Güney Afrika şarkıları

Güney Afrika şarkıları

Güney Afrika'da ırkçılık rejimi, siyahlarla beyazların yaşadıkları alanları, okullar ve hastaneleri ayırmakla kalmadı, dinledikleri müziği de ayırmaya çalıştı.

Güney Afrika şarkıları
Andrew Farquarson - The Guardian
Güney Afrika'da apartheid (ırk ayrımı) politikaları bir dönem öylesine acımasızca uygulandı ki, etnik topluluklara sadece "yerli müziği" dinletilerek "siyah müziği" "beyazların dinlediği müzikten" ayrı tutuldu. Ancak bu kültürel dikta, istemeden de olsa, bugünlerde İngiltere'de yayınlanacak olan büyük bir siyah müziği kaydı hazinesi yarattı.
BBC televizyonu disc jokeyi ve 'dünya müziği' uzmanı Andy Kershaw tarafından "altın madeni" olarak tanımlanan bu arşiv, kendi kentleri dışında hiçbir yerde duyulmamış binlerce müzisyenin şarkılarından oluşuyor. 'Beyaz-olmayan' geniş grupların 50 bin şarkısı, dünya müziği hareketini takip edenler tarafından ilgiyle bekleniyor.
Kayıtlar kapella korolarından şeker fabrikası bandolarına kadar geniş bir yelpazeyi yansıtıyor ve Zulu, Venda, South Sotho, Tswana, Xhosa, Swazi ve Ndebele geleneklerini tanıtıyor.
Güney Afrika, hali hazırda Ladysmith Black Mambazo gibi gruplarla dünya müziği konusunda güçlü bir yer edinmiş durumda. Eagle Records isimli bağımsız plak şirketi, Afrika Rönesansı adı altında beş CD'den oluşan bir seti yayınlamaya hazırlanıyor. Projenin gelirinin yarısı eserleri kullanılan müzisyenlere ya da onların ailelerine verilecek, kalanı ise Güney Afrikalı genç müzisyenlere destek olmak amacıyla kurulan bir vakfa bağışlanacak.
Stok, apartheid rejimi içerisinde, 50 yıl önceye kadar uzanan "ayrı gelişim" stratejisini ürünü. Güney Afrika Yayıncılık Kooperatifi her etnik topluluk için bir radyo istasyonu açmış ve siyah müzisyenlerin parçalarını yayınlamış.
Merkezi Johannesburg'da olan Tequila Music şirketinin yöneticisi David Alexander, ilk grup materyalin seçiminde ve basılmasında etkili bir rol oynadı. "Bu kopya kayıtlar aslında bugün apartheid diye tanınan Ulusal Parti'nin kopuk gelişim politikasını desteklemek için yapıldı" diyor.
Beyazlara da hizmet veren ve hem İngilizce hem de Afrika dillerinde yayın yapan kooperatif, bir yandan da önemli Afrika dillerinde müzik yapan önemli grupları desteklemiş. Afrika dillerinde yayın yapan istasyonların bir kısmı ulusal, bir kısmı ise yerel. Her iki tür istasyonda da pek çok 'boş zaman' kalıyordu elbette.
"Kayıtlar, basılmak için değil, daha çok radyoda yayınlanmak için yapılırdı, bu nedenle bulduğumuz grupların çoğu bırakn yurtdışını, yurtiçinde dahi duyulmamıştı" diyor Alexander.
Kershaw ise, "Siyah Güney Afrika müziğinin etkisi geniş olmuştur – Paul Simon'ın Graceland albümüne bakın. Müzik en coşkulu ve en kolay akılda kalan müziklerden biridir ve başka koşullar altında Afrika müziğini dinlemeyecek insanlara ulaşması bakımından önem taşır."
Yeni arşiv, ebat olarak Amerikalı blues müzisyeni Alan Lomax'ın dünya çapındaki yerli müzisyenlerinden derlediği çalışmayla neredeyse aynı çapta. Lomax iki yıl önce kendi kaydettiği yerli şarkılarından oluyan 100 CD'lik bir seri yayınlamıştı.
Bazı Güney Afrika kayıtları bugün kaybolmuştur. Irkçılık döneminde, bazı materyaller siyasi açıdan tehlike arz ettiği gerekçesiyle yok edildi. Bazıları ise üzerine 'kafir' çıkartmaları yapıştırıldığından zarar gördü. Ancak kayıtların büyük kısmı yine de sağlıklı durumda ve keşfedilmeyi bekliyor.
www.evrensel.net