Komşuda 'kararsız' seçim

Yunanistan'daki erken genel seçimler, iki büyük düzen partisi arasında on yılların en büyük çekişmesine sahne oluyor.

Komşuda 'kararsız' seçim
Yunanistan'da erken genel seçimler bugün yapılıyor. Sosyal demokrat çizgideki iktidar partisi Panhelenik Sosyalist Hareketi (PASOK) ve Başbakan Kostas Simitis'in koltuğu, yıllardır uyguladığı Avrupa Birliği reçeteleri nedeniyle tehlikede bulunuyor. Ancak anamuhalefet partisi olan sağcı Yeni Demokrasi Partisi de, tüm "halkçı" söylemine rağmen emekçilere AB reçetelerinden başka bir şey veremeyecek. Bu iki parti dışındaki partilerin, oylarını artırsalar da seçimi kazanma şanslarının olmaması, Yunanlı işçi ve emekçilerin büyük bir bölümünün "kararsızlıklarını" sürdürmelerine neden oluyor. PASOK ve YDP, sonucu belirleyecek olan bu kararsız kitleyi kazanmak için son ana kadar çetin bir mücadele verdiler.
Sosyal devleti hatırladı!
İktidara geldikten sonra, yüklü bir özelleştirme programı ile onbinlerce işçiyi işinden eden Başbakan Simitis, seçim kampanyasının kapanış mitingini önceki gün başkent Atina'da gerçekleştirdi. Binlerce PASOK'luya hitap eden Simitis, tam bir ikiyüzlülük içinde, partisinin uzun zamandır rafa kaldırdığı "sosyalist" vaatleri yeniden piyasaya sürdü. Sağcı YDP'nin kazanmasının "neoliberal bir fırtına"ya neden olacağını söyleyen başbakan, bu fırtınanın "sosyal devleti silip süpüreceğini" söyledi. Politikalarıyla sosyal devletin budanmasını bizzat hızlandıran Simitis, cuma günkü mitingde "Onlar sosyal devleti istemiyor, özelleştirmeyi ve piyasanın acımasız kurallarını istiyorlar" diye konuştu.
Yeni Demokrasi ise, son seçim mitingini yine Atina'da, perşembe günü gerçekleştirdi. Parti lideri Kostas Karamanlis mitingde yaptığı konuşmada, Yunan halkından "yeni bir başlangıç" yapmasını istedi.
Emekçiler mesafeli
Son yıllarda on binler halinde sokaklara dökülen, birçok genel grev ve sayısız grev gerçekleştiren işçi ve emekçilerin PASOK ve YDP'ye mesafeli durması, iki partinin, "kararsız"ları kazanmak için 1974'ten bu yana görülen en büyük çekişme içine girmesine neden oldu. Kamuoyu yoklamaları, her iki partinin de yüzde 38 civarında oyla başbaşa gittiğini gösteriyor. Başbakan Simitis, bu durum karşısında bir yandan sosyalist sloganlara sarılırken, diğer yandan faşistlerle işbirliğine girmekten çekinmiyor. Simitis'in göçmen yasalarını sertleştirme sözü vermesi üzerine, faşist Siyasi Bahar Partisi, seçimlere girmeyerek hükümeti destekleyeceğini açıkladı. Parti, 1996 seçimlerinde yüzde 2.9 oy almıştı.
Karşılıklı vaat yağmuru
PASOK, seçim kampanyasında, bir yandan sözde "sosyal devlet" savunuculuğuna vurgu yapıp bir yandan yabancı düşmanlığına göz kırparken, ülkenin Avrupa Para Birliği'ne girmesiyle birlikte "aydınlık günlerin geleceği" propagandası yapıyor. Karamanlis ise partisi iktidara geldiğinde askerlik süresinin kısaltılacağını, emekli maaşlarının yükseltileceğini, işsizlik ödeneklerinin artırılacağını, eğitimde sınav sisteminin değiştirileceğini, bürokrasinin önleneceğini ve Yunanistan'ın ekonomik büyüme hızının artırılacağını vaat ediyor.
Kararsızlar belirleyecek
Geleneksel olarak destekledikleri parti paralelinde yayın yapan Yunan gazeteleri ise, bugüne kadarki kamuoyu araştırmalarında sorulara yanıt vermeyen ya da kararsız olduklarını belirten seçmenlerin sonucu belirleyeceği yorumunu yapıyorlar.
Yayın yasağı olduğu için sonuçları yayımlanamayan 5 kamuoyu araştırmasından 3'ünün PASOK'u, 2'sinin ise YDP'yi önde gösterdiğini belirten gazeteler, kararsızlar ve anket sorularını yanıtlamayanların çokluğunun parti liderlerinin kabusu haline geldiğini kaydettiler.
Gözlemciler, PASOK'un büyük oy kaybetme pahasına da olsa seçimi kazanabileceğini, Yunanistan Komünist Partisi (KKE)'nin ise oylarını artırarak daha da güçlenebileceğini belirtiyorlar.
Paralar kimin cebinden?
Öte yandan Yunan politika sahnesinin iki büyük aktörü PASOK ve YDP'nin büyük kampanya harcamaları yaptığını kaydeden Yunan basını, PASOK'un 1 Milyar 660 Milyon Drahmi (2 Trilyon 900 Milyar lira), YDP'nin ise 1 Milyar 600 Milyon Drahmi (2 Trilyon 750 Milyar lira) harcadığını yazdı.
Partilerin en büyük harcamayı televizyonlarda yayınlattıkları propaganda filmlerine yaptıklarını belirten gazeteler, PASOK'un televizyonlara 1 Milyar 470 Milyon Drahmi (2 Trilyon 500 Milyar lira), YDP'nin ise 1 Milyar 60 Milyon Drahmi (1 Trilyon 800 Milyar lira) ödediğini yazdılar.
www.evrensel.net