Kalıcı konutlar başka bahara kalıyor

Kalıcı konutlar başka bahara kalıyor

17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin büyük hasara yol açtığı İzmit, Yalova, Sakarya, Bursa, Düzce, Eskişehir ve Bolu'da, yeni yerleşim alanları belirleniyor.

Kalıcı konutlar başka bahara kalıyor
Ebru Ilgaz
İzmit ve Düzce merkezli depremlerin ardından yaşamlarını prefabrik konutlar ve çadırlarda sürdürmek zorunda kalan depremzedeler, merakla, kalıcı konutların inşasına ne zaman başlanacağını bekliyor. Birkaç kışı daha prefabrikler ve çadırlarda geçirmek istemeyen depremzedeler, yeni yerleşim alanlarının ve konut yapımının tam bir ciddiyet içinde bilimsel verilere dayanılarak sürdürülmesini istiyor. Çünkü her iki depremin ardından, şu anki yerleşim birimlerinin, yetkili makamların onayıyla, zemini sağlam olmayan yerlere kurulduğu ve can kaybının bu nedenle en yüksek seviyeye ulaştığı bilimsel bulgularla ortaya konulmuştu.
Hükümet ise nisan ayı içinde kalıcı konutların yapımına başlanacağı sözünü vermişti. Ancak zemin etüdü ve istimlak çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması ve ortada somut projelerin bulunmaması, hükümetin söz verdiği tarihte konutları tamamlayamayacağını gösteriyor.
İzmit'teki son durum
Sürdürülen çalışmalar kapsamında, İzmit'te kalıcı konut alanı olarak, kent merkezinin kuzeydoğusundaki alanların seçildiği bir süre önce kamuoyuna açıklandı. Sanayi kuruluşlarının yoğunlaştığı bir ağda bulunan İzmit'te göçler nedeniyle hızlanan kentleşme, 1998 yılında şehrin çevre düzeni planının iptal edilmesiyle içinden çıkılamaz bir duruma getirilmişti. İlgili bakanlığın da izni dahilinde Körfez çevresindeki alüvyon bölgeler konut ve sanayi alanları olarak tercih edilerek, 17 Ağustos depreminin yıkıcı sonuçlarına adeta zemin hazırlanmıştı.
Bayındırlık Bakanlığı şimdi, içerisinde bilim adamlarının, şehir plancılarının ve mühendislerin bulunduğu bir çalışma grubuyla birlikte belirliyor yeni yerleşim alanlarını. Yerleşim için belirlenen alanların planlanması aşamasındaki çalışmaları ise Şehir Plancıları Odası Kocaeli Temsilciliği sürdürüyor. Odanın bu konuda, "Kocaeli İli Kuzeydoğu Gelişim Bölgeleri Çevre Düzeni Planı" adlı bir çalışması bulunuyor. Ayrıca, "Kocaeli Kuzeydoğu Afetzede Yerleşim Alanı Nazım Planı ve Uygulama İmar Planları" adlı bir rapor hazırlayan İller Bankası Genel Müdürlüğü de, planlama ve yerleşime ilişkin çalışmalar yapıyor.
Yetki paylaşımı belirleniyor
Körfez'in kuzeyindeki yeni yerleşim alanının büyük bölümü Bekirpaşa Alt Kademe Belediyesi sınırları içerisinde yer alıyor. Bu alan Kabaoğlu köyü ve Tepeköy'ü kapsıyor. Şehir Plancıları Odası raporunda, bu alanlarda oluşturulacak yeni yerleşim yerlerinin imar mevzuatı açısından hangi idarelerin yetkisine verileceğinin pek açık olmadığı ifade ediliyor.
Oda, kentsel hizmetlerin karşılanması açısından gerekli çalışmalara bir an önce başlanmasını istiyor. Yeni yerleşim alanlarının, 'kentsel teknik, altyapı ve sosyal üstyapı hizmetlerinin etkin olarak görülebilmesi için' belediyelerin mücavir alanlarına dahil edilmesi gerektiğini kaydeden oda, İller Bankası Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve kent yerleşim alanlarının planlandığı raporda, inşa edilecek yeni alanların yönetim yetkisinin Bekirpaşa, İzmit Büyükşehir, Saraybahçe belediyeleri ve Kocaeli Valiliği'ne bırakıldığına işaret ediyor. Şehir Plancıları Odası ise yeni yerleşim alanının idari bütünlüğün sağlanması ve denetimin etkinleştirilmesi için yetkinin bir tek belediyeye verilmesi görüşünü savunuyor.
Üniversiteye yeni alan
17 Ağustos depreminden büyük ölçüde etkilenen Kocaeli Üniversitesi Aslanbey Kampüsü'nün de, kentin kuzeyindeki sağlam zeminli alana taşınması için Şehir Plancıları Odası tarafından planlar yapılıyor. Üniversite için planlanan alan, Kabaoğlu ve Arızlı köyleri arasında kalan 533 hektarlık bölge. Odanın hazırladığı raporda, İzmit'in hızlı nüfus artışına da dikkat çekilerek, yirmi yıl içerisinde kent nüfusunun 400 binlere ulaşacağına, ancak belediye sınırlarının bu nüfusun yerleşim talebini karşılayacak kadar geniş olmadığına işaret ediliyor. Bu talebin karşılanabilmesi için sağlam zeminli daha geniş bir alanın belediyenin mücavir alanları içerisine dahil edilmesi öneriliyor.
Yıkımı bakanlık onaylamıştı
Raporda, kent yüzölçümünün yüzde 4.23'ünde yerleşim alanlarının kurulduğu belirtiliyor. Şehir plancıları, Kocaeli'deki yerleşimin yüzde 70'inin Körfez çevresindeki 'deprem riski yüksek alüvyon dolgu zemin üzerinde' bulunmasına rağmen (17 Ağustos depreminde en fazla bu alan hasar görmüştü) bu kesimin imar planlarının Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nca hazırlanarak onandığına dikkat çekiyor. Rapor, Kocaeli'nin bölge planının Devlet Planlama Teşkilatı görevi olduğunu ve DPT'nin bugüne kadar bu görevini yerine getirmediğini hatırlatıyor. "Ülkesel, sektörel ve konut politikalarının kamu yararı ve planlama ilkeleri doğrultusunda oluşturulmamış olması nedeni ile bölgede nüfus ve yapılaşma yoğunluğunun yüksek olduğu, bu nedenle can ve mal kaybının da bu denli büyük olduğu belirlenmiştir" görüşüne yer verilen raporda, bölgenin çevre düzeni planının bulunmamasının özellikle deprem sonrasında sağlıksız yerleşimi teşvik ettiği dile getiriliyor.
www.evrensel.net