Gençlik emperyalizme teslim olmayacak

Emek Gençliği 2. Genel Konferansı Ankara'da başladı. Konferansta konuşan EMEP Genel Başkanı Tüzel, çürüyen sistemin saldırılarını artırdığını söyleyerek, bu saldırılardan en fazla gençliğin etkilendiğine dikkat çekti.

Gençlik emperyalizme teslim olmayacak
Emek Gençliği, 14 Şubat'ta "Türkiye Gençliği'ne Çağrı" şiarıyla başladığı konferans sürecini dün Ankara'da başlayan merkezi konferansıyla tamamlıyor. Emek Gençliği Merkezi Konferansı'na 40 ilden 200 kadar delege katılıyor. Konferans, "İş, Bilim, Özgürlük", "Gençler emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşelim" ve "Parasız, sınavsız, demokratik eğitim" pankartlarının asıldığı konferans, Çorum-Der Mamak Şubesi Salonu'nda yapılıyor.
"Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm", "Gençler partiye, parti iktidara" sloganlarının atıldığı konferansta, alkışlarla kürsüye gelen EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, emperyalist düzenin saldırıları karşısında gençlik hareketine politik açılımlar sunulduğu ve sunulan bu politikalar kararlı biçimde uygulandığı zaman, Emek Gençliği'nin gençlik kitlesini etkilemeyi başardığına dikkat çekti.
ÖTK konusundaki mücadeleci ve ısrarlı tutumun meyvelerini vermeye başladığını anlatan ve gençliği bölme, gençliği kendi rotalarına çekme çabalarına sahne olan Adana'daki ÖTK Kongresi'nde alternatif çıkış olunabildiğine işaret eden Tüzel, üniversite gençliğine yabancı düşülen alternatif şûraların ardından öğrencilerin içerisinde onların sorunlarına kararlıca parmak basılan toplantılar düzenlendiğini ifade etti. Tüzel, sistemin çözülme ve tükeniş içerisinde olduğunu ve saldırganlaştığını kaydederek, emeğe, insanlığın her alandaki birikimlerini bitirmeye yönelik saldırılarından en fazla gençliğin etkilendiğini vurguladı. Sistemin gençliği kendi yanına çektiği ölçüde yaşam süresini uzattığını söyleyen Tüzel, "Sistem, aslında gençliği kazanacağı bir dünyadan mahrum etmek için, geleceksiz bırakmak için yoğun bir çalışma içerisinde" dedi.
Tüzel, emperyalizmin saldırılarını, eğitimsizlik, işsizlik, sağlıksız bir toplumda yaşamaya mahkûm etmek, özelleştirme gibi sorunlarla gösterdiğini belirtti. Sermayenin bütün halkı ve gençliği teslim alma çabası içinde olduğuna dikkat çeken Tüzel, buna gençliğin örgütlü mücadelesi yle karşı konulabileceğini söyledi.
Mücadele boynumuzun borcu
Gençliğe bulunduğu duruma şükretmesi gerektiğine yönelik ideolojik bir bombardımanın her alanda sürdüğünü vurgulayan Tüzel, sistemin son dönemde uluslararası bilgi ağını da kullanarak giriştiği bu ideolojik saldırıyı ve oyunu, Emek Gençliği'nin bozmak çabası içinde olacağını dile getirdi. Tüzel, "Sabırla mücadeleyi örmek boynumuzun borcu. Kazanılacak bir dünya olduğunu bilen, bu dünyanın işçilerin kazanılmasıyla kurulacağını bilen bizler eskisine göre daha güçlüyüz. Ama bununla yetinemeyiz" diye konuştu.
Konferansa katılan gençliğin ileri unsurlarının disiplinli olması gerektiğini ifade eden Tüzel, birim çalışmasının önemine vurgu yaptı. Tüzel, "Daha kucaklayacağımız, geleceksizlikle, eğitimsizlikle, ülkenin peşkeş çekilmesi ile karşı karşıya olan binlerce genç var. Halkla birleşen, emekçi gençlik yığınlarıyla birleşen bir dile sahip olmamız gerekiyor. Dışardan seslenen, karşımızdakinin düzeyine denk düşmeyen, yaşam gerçeklikleriyle bağdaşmayan yaklaşımdan kurtulmalıyız" diyerek, bulunulan alanlarda sadece alanın sorunlarını değil, ülkenin güncel sorunlarına ilişkin partinin görüşlerini taşıyıp tartıştırmak gerektiğini dile getirdi.
Mücadeleci 1 Mayıs
Tüzel, 1 Mayıs'ın içinin boşaltılması tehlikesine dikkat çekerek, sendika bürokrasisi ve devletin bu çabalarına karşı 1 Mayıs'ı mücadeleci, hak alan, üretim ve hizmet alanlarını etkileyen şekilde örgütlemek gerektiğinin altını çizdi. Fabrikalardan alanlara akan mücadeleci bir 1 Mayıs için çalışılması gerektiğini söyleyen Tüzel, antiemperyalizm ve emperyalizme karşı mücadelenin merkezinde işçi sınıfının olduğu konusunda tavizsiz olduklarını hatırlattı. Tüzel, "Biz işçi ve emekçilere güveniyoruz. Güvenmeyenlere yanıt vermek zorundayız. Bu 1 Mayıs'ı kapı kapı, işletme işletme dolaşarak, işçilerin, emekçilerin, köylülerin ve gençliğin 1 Mayıs'ı yapacağız" diyerek, Emek Gençliği'nin emperyalizme teslim olmayacağını söyledi.
'Gençliğe güvenilmeli'
Tüzel'in ardından söz alan EMEP GYK Üyesi İskender Bayhan ise liselerde ve üniversitelerde öğrenci temsilciliklerinin yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekerek, Emek Gençliği'nin gençliğe güvenen örgüt olması gerektiğini vurguladı. ÖTK'ların ilk çıktığı dönemdeki tartışmaları hatırlatan Bayhan, "Tanımladığımız ÖTK'ları mücadele örgütüdür deyip biz kendimiz kursaydık, kuracağımız örgüt öğrenci hareketi içerisinde bugünkü ÖTK'lardan daha etkin rol oynayabilirdi. Ama politika güçler mücadelesidir. Biz gücümüzü bildiğimiz için ona göre politika belirledik, ideallerimiz üzerinden değildi. Bugüne kadarki süreç de böyle yaşandı" dedi.
Bayhan, Lise Öğrenci Birlikleri'nin 20-30 ileri gençle kurulmasına rağmen şimdi 100'lerce insanla yüz yüze gelinebildiğini ifade ederek, ÖTK'lar için de bunun geçerli olduğunu ifade etti. Türkiye'deki işçi gençlik hareketi mücadelesinin birikimleri üzerinde Emek Gençliği'nin söz sahibi olduğunu vurgulayan Bayhan, konferansın Emek Gençliği'nin bugüne kadarki mücadele birikimi üzerinden yapıldığını ve alacağı kararlarla yeni yönelimi belirleyeceğini söyledi.
www.evrensel.net