Enerjide sansür!

Enerjide sansür!

Başta enerji sektörü olmak üzere kârlı ve stratejik önemde olan kuruluşların özelleştirilmesinden pay kapmaya çalışan ve karşı çıkanlara karalama kampanyası yürüten medya, elindeki gücü de kullanarak, aleyhindeki kararları haber yapmıyor.

Enerjide sansür!
Sultan Özer
Danıştay 10. Dairesi'nin, Trakya Dağıtım Bölgesi ile Soma A-B ve Çatalağzı B santrallerinin ihalesine yönelik iptal kararını 4 Ocak 2000 tarihinde verdiği, ancak kamuoyunun engellemeler nedeniyle olaydan 2 ay sonra Reuters haber ajansı aracılığıyla haberdar olduğu ortaya çıktı.
Danıştay 10. Dairesi 4 Ocak 2000 tarihli kararında, Doğan Şirketler Grubu-Adilbey Holding-Çukurova Holding-Demir Toprak-Tekfen İnşaat'tan oluşan İSEDAŞ adlı İstanbul Elektrik Dağıtım AŞ'ye 500 milyon dolar devir bedeliyle verilen TEDAŞ'ın 29'uncu dağıtım görev bölgesi ihalesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun'a aykırılıktan dolayı iptal etti. Daire ayrıca, Süzer Holding önderliğindeki konsorsiyuma 225 milyon dolar devir bedeli karşılığında verilen Soma A-B termik santrali ile Avrupa ve Amerika Holding-Korona Mühendislik-Uçel Haddecilik-Ege Metal şirketlerinden oluşan konsorsiyuma 75 milyon dolar karşılığında verilen Çatalağzı B Termik Santral işletme hakkı devir ihalelerini de aynı nedenle iptal etti.
Daire Başkanı Burhan Öç ve üye Yılmaz Taşdelen'in muhalif kaldığı iptal kararında; RTÜK'ün 29. maddesine aykırılık olduğu belirtilerek, "Anılan düzenleme ile yasa koyucu hisse sahiplerinin yayın gücünü baskı aracı olarak kullanmak suretiyle, eşitlik ve rekabet ilkelerine aykırılık oluşturacak biçimde kamu taahhütlerine doğrudan doğruya veya dolaylı olarak üstlenmelerinin önüne geçilmesini ve böylece kamunun taahhüt işlerine talip olanların serbest piyasa koşulları içinde ve kamu yararına en uygun olanının tespitini amaçlamaktadır" denildi.
AA duymamış!
Danıştay'ın söz konusu iptal kararı medyada iki ayı aşkın bir süreden sonra, 11 Mart 2000 tarihinde ancak haber olabildi. Danıştay'ın 4 Ocak'ta verdiği karar, Reuters'in 10 Mart gününde verdiği haber aracılığıyla duyurulurken, ihaleyi alan medya kuruluşlarının hisselerinde büyük düşüşler yaşandı. "Haber atlatma" konusunda birbiriyle yarışan medyanın böylesine önemli bir karara, iki ay sonra üstelik Reuters'in haber yapmasından sonra küçük sütunlarda yer vermesi dikkat çekti. Bu arada yüksek yargı organlarının kamuoyunu ilgilendiren davalarla ilgili kararlarını günü gününe, hatta saati saatine abonelerine ileten Anadolu Ajansı (AA)'nın böylesine önemli bir iptali 2 ay gibi bir süre duymamış olması başka bir dikkat çekici nokta oldu.
Güç, çıkar için kullanılıyor
Bu olayın, medyanın gücünü ve bu gücü kendi çıkarları için nasıl kullandığını gösterdiğini belirten Enerji Yapı Yol-Sen Genel Sekreteri Bedri Tekin, bu şekilde haberin gizlenmiş olmasını da kınadığını söyledi.
Olayın, medyanın kendisi için önemli olanın haber değil, çıkarı olduğunu gösterdiğini de vurgulayan Tekin, "Medya, özelleştirmeye ilişkin hukuksal kazanım varsa gizler, aksini açıklar. Özelleştirmeye karşı çıkan kişileri, sendikaları teşhir eder" dedi. Tekin, "Özelleştirme peşkeştir, örgütlülüğe saldırıdır, sosyal güvenliği yok etmektir, çalışanları işsiz bırakmak, yoksulluğa mahkûm etmektir. Kısaca özelleştirme halka saldırıdır" diyerek, bu bakımdan özelleştirme ihalelerine kimin girdiğinin önemli olmadığının altını çizdi. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İster medya girsin, ister bankalar bu çok önemli değil. Ancak bu son olayda medya kuruluşlarının girmesi şu yönü bir kez daha ortaya çıkardı. Basında tekelleşmenin en azından haber alma hakkı önünde nasıl engel oluşturduğunu gördük. Özelleştirme ihalelerinin şeffalığından söz ediliyor. Şeffaflık sadece ihaleyi televizyonlarda yayınlamak değil, işlemin her aşamasında şeffaflıktır."
www.evrensel.net