EBK

EBK'nın tasfiyesi tarıma darbe vurdu

Gıda üretimi bakımından kendisine yeten 8 ülkeden biri olan Türkiye, EBK'nın peşkeşiyle bu unvanını koruyamaz duruma getirildi.

EBK'nın tasfiyesi tarıma darbe vurdu
Gelişmiş ülkeler tarımsal üretimlerinin yüzde 78'ini kendileri karşılayıp, tarım ve hayvansal üretimlerini değişik yöntemlerle desteklerken, nüfusunun yüzde 44'ünden fazlası kırsal kesimde yaşayan Türkiye'de tarım ve hayvancılık bitme noktasına getirildi.
Gıda üretimi bakımından kendi kendisine yeten sekiz ülkeden biri olan Türkiye, Et ve Balık Kurumu (EBK)'nun haraç mezat elden çıkarılmasıyla ve uygulanan özelleştirme politikalarıyla bu unvanını koruyamaz duruma getirildi.
EBK, devletin et ve süt sektöründen çekilmesinin gerekliliği savı öne sürülerek özelleştirilirken, üretim düşürüldü. Öz Gıda-İş'in 26-28 Temmuz 1995 tarihlerinde mahkeme kanalıyla yaptırdığı tespite göre, EBK'nın özelleştirilen 12 kombinasında yıllık 46 bin tonluk üretim bugün 1300 tonun altına düştü.
İşçi sayısı düştü
Öz Gıda-İş tarafından hazırlanan raporda, özelleştirilen kombinalarda üretimin yapılmaması halinde uygulanacak ihale tutarının yüzde 10'u oranında para cezasının komik bulunduğu ifade edildi. Rapora göre; EBK'nın 12 kombinasındaki işçi sayısı da önemli oranda düşerek, özelleştirme öncesi 1227 olan işçi sayısı bugün 151 indi.
EBK'ya talip olan şirketlerin et üretimi ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığına vurgu yapılan raporda, kombinaların çoğu şehir merkezlerindeki, ekonomik değerleri çok yüksek olan arsa ve alanlarının sermayenin ilgisini çektiği ifade edildi.
EBK arsalarına hipermarket
İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde değerleri trilyonlarla ölçülebilen EBK alanlarının sermayenin iştahını kabarttığı vurgulanan raporda, Fatsa Kombinası'nın, Karadeniz'e kıyısı olan ve bir liman yapılması için biçilmiş kaftan olduğu örneği verildi.
TBMM Özelleştirme Araştırma Komisyonu raporunda, "Ayrıca, EBK işletmelerinin 'üç yıl üretim' şartıyla satıldığı, ancak 'üretim' tanımlanmadığı için, tek bir baş hayvan kesiminin de üretim sayıldığı; yaptırım da sadece satış tutarının yüzde 10'u tutarında para cezası olarak tanımlandığı için, bir anlamda üretimsizliğin teşvik edildiği görülmüştür. Satılan tesislerin büyük bölümünün, 'üretim' için değil, 'arsa'ları için satıldığı, ancak bazı tesislerin satış fiyatının arsa değerinin bile altında kaldığı görülmüştür" denildiğine dikkat çekilen Öz Gıda-İş raporunda, Ankara EBK Kombinası'nın özelleştirildikten sonra arsasına yapılan Koç Holding'e ait "Migros", isim verilmeden örnek gösterildi.
EBK'nın özelleştirilmesinden sonra iddia edilenin aksine üretim artışı kurumların rantabl çalışmasının mümkün olmadığının altı çizilen raporda, Başbakan Bülent Ecevit'in "Hayvancılığı bunalımdan kurtarmak için EBK'yı özelleştirmek değil, verimli çalışabilir hale getirmek gerekir. Bunun için de tesisler özelleştirmek yerine özerkleştirilmelidir. Özerkleştirmeden kasıt; EBK'nın yönetiminde işçiler, üreticiler ve kooperatifler etkin duruma getirilmelidir" sözü çözüm olarak savunuldu.
www.evrensel.net