İşçinin yasası gücüdür

İşçinin yasası gücüdür

Petrol-İş Samsun Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Adem Kürek, işçinin gücünün birlik ve dayanışmadan geldiğini belirterek, özelleştirme kapsamındaki fabrikalarına aileleriyle birlikte sahip çıkacaklarını söyledi.

İşçinin yasası gücüdür
Kemal Topkar
Samsun'da kurulu ve özelleştirme kapsamında bulunan Karadeniz Bakır, Azot Gübre ve Tekel işletmeleri mayıs ayında ihaleye çıkıyor. Samsunlu işçiler ise özelleştirmeye karşı çetin bir mücadeleye hazırlanıyor. Samsun'da Azot Gübre fabrikasında örgütlü olan Petrol-İş Sendikası Samsun Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Adem Kürek, "İşçinin yasası gücüdür" diyerek özelleştirmeye karşı gerekirse üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını, fabrika işgalleri yapacaklarını söyledi.
Özelleştirmeler, AZOT işçilerinin özelleştirmeye karşı mücadelede alacakları rol, sendikalarının çalışmaları ve Emek Platformu konularındaki sorularımızı yanıtlayan Adem Kürek, özelleştirmenin sadece ekonomik değil, ideolojik ve siyasal bir saldırı olduğuna dikkat çekti. Kürek, "Önce özelleştirmelerin kimin için yapıldığını sormak gerekir. Dünya ve Türkiye'deki örneklerine baktığımızda örgütlü toplumun yok edildiğini, uygulandığı her yere sendikasızlaştırma, işsizlik ve yağma getirdiğini görüyoruz. Halk yoksullaşmış, büyük kartellerin doğmasına neden olmuştur. Bu politikaların temelleri Uğur Bayar'ın dedesi Celal Bayar ve Adnan Menderes döneminde atılmıştır. "Her mahalleye bir milyoner" kampanyasıyla açıkça 100 kişiden bir kişinin zengin olmasını ve 99 kişinin sömürülmesini istediklerini ilan etmişlerdi" dedi.
Özelleştirmeye karşı olduklarını açıklayan Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın'a "çağdışı ve geri kafalı" diyenlerin dedelerinin mirası olan politikalarla halk düşmanlığının bayraktarlığını yaptığını belirten Kürek, "halka arz"ın aldatmaca olduğunu gören Petrol-İş üyelerinin sus payını reddettiğini hatırlattı.
"İşçisini çok düşünen iktidar, önce iş güvenliği yasasını çıkartır, 1475 Sayılı İş Kanunu'nu değiştirir ve ülkenin, fabrikaların zaten sahibi olan işçi sınıfına rüşvet teklif etmez" diyen Adem Kürek, basının da yağmadan kapacağı payı düşündüğünü söyledi.
Artık kesin sonuç istiyoruz
POAŞ'ın özelleştirilmesine karşı yapılan eylemlere kitlesel katılım sağlayan Samsun Azot Gübre işçilerinin bundan sonra sendikasının alacağı eylem kararlarını da hayata geçireceğini belirten Adem Kürek, kendilerinin de işçilerin istekleri doğrultusunda eylemler yapacaklarını, ayrıca tüm sendikaların haklı direnişlerine destek vereceklerini açıkladı.
"Azot işçisinin yasası gücüdür. Gücü olan da kazanır. Bu gücü birliğinden ve dayanışmasından alır. Üretimden gelen güç, fabrika işgalleri ve hatta ailelerimizle birlikte fabrikamıza sahip çıkarak Azot'a salya akıtan sanayici ve işadamlarını kovalayacağız" diyen Kürek, işçilerin artık kesin bir sonuç istediklerini belirterek şöyle devam etti: "Sınıf günü kurtarma eylemleri yapmak yerine yarını kucaklamak ve tüm halka yarar sağlayacak eylemler istiyor. Bedeli ne olursa olsun ödemeye hazır ve bu mücadeleden başarı ile çıkacaktır." Özelleştirmeye karşı başarının topyekûn mücadele ile başarılı olabileceğini ifade eden Kürek, bu nedenle özelleştirme kapsamındaki tüm işyerlerindeki aldatmacaları işçilere anlattıklarını, özelleştirmenin ideolojik boyutunu da tartıştıklarını belirterek, özellikle genç işçilerin mücadeleye ne pahasına olursa olsun katılmakta kararlı göründüklerini söyledi.
Emek Platformu adına yakışmalı
Adem Kürek, Emek Platformu'nun yerel emek platformlarının oluşturulması kararı doğrultusunda, Samsun'da Türk-İş ve KESK'in ilk adımı attığını, DİSK ve diğer sendika ile kitle örgütlerinin de katılacağı platformun çalışmalarının kısa süre içerisinde başlayacağını anlattı. Emek Platformu'ndan merkezi ve yerel anlamda; "hükümeti ve sermayeyi felç edecek, hayatı durduracak, kesin ve etkili eylemler" yapılmasını beklediklerini dile getiren Kürek, "Meclis'te işbirliği yapan tüm partilere ülkenin gerçek sahiplerini gösterecek ve 'Biz yoksak hayat da yok' diyecek eylemler istiyoruz. Emek Platformu'nun gerçekten adına yakışır mücadele vermesi için baskı yapacağız" diye konuştu. Kürek, Emek Platformu'nun tüm saldırılara karşı sürekli var olması gerektiğini, çünkü sermayenin birliğini sürekli koruduğunu söyledi.
Tek yolumuz var
İşçilerin hem iktidardan hem de güdümlü sendikacılardan hesap sormaya karar verdiğini, buna hazır olduğunu vurgulayan Kürek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kıyak emeklililer, yolsuzlar, çete ve mafyalar hep silahını halka çevirmişlerdir. Halkımız ve işçilerimiz nefsi müdafaa yaparak onları aynı silahla tarihe gömecektir. Siyasilerden (düzen partilerinden) umudunu kesen işçilerin tek yolu kalmıştır; o da emperyalizm ve gericiliğe karşı iş, ekmek, özgürlük mücadelesi vermek."
www.evrensel.net