe sayıyor. Bakanlığın bu tavrından cesaret alan çevreler, turizme hizmet adı altında Kundu'yu parça parça parsellerken, bakanlık ile Orman Bölge Müdürlüğü ise, ilgili meslek odaları ve çevreci kuruluşların itirazlarına kulak asmıyor.
Bakanlıkların vurdumduymaz tavırları, Kundu'nun eşsiz güzelikteki kumul sistemini ve doğal sahillerini, kumul sisteminin hemen bitişinde başlayan ve birçoğu "anıt ağaç" olma özelliğini kazanmış fıstık çamı ormanını, çok zengin bitki örtüsünü tehlikeye atıyor.
Yalnızca bitki örtüsü değil tehlikede olan; 38'i aşkın memeli, 100'ü aşkın kuş, 30'u aşkın sürüngen ve 50'yi aşkın omurgasız canlılar da... Yalıçapkını, ala ağaçkakan, ibibik, kaşıkçı kuşları; bukalemunlar, tilkiler, sincaplar, kirpiler ve tabii ki Sülüklü ve Bölüksu gölleri...
Sabotaj ihtimali büyük
Antalya'nın merkez ilçesinin Kundu mevkiinin başına ne geldiyse, Antalya Nazım Planı'nda, "kent parkı" olarak planlanan bu bölgenin buraları korumakla yükümlü olan Orman Bakanlığı'nın bu bölgeyi, Topkapı Palas Oteli'ne tahsis etmesiyle birlikte gelmiş. Önce, yapılaşmaya uygun olmayan ve özellikle göçmen ve yerli kuşların barınağı bulunan Sülüklü ve Bölüksu göllerinin kıyısını, 200 yataklı tatil köyü kurmak bahanesi ile parselleyen şirketin daha sonra taleplerinin ardı arkası kesilmemiş: Otel adına Günal İnşaat Şirketi 600 hektarlık bir alanda 18 delikli bir golf sahası yapmak için gerekli girişimlerde bulunmuş. Orman Bakanlığı'ndan da Kundu mevkii ormanlık alanından 800 bin metrekarelik bir kısmın ilave edilerek bu tesislerin yapımına izin verilmesini talep etmiş.
Talep edilen bu şirketin müracaat ettiği tarihe çok yakın bir dönemde yangın çıkmış ve yangının neden çıktığı hiç araştırılmadan imara açıldığı ilana çıkarılmış. Ve ne ilginç bir tesadüf ki, imara açılan yanmış alan aynı şirkete tahsis edilmiş.
Bakanlık yapamazmış
Günal İnşaat Şirketi, golf için düşünülen sahanın bitişinde yangın görmüş sahanın çirkin göründüğünü ve ağaçlandırmak gerektiğini söyler. Fakat yıllardır bu ülkenin ormanlarını dikmek, yetiştirmek ve korumakla yükümlü olan Orman Bakanlığı'nın bu işi yapamayacağını, ağaçlandırmanın geç ve başarısız olacağını iddia ederek ağaçlandırma işlemini de kendisi yapma talebinde bulunur. Orman Genel Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Daire Başkanlığı bu talebi yerinde görerek, bu alanı 49 yıllığına, "özel ağaçlandırma" yapmak üzere Günal İnşaat Şirketi'ne tahsis eder.
Fakat, şirketin neden ağaçlandırma yapmak istediği ve yaptığı ağaçlandırmanın bölgenin karakteristik özelliğini taşıyan ağaç ve bitkilere neden benzemediği çok geçmeden anlaşılır: Amaç, çok sulak olan araziyi kurak hale getirecek golf alanlarına uygun bir ağaçlandırma yapmaktır.
Yasaları takan yok
Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu hazırlamamış olmasına rağmen, belediye meclisi ÇED yönetmeliklerini hiçe sayarak, bakanlığın baskısıyla, alanı kent parkı olarak tasarlayan imar planını değiştirmiş. Çevre İl Müdürlüğü de aynı teslimiyetçi tavrı göstermiş.
Orman Yasası'nın 57. maddesinde, yanan ormanların yeniden ağaçlandırılmasından başka bir amaçla kullanılamayacağı öngörülmüş olmasına rağmen, dolaylı yoldan yanan alanın golf sahasına dahil edilmesine göz yumulmuş. Aynı zamanda Anayasa'nın da ihlali olan bu durumun yanında şirket Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun da raporunu almamış. Tüm bunların yanında hiçbir şekilde kamu yararı gözetilmemiş.
Köylüye dava açıldı
"Hayvanlar girmesin" gerekçesiyle alanı dikenli tellerle çeviren ve oldukça sulak olan arazinin ekolojik dengesini bozabilecek olan ağaçlar diken şirket bir de köylüye dava açmış. Şirket mahkemeden, parsellediği alana komşu olan ve hisseli tapusu olan köylünün hisselerinin yeniden kendi lehine bölünmesini talep ediyor.
Köylüler günden güne köylerinin ellerinden alınmaya başladığını gördükleri için, şirketin yaptığı çitleri sökmek istediklerini belirtirken; şirket, kârının dışında hiçbir şey düşünmeyen doğa düşmanı anlayışını "masum" bir gerekçe ile savunuyor: "Burada yapılacak her türlü turizm çeşitlendirilmesi Türkiye'ye yeni ufuklar açacaktır. Dünyada golf sporuna gönül verenlerin sayısı 41 milyondur. Eğer yatırımlarımızı çabuklaştırabilirsek, söz konusu pazardan yüzde 1'lik pay alabiliriz."
www.evrensel.net