Tiyatronun ağlayan yüzü!

Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Türkiye'nin en örgütlü tiyatro kurumu olan Devlet Tiyatroları (DT), son yıllarda soruşturmalar, görevden almalar, oyunları gösterimden kaldırmalarla gündeme geliyor.

Tiyatronun ağlayan yüzü!
Ebru Ilgaz
Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Tiyatro, sahne azlığı, eğitim kurumlarının yetersizliği, yeterli maddi desteğin olmaması ve yıllardır Meclis'te bekletilen yasasıyla birlikte 'ağlayan' yüzüyle gününü kutlamaya hazırlanıyor. Amatör tiyatrolar kendi ayakları üzerinde durmakta zorlanırken, özel tiyatrolar da 'popüler' olmadıkça aynı sorunu yaşıyor. Ve en örgütlü tiyatro kuruluşu olan Devlet Tiyatroları, oyunlarından çok, atamalar, görevden almalar, uzaklaştırmalar ve soruşturmalarla gündemde. Bu kurum son birkaç hafta da oldukça hareketli günler yaşadı. Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz oyuncular, olup bitenlerden üzgün olduklarını belirttiler. Gazetemize DT'deki gelişmeler hakkında bilgi veren oyuncuların isimlerini bu nedenle yayınlamıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Devlet Tiyatroları eski genel müdürlerinin oluşturduğu yedi kişilik bir grup bir araya gelerek yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama, Kültür Bakanlığı'nın son zamanlarda Devlet Tiyatroları'na çok sık müdahale etmesi ve iki yüz kadar tiyatro sanatçısına soruşturma açılmasıyla ilgiliydi ve şöyle bitiyordu: "Sayın Bakanlığın, Devlet Tiyatroları içinden elini çekmesini, yasaya ve tiyatro hayatına saygı göstermesini talep ediyoruz! ...Devlet Tiyatroları'nın geleceği ve esenliği için bu anlamsız, yararsız, sonuçsuz soruşturmaların durdurulmasını, bu teröre son verilmesini talep ediyoruz." Bozkurt Kuruç, Turgut Özakman, Engin Orbey, Lemi Bilgin, Yücel Erten, Raik Alnıaçık ve Mehmet Ege'nin imza attığı bu açıklama Devlet Tiyatroları'nda son dönem yaşanan olumsuzlukların, tiyatro sanatı ve sanatçısı açısından artık gizlenemez ve kabul edilemez bir boyut kazandığı noktada yapıldı.
Soruşturma ve ceza sayısı arttı
DSP'li Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü Lemi Bilgin'i -üstelik Almanya'da resmi bir turnede bulunurken- görevden alarak yerine İ. Rahmi Dilligil'i ataması sanatçılar tarafından 'darbe' olarak nitelendirildi. Bu davranışın ardından, olumsuzluklar derinleşti. Hemen her sanatçıya soruşturma açıldı. Basına demeç veren sanatçıların maaşları kesildi, idari ceza alanların sayısı arttı. Ankara Devlet Tiyatroları sanatçılarından Serhat Nalbantoğlu ve Aclan Büyüktürkoğlu kurumdan atıldı. Soruşturma açmak için sudan sebepler yaratıldı.
Öyle ki, bir oyuncunun, Ankara Devlet Tiyatroları'nın 'Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru' isimli oyunuyla ilgili olarak metni beğenmediğini söylemesi, 'Devlet Tiyatroları'na hakaret' olarak algılanmış ve soruşturma açılmış.
Genelkurmay müdahalesi
1993 yılında Kültür Bakanlığı ödülü alan Cuma Boynukara'nın yazdığı 'Çok Geç Olmadan' isimli oyun dönem başında Edebi Kurul'dan geçip, İstanbul Devlet Tiyatroları repertuvarına alınmıştı. Genel Müdür Rahmi Dilligil'in de onayını alan oyun, yaklaşık üç aydır provaları devam ederken, birdenbire 'Sakıncalı birtakım yerlere övgü' yapıldığı iddiasıyla mercek altına alındı. Bir iddiaya göre Edebi Kurul'un sözüm ona 'gözden kaçırdığı övgü', Genelkurmay tavsiyesiyle araştırılmasına başlandı. Bu olayla, Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez, bir oyunun provalarını izleyip, metni gözden geçirmesi için Edebi Kurul'un tiyatro salonuna girmesine izin verildi. Edebi Kurul, Refik Erduran başkanlığında provayı izleyip oyunun repliğinde bazı bölümlerin değiştirilmesine karar verdi.
Konu hakkında bilgi almak istediğimiz, 'Çok Geç Olmadan' oyununun yönetmeni ve İstanbul Devlet Tiyatroları Müdür Yardımcısı Orhan Kurtuldu, kayıtlara geçirilen bu işlemlerden haberi olmadığını iddia etti. "Bu oyunla ilgili çeşitli spekülasyonlar duyuyoruz. Bunlar herhalde spekülasyon olarak kalacaktır" diyen Kurtuldu, Edebi Kurul'un oyun hakkında dokuz yıl önce repertuvara alınabilir kanısına vardığını da hatırlattı.
