31 Mart 2000 21:00

Kıdem tazminatları eriyor

Başta IMF olmak üzere uluslararası ve ulusal sermayenin hedefine alarak kaldırtmaya çalıştığı kıdem tazminatlarının, 1989'dan bugüne kadar hızla eridiği ortaya çıktı.

Paylaş
Kıdem tazminatları eriyor
İşbaşına geldikleri günden beri işçi, emekçi karşıtı politika ve uygulamalarıyla tepki alan hükümetin 2000 yılı programına aldığı kıdem tazminatları, bir yandan kaldırılma saldırısıyla karşı karşıya kalırken, bir yandan da enflasyon karşısında eriyor. Türkiye Maden-İş Sendikası Uzmanı Dr. Fikret Sazak tarafından yapılan bir araştırmaya göre, kıdem tazminatları, 1989 yılından 2000 yılı başına kadar gerileyerek yüzde 68.9 oldu.
İşgüvencesinin olmadığı, işçilerin iş akitlerinin işverenin iki dudağı arasında olduğu ülkemizde, işten atılan işçilerin bir bakıma güvencesi olan kıdem tazminatları 1989 yılından bugüne kadar enflasyon karşısında hızla eridi. Bir zamanlar, işçilerin başlarını sokabilecekleri bir ev almalarına yeten kıdem taznimatları, enflasyon karşısında eriyerek, bu alım gücünü kaybetti.
Patronların yalan hesabı
DPT'nin 2000 yılı uyum programında kıdem tazminatlarının tartışmaya açılmasının öngörülmesi, TİSK'in de "işverenler üzerinde kıdem tazminatları yükünün arttığı" yönünde hesaplamalarının yalan olduğu bu araştırmayla ortaya çıktı. Fikret Sazak, kıdem tazminatlarının 1989 yılından bugüne enflasyon karşısında hızla eridiğinin ortaya çıktığını, böylece kıdem tazminatlarının işçiyi ev sahibi yapma özelliğini yıllar önce kaybettiğini söyledi.
1989 yılı kıdem tazminatını 100 olarak baz alan Fikrat Sazak, kıdem tazminatı endeksinin 2000 yılı başında 68.6'ya gerilediğini söyledi. Sazak, gerilemenin, hemen her yıl memur maaş katsayı artışına paralel olarak yılda iki kez veya daha fazla sayıda tespit edilen kıdem tazminatı tavanının enflasyonun altında hesaplanmasından kaynaklandığının altını çizdi. 1998 yılındaki kıdem tazminatı tavanının 1989 yılındaki seviyesini yakalayabilmesi için 209 milyon 959 bin lira olması gerekirken, 177 milyon 433 bin lira olarak saptandığını kaydeden Sazak, 2000 yılı Ocak ayında 488 milyon 990 bin lira olarak tespit edilen kıdem tazminatı tavanının da enflasyon karşısındaki erimeyi telafi etmekten uzak olduğunu bildirdi.
Kıdem tazminatlarının 1989 yılındaki seviyesine ulaşabilmesi için 2000 yılı tavanının 601 milyon 179 bin lira olarak tespit edilmesi gerektiğinin altını çizen Sazak, "Bir zamanların 25 yıl çalışan bir işçinin başını sokacağı bir yuvaya sahip olmasını sağlayan kıden tazminatı, bugün değil bir yuva, bir oda bile alamayacak durumda" dedi.
AB ülkelerinde tazminatlar
Öte yandan, işçi kesiminin işgüvencesinin yasalaştırılması yönündeki taleplerine ilk karşı çıkış da yine işverenlerden geldi. İşverenler, "Hem işgüvencesi hem de kıdem tazminatı birlikte olmaz" diye karşı çıkarak hedeflerine kıdem tazminatlarını alırken, örnek aldıkları Avrupa Birliği ülkelerinde durumun hiç de işverenlerin dediği gibi olmadığı ortada. Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Şeyma İpek tarafından yapılan bir araştırmada da AB ülkelerinde kıdem, ihbar ve diğer tazminatların olduğu vurgulandı.
AB ülkelerinde ortak mevzuatın yanı sıra, ülkelerin kendi mevzuatlarında da işverenlerin işten çıkarmalarda keyfi davranmamaları için önlemler alındığını belirten İpek, AB üyesi ülkelerin tümünde işsizlik sigortası olduğu gibi, çoğu AB ülkesinde, sosyal devlet gereği vatandaşına asgari geçim sağlayıcı gelir temininin de bulunduğunu belirtti.
ÖNCEKİ HABER

Filistin'de intifada görüntüleri

SONRAKİ HABER

Zimbabve’de ölümlerin sorumlusu polis ve asker

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa