Bir kölelik uygulaması:

Bir kölelik uygulaması:

   Sözleşmeli çalışma

Bir kölelik uygulaması:
   Sözleşmeli çalışma
Sinan İmrek
Ağustos 1998'de başlayan uygulamayla sağlık liseleri ve yüksekokullardan mezun olanlar ÖSYM tarafından sınavdan geçirilerek, SSK ve eğitim hastanelerinde 'sözleşmeli personel' adı altında istihdam edilmeye başlandı. Böylece SSK hastanelerindeki pesonel açığını gidermek yerine, sözleşmeli personel uygulamasına gidilerek, SSK'yı çökertme planının başka bir ayağı uygulamaya konmuş oldu.
Bugün sayıları 4000'i bulan sözleşmeli personel, kadrolu çalışanların sahip olduğu birçok haktan yararlanamıyor. SSK Okmeydanı Hastanesi'ndeki sözleşmeli sağlık çalışanları, gazetemize yaptıkları açıklamalarda, kurumun ve idarenin her türlü keyfi uygulamasıyla karşı karşıya olduklarını belirtiyorlar.
Sömürünün sınırı yok
Haftalık çalışma süresi 40 saat olmasına rağmen, sözleşmeli personel haftada 70 saatin üzerinde çalıştırılıyor ve ayda en az üç gün 24 saat süreyle tuttukları nöbetlerin de karşılığını alamıyor. Sözleşmeli personelin işgüvencesi de pamuk ipliğine bağlı, çünkü işe girerken imzalanan sözleşmenin bir garantisi yok. Sözleşme kurumun tutumuna bağlı olarak her an feshedilebiliyor. Hiçbir sosyal hakları olmadan çalıştırılan sözleşmeli personelin, yıllık izin süresi toplam 30 gün. Hastalık, kaza veya hamilelik gibi durumlarda bile 30 günlük izin süresi aşılamıyor. Aksi durumda işten atılabilirler.
Eşit işe eşit ücret
Sözleşmeli personel uygulamasını 'kölelik' olarak değerlendiren çalışanlar, bir an önce kadroya geçmek istiyor. Kadrolu personelin aldığı ücretin yarısını (yaklaşık 150 milyon lira) alan sözleşmelilerin en önemli taleplerinden biri de eşit işe eşit ücret verilmesi.
SSK hastanelerinde çalıştırılan sözleşmelilerin tümü acil ve yoğun servislerde çalıştırılıyor. Eğitim hastanelerinde çalıştırılanlar ise temizlik işçisi adı altında 70-80 milyon lira gibi çok düşük ücretler alıyorlar. 1999 yılı sözleşmesi bitmesine rağmen, geçen yılın ücretiyle çalıştırılan sözleşmelilere yüzde 15'lik ocak zammı da uygulanmıyor. İkramiyelerini bile alamayan sözleşmeliler, her an farklı birimlerde çalıştırılabildiklerini, bir vardiyayı 6 kişiyle çevirdiklerini ve her birinin üç kişinin işini yapmak zorunda kaldıklarını anlatıyorlar. Gece saat 23.00'a kadar çalıştırılan sözleşmelilerin eve dönmeleri ise başka bir sorun.
'İkinci sınıf muamelesi'
SSK Okmeydanı Hastanesi'nde 500 kadro açığı bulunmasına rağmen bir türlü kadro verilmediği gibi, sözleşmeli personel alımına devam ediliyor. Sözleşmelilere, geçtiğimiz 8 Eylül'de kadroya alınacakları açıklanmasına rağmen henüz değişen bir şey yok. Kadro sorunuyla ilgili somut bir açıklama yapılmadığını ifade eden sözleşmeliler, hastane içinde 'ikinci sınıf' muamelesi gördüklerini, muhatap bulamadıklarını ve sorunlarına çözüm istedikleri zaman karşılarına sözleşme maddelerinin çıkartıldığını belirttiler.
Mücadele ediyorlar
Uygulamanın ne zamana kadar süreceğinin belirsiz olduğunu belirten sözleşmeliler, SSK hastanelerinde 'gönüllü çalışma' adı altında dayatılan angarya çalışmasının da ilk önce kendilerini etkilediğini söylediler. Sendikaları SES'le birlikte yaptıkları çeşitli eylem ve etkinliklerle sorunlarını duyurmaya çalıştıklarını kaydeden sözleşmeliler, yeni sözleşme imzalanması gündeme geldiğinde imzalamayacaklarını bildirdiler.
Sözleşmeli personel uygulamasının, SSK'nın çökertilmesi çabasının bir parçası olduğunu, verdikleri mücadeleyle özelleştirmeye karşı da mücadele ettiklerini belirten sözleşmeli sağlık çalışanları, hastaneye gelerek "Sorunu çözeceğim, teminatı benim" diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın sözünde durmasını istiyor. Sorunlarının çözümünün tüm çalışanlarla birlikte örgütlü mücadeleden geçtiğini söyleyen sözleşmeliler, tüm sözleşmeli personeli SES çatısı altında bir araya gelmeye çağırıyorlar.
www.evrensel.net