Sabancı'ya jest
İstanbul Devlet Tiyatroları bir süredir, işadamı Sakıp Sabancı'nın hayatının anlatıldığı röportaj tekniğiyle yazılmış bir oyun üzerinde çalışıyor. Tarık Buğra'nın kaleme aldığı 'Patron' isimli oyun, Zafer Kayaokay'ın düzenlemesiyle Devlet Tiyatroları Edebi Kurulu'ndan geçirildi ve sezonun bitmesine bir ay kala sahnelenmek üzere provalarına başlandı. Şimdi bazı tiyatro oyuncuları soruyor: "Türkiye'nin sayılı zenginlerinden biri olmak bir tiyatro metnine konu olmak için yeterli bir malzeme midir? Sakıp Sabancı hakkında tiyatro seyircisinin daha fazla bilgiye, aydınlanmaya ihtiyacı olduğu mu düşünülüyor? Acaba Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü'nün Sakıp Sabancı'ya bir gönül borcu mu var; ya da kurum kullanılarak nasıl bir çıkar hesabı yapılmaktadır?" Oyuncular, tiyatro metni öğeleri taşımaktan uzak olarak nitelendirdikleri 'Patron'un Devlet Tiyatroları'nın sanatsal işlevini zedelediği görüşünde. Rahmi Dilligil'in bu uygulamasının Devlet Tiyatroları'nı planlı bir çöküş dönemine sürüklediği ifade ediliyor.
İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından provaları gerçekleştirilen 'Çok Geç Olmadan' isimli oyunun Genelkurmay tarafından 'sakıncalı' bulunduğu iddia edilirken, yine aynı tiyatro Sakıp Sabancı'ya özel bir oyuna hazırlanıyor. Bütün bunlara ilişkin olarak gazetemizin sorularını yanıtlayan İstanbul Devlet Tiyatroları Müdür Yardımcısı Orhan Kurtuldu'nun ise özrü kabahatinden büyük: "200 değil, olsa olsa 30-40 kişiye soruşturma açılmıştır."
Yönetim: Baskı söz konusu değil!
İstanbul Devlet Tiyatroları Müdür Yardımcısı Orhan Kurtuldu, sanatçılara açılan soruşturmalar konusundaki sorularımıza cevap vererek sanatçılar üzerinde herhangi bir baskı olmadığını savundu.
"200 kişiye soruşturma açıldığı yalandır. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir" diyen Kurtuldu, en fazla otuz ya da kırk kişiye soruşturma açılmış olduğunu söyledi. Açılan soruşturmaların sanatçı üzerinde sanatsal bir baskı oluşturmadığını ileri süren Kurtuldu, bu kişilere soruşturma açılma nedenini ise; "Devlet Tiyatroları'nda disiplin elden gitmişti. Herkes kendi düşündüğünü söyleyen bir konuma gelmişti. Hak arz edilmişti." şeklinde açıkladı. Kurtuldu, bir süre önce, 'Devlet Tiyatroları hükümetin tiyatrosu olamaz' şeklindeki yazıya imza atan 120 kişi hakkında açılan soruşturmayı hatırlattığımızda ise zamanında kendisine de soruşturma açıldığını, devlet memurlarının izinsiz bilgi veremeyeceğini söyledi. Sözü geçen; 'Devlet Tiyatroları Hükümetin Tiyatrosu Olamaz' yazı başlığına kurumda -kendisi de dahil- hiç kimsenin karşı çıkmayacağını ifade eden Kurtuldu, "Zannetmiyorum ama bundan dolayı 120 kişiye eğer gerçekten soruşturma açıldıysa o zaman hepsi çıkıp tek tek isimlerini açıklasınlar" dedi.
Bunlar dönemlik sorunlarımızdır
Kurtuldu, basına sürekli yanlış bilgi verilip karmaşa yaratıldığını, birilerinin ise bu karmaşadan yararlanmaya çalıştığını iddia etti. Devlet Tiyatrosu'nun yedi eski genel müdürünün yaptığı, tiyatro sanatı ve sanatçısı üzerindeki Kültür Bakanlığı, Genel Müdürlük baskılarını kınayan açıklamanın ise duygusal bir davranış ve iktidar hırsı olduğuna inanan Kurtuldu, Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Tiyatroları'na herhangi bir baskının asla söz konusu olmadığını savundu:
"Devlet Tiyatroları'nda zaman zaman problemler yaşanmıştır. Yaşanacaktır. O dönemlik sorunlarımızdır. Bu sorunları tartışıp çözeriz. Bu bizleri ilgilendiren sorunlardır. Her ailede olduğu gibi sorunlar olur. Çok iyi şeyler de olmaktadır" şeklinde konuşan Orhan Kurtuldu, Devlet Tiyatroları'nda şu anda çok iyi şeyler olduğunu, bu tür açıklamalar yapanların olumlu şeyleri engellediğini, amaçlı ve kasıtlı çıkışlar içinde olduğunu öne sürdü.
Oyuncular örgütleniyor
Tiyatro sanatına sahip çıkmak, tiyatro alanında olup bitenlere örgütlü bir biçimde tatışıp, tavır koyabilmek için sanatçılar Devlet Tiyatro Sanatçıları Derneği'ni kurdu. Geçtiğimiz pazartesi günü kuruluş işlemlerini tamamlayan dernek, birkaç gün içerisinde yönetim kurulunu belirleyip kamuoyuna adını duyuracak. Derneğin kurucu üyeleri, 1990 yılından bu yana Devlet Tiyatroları'nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin sürecin devamı ve bu sürece somut bir katkı sunmak maksadıyla dernekleştiklerini açıkladılar. Devlet Tiyatrosu sanatçısının uğradığı soruşturmalar da bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
www.evrensel.net