Yaşar Okuyan meydan okudu

Yaşar Okuyan meydan okudu

SSK'yı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarını tasfiyede kararlı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, her basın toplantısını şova dönüştürerek...

Yaşar Okuyan meydan okudu
SSK'yı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarını tasfiyede kararlı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, her basın toplantısını şova dönüştürerek, kendi gibi düşünmeyenlere meydan okumaya devam ediyor.
Bakan Okuyan, SSK Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Bağ-Kur'lu hastaların SSK hastanelerinden de yararlanabilmelerine olanak sağladıklarını bildirdi. Böylece hizmetin bütünleşmesi yönünde adım atılmış olduğunu da savunan Okuyan, Bağ-Kur'un kaynaklarının SSK'ya gideceğini, böylece SSK'da yatırım olanağı doğacağını söyledi. Okuyan, ayrıca iki kuruluşun gayrimenkullerinin birbirine kiralama anlaşması da yaptıklarını, son hedeflerinin ise tüm sosyal güvenlik kuruluşlarını bir çatı altında toplamak olduğunu belirtti.
SSK Genel Müdürlüğü'nün internet servisinin hizmet vermeye başladığını da vurgulayan Okuyan, emekli maaşı ayrıntıları, Almanya ve Bulgaristan'dan emekli aylığı alanların maaş bilgilerinin ve tahsis numaralarına göre ödeme tarihlerinin "www.ssk.gov.tr" adresinden öğrenilebileceğini bildirdi. İş ve İşçi Bulma Kurumu ile Dünya Bankası işbirliğiyle gerçekleştirilecek proje konusunda da bilgi veren Okuyan, deprem bölgesindeki 4000 kişinin işsizlik sorununa geçici çözüm getirileceğini öne sürdü. Okuyan, 15 milyon 823 bin 529 ABD Doları'na mal olacak projenin 10 milyon 760 bin dolarının, Dünya Bankası'ndan sağlanacağını söyledi.
Okuyan sorulara tahammülsüz
"SSK'nın yeniden yapılanması" çalışmaları sürerken sık sık genel müdürlerin değiştiğinin hatırlatılması ve nedeninin sorulması üzerine Okuyan, oldukça sinirli cevap verdi. "SSK'ya 32 milyon vatandaşı ilgilendiren mesele" olarak baktıklarını öne süren Okuyan, "Bizim bir yönetim anlayışımız var. İster biz kendimiz getirelim, ister daha önce çalışan olsun, kim olursa olsun ya bizim performansımıza ayak uydurur veya hiç fark etmez. Biz, neticede 32 milyon vatandaşın 30 yıllık kangren olmuş meselesine parmak basıyoruz. Hiç kimsenin umurunda değil SSK hastanelerindeki rezaletler. Bizim hızımıza ayak uyduran devam eder, uyduramayan gider. Bu kadar açık" diye konuştu.
SSK hastanelerindeki "gönüllü" mesai uygulamasının, tabip odaları ve sağlık çalışanlarının örgütü SES tarafından "zorunlu bir uygulama olarak" nitelendirildiğinin ve tepki gösterildiğinin hatırlatılması üzerine Okuyan, "İş yapanı eleştirirler. Meyveli ağaç taşlanır. Biz eleştirilerden korkmayız. Bizim için önemli olan, doğruyu yapmaktır. Doğruyu yapmak halka hizmettir. Ben, 32 milyon insanın 24 saat süreyle sağlık hizmetinden sorumluyum. O insanlar fakir, gariban insanlar. Ben o kuyruklardan geliyorum" diye cevap verdi.
Cumhurbaşkanı seçimi
Cumhurbaşkanlığı seçimini de değerlendiren Okuyan, cumhurbaşkanlığının kurallarına göre seçiminin gerçekleşeceğini öne sürerek, "Babayı seçeceğiz" dedi. Muhalefetin ve bazı çevrelerin 'kriz' beklentisi içinde olduklarını, kendisinin bunu anlayışla karşıladığını belirten Okuyan, "Ama 4 yıl daha sabırlı olacaklar." dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İstanbul Valisi yargılanıyor
İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın, İstanbul Valisi Erol Çakır aleyhinde açtığı 10 milyar liralık tazminat davasının ilk duruşması dün görüldü.
Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in gözaltında gördüğü işkence sonucu yaşamını yitirdiğini belgeleyen Adli Tıp raporunu hazırlayan heyette bulunan Fincancı hakkında, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın talimatıyla soruşturma açılmıştı. Bu soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması üzerine Fincancı'nın Vali Erol Çakır hakkında açtığı tazminat davasının görülmesine Sirkeci 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde başlandı. Saat 10.00'da başlayan duruşmada; Fincancı, avukatları Meryem Turan ve Mert-Er Karagülle ile Vali Erol Çakır'ın vekili Avukat Mehmet Bayraktar hazır bulundu. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Avukat Eren Keskin de, Fincancı'ya destek olmak amacıyla mahkemeye geldi.
Valiliğin itirazları reddedildi
Duruşmanın başında, Avukat Bayraktar, usule ilişkin olarak davanın bozulması talebinde bulundu. Fincancı'nın avukatları valiliğin cevap dilekçesine karşı verdikleri yanıtta, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını belirttiler. "Görevden alınmaların valinin görevi olmadığı ve soruşturma açtırırken valinin husumet beslediği" şeklindeki davacı görüşlerine valiliğin itiraz ettiğine de dikkat çeken avukatlar, şu ifadede bulundular: "Fincancı'nın göreve atanması veya görevden alınması usulü kanun ile belirlenmiş olup, bu işlemlerin hiçbir aşamasında valiliğin görev veya yetkisi bulunmamaktadır. Diğer taraftan ne valiliğin ne de başka birinin, bir devlet memuru hakkında asılsız ithamlarda bulunmak, hakaret etmek, iftira etmek gibi bir görevi ve yetkisi de bulunamayacağına göre söz konusu fiilin 'görev kusuru-hizmet kusuru' olarak değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Tersine söz konusu fiilin 'salt kişisel kusur' olduğu, 'hizmet dışı ve hizmeti aşan' nitelikte olduğu 'kötü niyetle ve yanlış bir kanı nedeniyle de olsa müvekkile duyulan kin-garez ve husumet duyguları ile işlenen bir fiil' olduğu açık ve ortadadır."
Avukatların bu yanıtının ardından mahkeme başkanı da, valiliğin itirazlarını reddetti.
Duruşma ertelendi
Esasa ilişkin delil sunmayan valiliğin daha sonra delil sunma isteğine karşılık Korur'un avukatları "Muvafakatımız yoktur" şeklinde görüş bildirdiler. Böylece Vali Erol Çakır davanın kendisine ilişkin delil sunma hakkını yitirmiş oldu. Hakim, tarafların delil listesi sunmasını ve deliller hakkında 10 gün içinde açıklama vermesini kararlaştırarak, duruşmayı 30 Mayıs 2000 tarihine erteledi.
www.evrensel.net