Savunma sanık sandalyesinde

Avukatlar müvekkillerini savunmak için değil, kendilerini savunmak için de hakim karşısına çıkıyorlar. Üstelik avukatlar, kimi zaman hakimlerin başvuruları üzerine yargılanıyor.

Savunma sanık sandalyesinde
Beyda Yıldız
Avukatlar, 'hakime hakaret', 'güvenlik güçlerine mukavemet' gibi çeşitli gerekçelerle sanık sandalyesine oturtuldu. İstanbul Barosu bünyesinde oluşturulan Avukat Hakları Merkezi (AHM)'ne kurulduğu günden bu yana 80 avukat başvuru yaparak, yardım istedi.
Savunmanın en çok ihlal edildiği ülkelerden biri Türkiye; Bir türlü yargının temel halkalarından biri haline getirilemeyen savunma, reform diye sunulan son avukatlık yasa tasarısında bile yargının yardımcı unsurları arasından kurucu unsurları arasına taşınmadı.
Savunma, hep hükmün (hakim) ve iddianın (savcı) karşısında oldu, ancak asla yanında değil.
Avukatlar 'hakime hakaret', 'güvenlik güçlerine mukavemet' gibi çeşitli nedenlerle sanık sandalyesine oturdu. Kimi zaman avukat ellerini önünde birleştirdiği için, kimi zamansa, müvekkili ile görüşmesi engellendiği için suçlu bulundu. Kimi zamansa fiili saldırıların hedefi oldu.
İstanbul Barosu bünyesinde kurulan ve savunmanın yargı içindeki yerini alması için çaba harcayan AHM'ne 80 avukat başvurdu. 1 yıla ait olan bu başvurularda ilk sırayı ise 35 başvuru ile kolluk kuvvetlerinin saldırısı aldı.
İkinci sırayı 19 başvuru ile borçlu-karşı taraf kaynaklı saldırılar, 15 başvuru ile adliye içinden gelen saldırılar oldu. Bu saldırılar arasında hakim ve mahkeme kaynaklı olanlar bile var. Bu saldırının başvuru sayısı ise 7. Çeşitli grup, çete ya da sanık yakınları saldırıları ile ilgili de 4 başvuru oldu. AHM ise gerçek rakamların daha fazla olduğu inancında. AHM, bu saldırılarlarla ilgili avukatlara iki türlü yardımda bulunuyor:
  • Davalı avukatların duruşmalarını izleyerek onlara destek vermek ve davalara müdahil olarak katılarak mesleki dayanışma sağlamak.
  • Avukatlar için deliller toplamak. Davanın seyri bakımından yapılması gerekenleri yapmak. Savunmanın stratejisini oluşturmak.
    Adalet Bakanlığı önyargılı
    AHM Yürütme Kurulu Üyesi Halit Bostancı, avukatların yargının bir parçası olmamasını eleştirdi. Bostancı, şöyle devam etti. "Adalet Bakanlığı, hakimler, savcılar ve noterler hakkında soruşturma konusunda oldukça ketum davranıyor.
    Ancak sıra avukatlara geldiğinde çok kolaylıkla daha dosyaları incelemeden, 'Nasıl olsa avukat yapmıştır' diyerek soruşturma iznini veriyor. Birçok arkadaşımız savunmaya karşı bu önyargı ile hiç hak etmediği halde yargılanıyor. Örneğin İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın üçlü protokolüyle aldığı ortak tutum çok ilginçtir. Cezaevlerine girişte savcı, müdür, jandarma, komutan ve hakimler aranmaz, ancak avukatlar aranır. Bu avukatlara verilen önemin çarpıcı bir göstergesidir."
    www.evrensel.net