Yeni bir santral kumpası

Yeni bir santral kumpası

Zengin doğa güzelliklerine sahip Adana'nın Sugözü bölgesinde çokuluslu şirketlerin girişimleriyle termik santral yapılmaya çalışılıyor.

Yeni bir santral kumpası
Halil İmrek
Mersin'de yıllardır karşı çıkılan Akkuyu Nükleer Santrali'ne yönelik tepkiler sürerken, Adana Yumurtalık'ta da 'Sugözü Termik Santrali' kurulması için hazırlık yapıldığı ortaya çıktı. Caretta caretta kaplumbağalarının yumurtlama bölgesi olarak bilinen bölgede santral yapımı için yapılan hazırlıklar sessiz sedasız sürdürülüyor.
Alman kökenli SEAG AG ve çokuluslu elektromekanik imalatçısı/santral müteahhiti Siemens AG şirketlerinin katılımı ile 1998 yılında kurulan İskenderun Enerji AŞ, tarafından Sugözü ve Gölovası köyleri arasında kalan denize sıfır 3000 dekarlık alanda planlanan santralin start aşamasına gelmesi, bölgede yaşayan halkı da korkutuyor.
Arazi satın alıyor
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Adana İl Temsilcisi Bülent Sarı, Sugözü Termik Santrali projesinin 3 yıl önce de gündeme geldiğini, ancak resmi yollardan yapılan hazırlıkların ortaya çıkması üzerine, işin İskenderun Enerji AŞ adıyla bir şirket kurularak hızlandırılmaya çalışıldığını belirtti. Sarı, Alman destekli bu firmanın Sugözü ile Gölovası köyü arasındaki arazilere astronomik paralar vererek aldığını ve gizli yürütülen çalışmalardan Çevre Bakanlığı'nın bile 3 ay önceye kadar haberi olmadığını söyledi.
Sarı, söz konusu şirketin yayınladığı tanıtım broşürlerinde bu projenin kesinlikle 2000 yılında başlayacağının vurgulandığını, oysa projenin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun bile henüz hazırlanmadığını, Çevre Bakanlığı'nın da bu nedenle bu projeden son anda haberi olduğunu vurguladı.
Doğaya büyük darbe
Nükleer ve termik santrallerin yapımı konusunda halkı ikna etmek için değişik senaryolar yazıldığını aktaran Sarı, "Akkuyu'dan sonra Yumurtalık da gözden çıkarılmak isteniyor" dedi.
Bülent Sarı, Sugözü Termik Santrali projesinin hayata geçirilmesi halinde istimlak edilen verimli tarım arazilerinin elden gideceğini, bu durumun zaten santral yapımını yasal olarak engellediğıini söyledi. Termik santralde kömür yakılması sonucu saatte 60 ton kül oluşacağını hatırlatan Sarı, bunun da bölgedeki hakim rüzgârlar sayesinde çevreye yayılacağını ve büyük bir kirliliğe neden olacağını ifade etti. Soğutma amacıyla kullanılacak deniz suyunun da kısa süre içinde kirleneceğine değinen Sarı, ayrıca deniz suyu sıcaklıklarının artarak doğal dengeyi bozacağını, arazideki tarihi ve kültürel değerlerin tahrip olacağını kaydetti.
Sarı, santralde kullanılmak üzere deniz yolu ile getirilecek kömürün taşınması ve depolanması sırasında da büyük bir doğa tahribatı yaşanacağının altını çizdi.
Menfaat grupları etkili
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde yerli, temiz ve ucuz enerji üretiminin sınırları henüz zorlanmamışken, termik veya nükleer santraller gibi çevresel riskler içeren enerji üretim tesislerinin ülkemiz için yanlış olduğunu ifade eden Sarı, "Bu tip enerji üretim tesislerinin planlanması, projelendirilmesi, kurulması ve işletilmesi için ülkemizde yeterli altyapı ve teknolojinin olmaması endişe vericidir.
Türkiye'de sudan üretilen elektrik enerjisinin payı 1998'de yüzde 50.4'tür. Ekonomik olarak kullanabilir su miktarı 107,2 milyar metreküp/yıl kullanılmaktadır. Yapılması planlanan 613 barajdan henüz 164'ü bitmiştir. Bundan dolayıdır ki termik, nükleer santraller için alınan kararlar ülke çıkarları dışında belirli grupların menfaati doğrultusunda alınan kararlardır" dedi.
www.evrensel.net