Halk, ekmek Meclis 5+5 derdinde

Halk, ekmek Meclis 5+5 derdinde

Ankara'da Çankaya ile Meclis'te kapalı kapılar ardında "çıkar pazarlıkları" yapıp, envai çeşit denklemler kurarken, halkın kurduğu tek denklem üç kuruş maaşa ay sonunu getirebilmek.

Halk, ekmek Meclis 5+5 derdinde
Muzaffer Özkurt
Süleyman Demirel'in görev süresinin bitimine az bir süre kala, Demirel'e ikinci kez seçilme olanağı tanınması için hazırlanan Anayasa değişikliğinin ikinci turu yarın TBMM'de görüşülecek.
İki aydır, Demirel'in görev süresinin uzatılmasına ilişkin görüşler dile getiriliyor. "O olmazsa istikrar olmaz" gibi söylemlerle TBMM'ye dayatılan Anayasa değişikliği, "5+5, 7+3, 7+5" tartışmaları arasında ilk tur görüşmeleri sonucunda "5 + 5 = 0" olarak çıktı. Başbakan Ecevit, Başbakan Yardımcısı Bahçeli, ANAP'ın firelerine dikkat çekip, değişikliği gerçekleştirebilmek için, "bu durumu hükümetin bozulmasına bir vesile sayacakları tehdidini" savurmaktan çekinmediler. Cumhurbaşkanı Demirel'in tüm dış gezilerini iptal edip Türkiye'ye dönmesiyle Ankara yeniden hareketlendi. Hükümet üyeleri Anayasa değişikliği için görüşme turları atıyor, partiler yetkili organlarını topluyor, zirveler yapılıyor. "Demirel cenahı", artı 5 yıl için var güçleriyle çalışıyor.
Ankara'nın bu hareketli günlerinde, İstanbul'da "sokaktaki insanlar"a Cumhurbaşkanı Demirel'i, hükümetin kapalı kapılar ardında sürdürdüğü pazarlıkları, Ankara'da olup bitenler hakkında ne düşündüklerini sorduk. Sorunlarını, yaşadıkları sıkıntıları, işsizliği, yoksulluğu anlatıp, "Onlar kendi çıkarlarının derdinde, biz ekmeğimizin. Demirel'in istediği Padişahlık sistemi. Artık gençler gelsin. Bunların kaldığı yeter" diyorlar.
Balık baştan kokar
"Demirel'in seçilmesini istemiyorum" diyerek söze başlayan 25 yıllık matbaa işçisi Yılmaz Dayanan, ülkenin ekonomik kriz içinde bulunduğunu belirtiyor. Onca yıl çalışmasına karşın ancak 150 milyon lira maaş aldığına dikkat çeken Dayanan, meclisin aldığı karar nedeniyle artık mezarda emekli olabildiklerini belirtiyor ve şunları söylüyor: "Ödenmeyen SSK primlerimiz var. Zaten SSK'da neresinden tutarsan elindi kalıyor. Ama bu ülkede hiçbirşeyi eleştiremiyorsun. Yani ülke çekilmez hale geldi."
Devletin gerçek demokrasiyle yönetilmesi gerektiğini ifade eden Dayanan, Demirel ve Ecevit gibi siyasetçilerin on defa gidip geldiğini anlatıyor. "Balık baştan kokar. Su başını tutan götürüyor. Zengin parasına para katıyor. Geri kalanlar çürümeye mahkum ediliyor" diyen Dayanan, "Bu böyle gitmez" diyor. Dayanan'ın Demirel ve diğer yöneticilerin kendi köşesine çekilmesini istiyor ve "Artık gençler gelsin. Bunların kaldığı yeter" diye konuşuyor.
Ekmeğimizin peşindeyiz
Tekstil'de çalışan Erdem Kaymak, "İnsanlar istediği şekilde yönetilmiyor. Ülkeyi belli kişiler yönetiyor" diyerek söze giriyor. Mecliste bulunan milletvekillerinin Türkiye'nin menfaatlerini düşünmesi gerektiğini anlatan Kaymak, "Halkın menfaatini düşünen yok" diyor. İşlerinin gittikçe kötüleştiğini, enflasyonun düşmek yerine daha da arttığının belirten Kaymak, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bireysel düşüncelerle ülke ilerlemez."
Yine tekstil işiyle uğraşan ama soyadını vermek istemeyen Ahmet ise, "Oy veriyoruz geçiyor. Nasıl gelmişse öyle gidiyor" diyor. "Herkes ekmeğinin peşinde" diyen Ahmet, yönetenlerin ülkenin iyiliğini istemediğini vurguluyor.
Dertlerimizi konuşsunlar!
Ülkenin pek çok problemi olduğunu söyleyen bedensel engelli Osman Kurt, ülke ekonomisinin gerilediğini ve milletvekillerinin bu gibi konuları tartışmak yerine Demirel'i tartıştığını söylüyor. "Yoksulluk sınırı 475 milyon liraya gelmiş. Ülkenin başındakiler dışında bu parayı alabilen yok" diyen Kurt, kendisi gibi özürlü olanların sıkıntılarının daha fazla olduğunu dile getiriyor. Kurt, "Benim işim yok. Sağlam olanlar iş bulamazken bu ülkede ben nasıl iş bulayım" diyor.
Seçimlerde oyunu MHP'ye verdiğini kaydeden tekstil işçisi Latif Çalışkan, "MHP beklentilerimi yerine getirmedi" diyor. Seçim sonrası gelişen olaylarda takındığı tavırlar nedeniyle MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi "Ecevit'in kuklası" olarak niteleyen Çalışkn, aldığı 140 milyon lira maaşla geçinmenin neredeyse olanaksız olduğunu dile getiriyor.
Demirel Padişah mı?
"Yeter bu adamın durduğu. Biraz da gençler gelsin" diyerek Demirel'in tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesini istemediğini belirten Ali Sarı 51 yaşında ve esnaflık yapıyor. Demirel'in 40 yıldır devletin başından ayrılmadığını söyleyen Sarı, bu durumu "Doğrudan doğruya padişahlık sistemi" olarak nitelendiriyor. Sarı, kendilerine "İstediğin adamı seç" dediklerin ama seçim şansları olmadığını söyleyerek "Parti başkanları istediği adamı seçiyor" diyor.
Milletvekillerinin aylardır Cumhurbaşkanlığını tartışmasına tepkili olduğunu ifade eden Sarı, "Ekonomi küçülüş. Böyle şey olurmu. Ülke batıyor hiçbir şey yapmıyorlar. Bu işlerden memnun değiliz" diyor. Vergiler nedeniyle bellerinin iyice büküldüğüne dikkat çeken Sarı, "Bu ülke ilginç. Vergi verenin gırtlağına basıyorlar. Vermeyene dokunan yok" diyor.
1960'tan beri oy kullandığını söyleyen ancak ismini vermek istemeyen başka bir esnaf ise, "Milletvekillerinin, partilerinin iyilik yapacağı icraatlarından belli olur. Bu güne kadar oy kullandım. Hemen hemen bütün partilere oy verdim. Hiçbirinden bir iyilik görmedim. Onlar halka göre değil, kendi çıkarlarına göre iş yapıyorlar" diyor.
www.evrensel.net