SSK

SSK'ya yok özele teşvik

Özel sağlık kuruluşları hükümetten aldıkları teşviklerle küçük bir azınlığa 'kaliteli hizmet' verirken, SSK hastaneleri 18 yıldır yapılmayan yatırımlar yüzünden çilehanelere dönüştü.

SSK'ya yok özele teşvik
Özlem Albayrak
Her geçen yıl bütçeden sağlığa ayrılan pay düşürülürken, özel sağlık kurumlarına teşvik adı altında aktarılan kaynakların miktarı ve özel sağlık kurumlarının sayısı artıyor. Özel sağlık işletmelerinin sayısı 7000'e ulaşırken, bu şirketlere 7 Ağustos 1997 tarihli döviz kuru ile 100 trilyon liranın üzerinde para kâr olarak geri dönüyor.
Sağlık sektöründeki kâr oranını gören sermaye her yıl daha fazla bu sektöre girerken devlet de kamu sağlık kurumlarına aktarması gereken kaynağı sermayeye akıtmayı tercih ediyor. Kamu sağlık kurumlarına yatırım yapılmayarak, eleman, araç-gereç ve modern tıp donanımları eksikliği ile karşı karşıya bırakılırken, Ankara'daki Özel Bayındır Hastanesi'ne 75 milyon dolar, Özel Sevgi Hastanesi'ne ise 33 milyon dolar teşvik verildi.
Kamu sağlık harcamaları 1980'lerden itibaren sürekli düşürülürken, özel sağlık kuruluşlarının sayısında belirgin artışlar gözlendi. 1979'da 90 olan özel sağlık kuruluşu (özel yataklı tedavi kurumu) 1989'da 115'e çıktı. Yataklı tedavi kurumu olarak çok fazla artış olmamasına rağmen, özel şirket sayısı 1992 yılı itibariyle 32 bin civarındayken, 1997 yılı itibariyle 40 bin olarak tahmin ediliyor. Bu şirketlerin yüzde 47'si ilaç ve tıbbi alet ticareti, yüzde 42'si tıp ve dişçilikle ilgili uygulama yapıyor.
Özel hastaneler artıyor
Türkiye'de 1993'te 129 olan özel hastane sayısı 1998 yılında 212'ye ulaştı. Bu sayıya tıp ve dişçilikle ilgili 17 bin civarında özel işyeri de eklenince tıbbi alet ticareti yapanlar hariç ortaya 7000'e yakın işyeri çıkıyor. Bunların kazançlarına bakıldığında ise özel hastanelerin 239 milyon dolar, özel polikliniklerin 148 milyon dolar, özel dişçilik hizmetlerinin 123 milyon dolar, toplam 643 milyon dolarlık rantın ortaya çıktığı görülüyor. 7 Ağustos 1997 tarihli döviz kuru ile 100 trilyon liranın üzerinde bir paranın kâr olarak geri döndüğü düşünüldüğünde sermayenin sektöre neden bu kadar rağbet gösterdiği anlaşılıyor.
Kaynaklar özel sektöre
Özelleştirme politikaları sonucu, kamu sağlık yatırımları durdurularak, bütçe kaynakları özel sektöre aktarılmaya başlandı. Böylece, kamu kurumlarının hizmetleri özel sektörden satın alma dönemine girildi. Özellikle Emekli Sandığı ve SSK fonları hasta sevki ya da hizmet alımı nedeniyle özel sektöre aktarılırken, 1989-1994 yılları arasında, SSK'dan özel sektöre yapılan yalnızca hasta sevkleri bedeli 1.5 milyar doları buldu. Toplam hastane sayısı içindeki özel hastane oranı 1993 yılında yüzde 13.4 iken, 1997'de yüzde 17.1'e yükseldi.
SES Genel Merkezi tarafından hazırlanan rapora göre, özel hastane sayısındaki hızlı artışa karşın, özel hastanelerin sunduğu hizmetin toplam yataklı tedavi hizmeti içindeki oranı son derece düşük. Özel hastaneler toplam poliklinik hizmetlerinin yüzde 2'sini, toplam yatılan günlerin yüzde 2.2'sini, toplam doğumların yüzde 6.1'ini, toplam ameliyatların ise sadece yüzde 7.6'sını karşılıyor. Bunun sonucunda yatak doluluk oranı özel hastanelerde yalnızca yüzde 25.5 iken aynı oran SSK hastanelerinde yüzde 69.7, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde yüzde 55.8 ve üniversite hastanelerinde yüzde 70.9'u buluyor. Özel sektör fiyatları fahiş hale gelirken, sadece küçük bir azınlığa hizmet verdikleri görülüyor.
www.evrensel.net