Restorasyon kongresi bitti

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Fransa Komünist Partisi (FKP) 30. Kongresi'nde, muhalif gruplardan ikisi "bu partinin artık komünizmle hiçbir ilişkisinin kalmadığını" açıklayarak partiden ayrıldılar.

Restorasyon kongresi bitti
Yıldız Eren
Geçtiğimiz hafta sonu yapılan FKP (Fransa Komünist Partisi) 30. Kongresi'nde, önceden tahmin edildiği gibi "değişimci" Robert Hue ve ekibi yeniden yönetime seçilirken, muhalif gruplardan ikisi "bu partinin artık komünizmle hiçbir ilişkisinin kalmadığını" açıklayarak partiden ayrıldılar.
Üç gün süren kongre çalışmaları boyunca, genel merkez, "yenileme" ve "dönüşüm politikası" önündeki son kalıntıları da temizlemeye çalıştı. Parti yönetimine seçilen bazılarının FKP üyesi bile olmadığı (ya da son birkaç günde üye oldukları) göze çarparken, yeni yönetimde kadın ve genç yönetici sayısının yükseltildiği (eskiden yüzde 23 olan yönetici kadrolardaki kadınların oranı yüzde 40'a çıkartıldı), bazı sorumluluklara da göçmen topluluklarından gelenlerin getirildiği görüldü.
Kongrenin ilk gününde ele alınan "Güncel durum ve kapitalizmi aşma yoluyla dönüştürme" adlı tartışma raporu, muhalif delegeleri temsilen yapılan konuşmalarda "kapitalizmi düzenleme politikasını onaylama" olarak yorumlanırken, hükümette kalma politikaları eleştirildi. Ayrıca geçen yıl Kosova işgali ve Balkanlar'da savaş konusunda FKP gibi bir partinin emperyalizmin savaş politikasına tavır almaması ve kapitalist Avrupa Birliği'ne verilen onay da eleştiri ve tepki konusu oldu.
'Çoğulcu'luğun göstergesi
Kongrenin birinci gününün medyatik yanı, bir dönem FKP ile yan yana gelmeleri bile düşünülmeyen Troçkist grupların kongreye davet edilmesi olurken, 1950'li yıllarda partiden ayrılanlardan bazılarının "Artık bu parti eski komünist parti değil" diyerek yeniden saflara katılmaları da "çoğulculuğun göstergesi" olarak sunuldu.
26 Mart'ta başlayan kongre çalışmalarının ikinci gününde ülke çapında eğitim emekçilerinin genel eylem gününe destek verilmesi yönündeki öneri kabul edilirken, FKP'nin kendisinin de içinde bulunduğu koalisyon hükümetinin sunduğu "eğitim reformu"na karşı haftalardır eylem yapan eğitim emekçilerinin mücadelesi en önemli tartışmalardan birini oluşturdu. Kongrenin ikinci gününde, ülke çapında sokağa inen 250 bini aşkın eğitim emekçisinin mücadelesine destek mesajı yayınlandı.
Kongrede ele alınan ve 886 delgeden 600 kadarının onayını alan geçici tüzükle, hücre örgütlenmesinden vazgeçildi. Kolektif organdan bireylerin düşüncesine indirgenen karar mekanizmalarıyla, partinin artık disiplinli ve merkezi yönetim aygıtı tarafından idare edilen bir politik oluşumu tek etmesi kararlaştırıldı. Genel merkez tarafından sunulan tezlere uygun olarak, "zaten son yıllarda hiç çalışmayan ve işlevini yitiren hücre örgütlenmesi" tüzükten çıkarıldı.
'Yeni komünizm' çok da yeni değil
Diğer tartışma konularından biri olan "yeni komünizm" projesinde ise, partinin, Sovyetler Birliği ve Komünist Enternasyonal geleneğini terk ettiği açıkça ilan ediliyordu. Son günde onaylanan yeni yönelim, partiyi sınıf uzlaşmacı stratejisine uygun bir yapılanmaya kavuşturmuş oldu. Politik planda sistemin yıkılması ve sosyalizmin inşası hedefinden vazgeçmesi, toplumsal planda artan sınıf işbirliği ve ideolojik bakımdan ise, Leninizme ait bütün referansların ve bağların koparılıp atılması bu kongrede ana noktaları oluşturuyordu.
Önceden ilan edilmiş dönüşümlerin ritminde, 1995 işçi-emekçi hareketleri nedeniyle belli bir yavaşlama yaşanmış ve 29. Kongre'de yapılması gereken değişimler bugüne ertelenmişti.
