Eğitimde deprem yaşanıyor

Eğitimde deprem yaşanıyor

Depremden etkilenen illerde, 'eğitim depremi' devam ediyor. 5 ile 50 milyon arasında "kayıt parası" ödemek zorunda bırakılan depremzede öğrencilerden "yakacak, kitap ve elektrik" parası toplanıyor.

Eğitimde deprem yaşanıyor
17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardından bölgedeki üniversiteler, liseler ve ortaöğretim kurumları, eksikliklerin tamamlanması gerekçesiyle kapatılırken, aradan aylar geçmesine karşın sorunların çözümü noktasında kaydadeğer adımlar atılmıyor. Eğitim sorunlar yumağı haline getirilirken, depremzede öğrencilerden de "katkı payı" toplanmaya başlandı. Üstelik, eğitim araç ve gereçlerinin ücretsiz olarak dağıtılacağı açıklanmasına karşın, ders kitapları için öğrencilerden para toplanıyor.
Üniversitelerde ise 'hızlandırılmış eğitim' adı altında, içi boşaltılmış dersler görülüyor. Liselerde de sınavların ve sözlülerin sayısının bire düşürülmesi öğrencileri zor durumda bırakıyor.
Elektrikler kesilince...
Gökhan Akdoğan Orman Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi. Deprem öncesi evde kalan Akdoğan, şu an yurtta barınıyor. Akdoğan, "Sorunları çözüp iki, üç ay içinde okulları açacaklarını söylediler. Ancak öğrencileri okulların açılmasına bir hafta kala Ağaköyü'nde kurulu bulunan çadırkente yerleştirdiler. Buralar yaşanacak gibi değildi. Ufacık çadırlarda üç tane ranza bulunuyordu. Isınmak için her çadıra bir katalitik verdiler" sözleriyle anlatıyor, yurda geçmeden önceki yaşam koşullarını. Koşulların düzeltilmesi talebiyle derslere girmeme kararı aldıklarını, bu tepki karşısında kendilerine final sınavlarından bir gün önce konteynır verildiğini ve aynı gün valinin emri ile çadırların elektrik ve suyunun kesildiğini belirten Akdoğan, "Sınavdan bir gün önce elektriklerin kesilmesi nedeniyle kimse ders çalışamadı" diye konuştu.
Öğrencilerin önemli bir bölümünün, depremden hasar gören Düzce Yurdu'na yerleştirildiğini kaydeden Akdoğan, "Yurdun her yanında çatlaklar var. Ancak, koridora binanın sağlam olduğuna dair bir rapor asılmış. Raporun altında iki imzadan biri bir kimya mühendisine ait. Böyle bir rapora ne kadar güvenebiliriz ki" diyerek, öğrenciler olarak endişelerini dile getirdi.
İki kere para alınıyor
Yurda yerleştirilen öğrencilerin kullandıkları odalar, meslek yüksekokulu öğrencilerine ait. Nisan ayında meslek yüksekokulunun öğrenime açılmasıyla birlikte ciddi bir sıkıntı yaşanması bekleniyor. Misafir statüsünde yurda alınan ve normal ücretin iki katı para (12 milyon lira) ödeyen öğrenciler ise şimdiden nisan ayında ne yapacaklarını düşünüyorlar. Öğrenciler, yurtta yemeklerin pahalı olmasından da şikâyetçiler.
Konteynır su geçiriyor
Teknik Eğitim Mobilya Dekorasyon birinci sınıf öğrencisi Ali Şahin ise, öğrencilerin tepkisi sonrası getirtilen konteynırlarda kalıyor. "Konteynır su geçirir mi? Bizim ki geçiriyor işte" diyerek söze başlayan Şahin, 24 metrekarelik bir konteynırda 10 kişi kaldıklarını belirtiyor. "Bu koşullarda ders çalışamıyoruz. Etütlerin hepsi dolu oluyor. Bu yüzden çoğu arkadaş vizesinden 100 aldığı dersin finalinde kaldı" diyen Şahin, şöyle devam ediyor: "Burada depremzede öğrencilere verilen bazı burslardan biz yararlanamıyoruz. Çünkü ikametgâh istiyorlar."
Kitaplar parayla
Liselerin durumu da üniversitelerden farklı değil. Liselerde görülen derslere branş öğretmenlerinin girmemesi kaliteyi oldukça düşürmüş. Özellikle barınma problemi yaşayan çok sayıda öğretmen tayinini istiyor. Çünkü öğretmenlerin yaşam koşulları da tüm depremzedeler gibi çok kötü. Liselerde günlük 4 saat ders ve bunun yanında cumartesi günleri yarımşar saatten 10 ek ders veriyorlar. Ancak devletin "Kitapları parasız vereceğiz, bu öğrencilerden katkı payı alınmayacak" sözlerinin aksine, bu bölgede bulunan öğrencilerden de para toplanıyor. Lise birinci sınıf öğrencisi Ender Kurnaz, "kayıt parası" adı altında bazı okullarda öğrencilerden 50 milyon lira alındığına dikkat çekiyor.
Katkı payı alınıyor
Son olarak, 3'er milyon lira "elektrik parası", 1'er milyon lira da "kitap parası" ödediklerini belirten Kurnaz, süper liselerde ise "kitap parası" olarak 5'er milyon lira toplandığını söyledi. Öğrencilerin anlatımlarına göre, okullarda sık sık "karne, mazot, yakacak, kitap" ihtiyaçlarını karşılamak gerekçesiyle para toplanıyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


TEDAŞ zamda ısrar ediyor
Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) elektrik fiyatlarına yapılan zammın ayda en az yüzde 5 olması konusunda ısrar ediyor. TEDAŞ Genel Müdürü Osman Nuri Doğan, petrol fiyatlarındaki artış, kamu kuruluşlarından tahsil edilemeyen alacaklar ve önemli boyutlara varan kaçak elektrik kullanımını gerekçe göstererek, Hazine'den aylık zam oranının artırılmasını isteyeceklerini söyledi.
Yoğun bir özelleştirmenin sürdüğü elektrik sektöründe şimdi de fahiş zamların daha da artırılması gündemde. TEDAŞ, aylık zam oranının en az yüzde 5 artırılmasını isteyeceğini açıkladı. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TEDAŞ Genel Müdürü Doğan, zamma gerekçe olarak da kaçak elektrik kullanımı ve elektrik borçlarını gösterdi.
Doğan, yüzde 2.1 oranındaki zammın söz konusu şartlarda yetersiz kaldığını savunarak, "Bu maliyetler ve bu kaçak oranlarıyla yüzde 5'ten aşağı zam kurtarmaz" dedi.
Öte yandan geçtiğimiz aylarda başlatılan ve mart ayı sonunda bitecek "kamu kuruluşlarına af" uygulamasında da net bir gelişme olmadığı öğrenildi. TEDAŞ'ın 300 trilyon lira seviyelerine ulaşan alacak toplamının büyük bir kısmı kamu kuruluşları ve belediyelerden kaynaklanıyor. TEDAŞ, bu ay sonuna kadar kamu kuruluşlarının elektrik borçlarını ödemeleri halinde faizlerini affedeceğini açıklamıştı. Kamu kuruluşları arasında en fazla borcu bulunanların başını Gaziantep Belediyesi ile Devlet Su İşleri (DSİ) çekiyor. Her iki kuruluşun borcu 10'ar trilyon lirayı buluyor.
www.evrensel.net