1921'de kurulan FKP bugün sermayenin önünde tamamen diz çöken eski sosyal demokrat çizgisine bir kez daha dönmüş oldu. Martigue Kongresi, partinin yeniden inşasının gerçekleştirildiği "tarihsel kongre" olarak açıklandı. Bir yönüyle, tekrar başa dönülmüş oldu.
Partinin 1921'de yapılan kuruluş kongresinde devrimcilerle-sosyal demokratlar arasındaki uzlaşmaz mücadele kopmayla noktalanmış ve işçi sınıfının bağımsız komünist partisi inşa edilmişti. 1960'larda birçok komünist partide olduğu gibi FKP'de de yaşanan dejenerasyon ve geliştirilen revizyonist tezler, partiyi kapitalist sistemin çıkarlarına hizmet eden bir çizgiye savurmuştu.
İstifa eden liderler
Kongrenin açılış gününde ve daha sonraki günlerde yapılan tartışmalarda genel merkez tarafından sunulan çalışma ve tartışma raporu ile ilgili görüş belirten muhalif kesimlerden biri olan Komünist Koordinasyon sözcülerinden Maurice Cukierman "Böyle bir kongrede bulunmaktan öfke ve üzüntü duyduğunu" söyleyerek, partinin sınıf işbirlikçi bir çizgide bulunduğunu, içinde yer aldığı koalisyon hükümetinin işçi düşmanı politikalarına onay verdiğini, sağ hükümetlerin başaramadığının bu sol ekip eliyle yapıldığını belirtti. Cukierman, 35 saatlik çalışma haftası konusunda işçi ve emekçi beklentilerine yanıt vermeyen yasa değişikliğine verilen destek ve diğer bir dizi konuda izlenen yolun bu kongrenin gündemine aldığı çizgiyle olduğunu, 80 yıl sonra Tours kongresinin bugün tersinden yapıldığını belirtti. Muhalif lider Cukierman, yine de herşeyin bitmediğini ve kendilerinin, Leninist normlara uygun bir devrimci sınıf partisi inşa etmeye çalışacaklarını vurguladı.
29. Kongre'den bu yana parti içinde kalıp kalmama konusunda kendi aralarında tartışma yürüten diğer grup ve geçmişte genel merkez yöneticilerden biri olan Rolande Perlican'nın içinde yer aldığı ve çoğunlukla işçilerin ve sendika delegelerinin yer aldığı muhalifler de partiden ayrılma yolunu seçtiler. Bu grup adına söz alan Perlican, üç yıldan bu yana hükümette olan bu partinin halkın hiçbir haklı istemine yanıt vermediğini, tersine her konuda sistemle uzlaşan bir çizgide ısrar ettiğini, Sosyalist Parti'nin bir il örgütü konumuna düştüğünü belirtti. Kendisi gibi düşünen binlerce komünistin olduğunu belirten Perlican, görevlerinin, işçi ve emekçilerin arzuladığı bir partinin yeniden inşa edilmesi olduğunu ilan etti.
Partideki yönetici görevlerinden istifa eden başka bir muhalif de, Somme bölgesi milletvekili Maksime Gremetz oldu. Partinin sosyal demokrasi önünde diz çöktüğünü açıklayan Gremetz, binlerce komünistin bu çizgiyle barışık olmadığını, yaratılan hayal kırıklığı ve moralsizliğin binlerce militanın partiden istifa etmesine yol açtığını dile getirdi.
Militanlardan protesto eylemi
Kongrenin son gününde sabah 200'i aşkın bir topluluk ellerinde orak-çekiçli kızıl bayraklarla "Hue=İhanet", "Kapitalizmle Uzlaşma!", "Jospin Hükümetinin Saldırılarına Karşı Mücadele" sloganlarıyla yeni yönetimi protesto ettiler.
Öte yandan, Troçkistlerle bağlantılı başka muhalif bir grup ise, partinin içinde kalarak "partiyi devrimci çizgiye çekme" kararı aldıklarını açıkladı.
FKP'nin 30. Kongresi, partinin pratikte bulunduğu yeri program ve tüzük değişiklirleriyle de netleştirmiş oldu. Henüz "komünist" ismi bir kenara atılmamış olmakla birlikte, maske biraz daha düştü. Muhalifler de kendi aralarında yeniden, daha açık bir şekilde saflaştılar. Parti içinde ve dışında çalışarak devrimci bir sınıf partisini yeniden inşa etmek hedefinde olanlarla, 'partiyi kurtarma' iddiasında olanlar arasındaki ayrımı çizgileri de biraz daha netleşti.
www.evrensel.net