Kurbanlıkların

Kurbanlıkların 'tadı yok'

Kurban bayramında ailesine et yedirmek isteyenler hayvan fiyatlarının yüksekliğinden yakınırken hayvan üreticileri de ellerindeki hayvanları satamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. İzmir Karabağlar'da kurulu hayvan pazarında kısa bir tur bayram piyasasının durgunluğunu gösteriyor. Satıcıların en büyük korkusu ellerindeki malları bitiremeden eve dönmek...

Kurbanlıkların 'tadı yok'
Erol Teslim
Günler öncesinden çadırlar kurularak, yemlikler yapıldı, küspe ve samanlar getirildi. Erzurum, Yozgat ve daha birçok yerden kurbanlık hayvanlar çadıra yerleştirildi. Pazarlıklar yapılarak kurbanlıkların satılmasına çalışıldı. Havanın kararmasıyla birlikte çadırların içinde bulunan yataklara uzanılıyor. Çaylar demlenerek Karabağlar'ın ıssız sokaklarında muhabbetler ediliyordu. Ayrı ayrı mekânlardan gelmelerine karşılık sorunları aynıydı. Kurbanlıklarını bir an önce satarak bayramda evde, çocuklarının yanında olmak istiyorlardı.
Saatler ilerledikçe hava soğuyor ve ateş yakılarak sohbete devam ediliyordu. Sabahın ilerleyen saatlerine kadar çadırlarda nöbet tutuluyor, sohbetler devam ediyordu. Onlar memleketlerinden binlerce kilometre uzakta kurbanlıklarını satma mücadelesini verirlerken, bayram hazırlıkları başlıyor evlerde. Kurbanlıklar alınıyor, temizlikler yapılıyor, bayram alışverişine çıkılıyor. Çocuklar bayramlık elbiselerine ve ayakkabılarına kavuşunca gözleri parlıyor, yürekleri pır pır ediyor. Bu coşku ve sevinçle bayram günü bekleniyor: "O eski bayramlar geride kaldı. Artık her şey değişti. Bizim bayramımız elimizdeki hayvanları satınca, çocuklarımıza bayramlık alıp, evimizde onların yanında olduğumuzda olacak" diyor kurban satıcıları.
"300'e aldım 300'e sattım"
Yozgat'dan gelen Nurettin Doğan bayramı nasıl geçireceğini ve neden İzmir'e geldiğini anlatıyor: "Bu hayvanları halka hizmet olsun, biz de bir dilim ekmek parası kazanalım diye getirdik. Bu hayvanları aldık, altı aydır besliyoruz. Yemin torbası 5.5 milyon, etin kilosunu piyasada 2 milyona mezbahaneler kesiyor. Kasabın eline geçtiği zaman 3 milyondan veriyor. Şu anda bu malların kilosu 1 milyon liraya da gelmiyor. Biz bu hayvanları zaten 400 milyona aldık, 100'er milyon masraf yaptık. Geçen sene 100 milyon liraya gelen araçlar, bu sene 300 milyona geliyor. Piyasanın hiç tadı tuzu yok. Bu hayvanlara 500 milyon lira istiyoruz ama müşteri 300-400 milyon lira veriyor. Biz de pazarlık sonrası hesaplı olarak vermeye çalışıyoruz. Zararlarımızı kurtarmıyor, ala tosunları 300 milyona aldım, 300 milyona sattım."
Erzurum'a 100 kilometre uzaklıkta Hınıs'tan kurbanlıkları satmak için gelen Yakup Bingöl de dertli, Erzurum'da hayvancılık dışında geçim kaynakları olmadığını söylüyor: "Normal bir insanın gücü 30-40 milyon liralık hayvana ancak yetiyor. Bu mallar orda satılmaz. Şirketler ise kendi hesaplarına göre iadeye çevirip bırakıyorlar. Zararını karşıla veya karşılama, senin keyfin bilir. Adamın umrunda bile değil. Herkes kendini düşünüyor. Bayramda bu mallar elimizde kalacak. Dünyanın malı buraya yığılmış. Geçen sene etin kilosu Erzurum'da 1 milyon 800'e kesiliyordu, bu sene 1 milyon 750, yemin torbası geçen sene 2 milyon 500'dü, bu sene 6 milyona aldık. 500 kiloluk hayvana 500 milyon lira diyoruz adam sırtını dönüp gidiyor. İşte biz bayramı böyle geçireceğiz."
'Memleketten geldik...'
Kurbanlık almak için geldiğini söylen İbrahim Tıkır da eski kurban pazarlıklarını arıyor. "Eskiden geldiğimizde pazarlıklar yapılır, dostluklar kurulur, arkadaşlıklar pekiştirilirdi. Ancak günümüzde her şey paraya endeksli. Dostluklar bile bunun temelinde kuruluyor. Bayramların tadı aynı ama kurbanlıklar alınamıyor. Bunu da almakta zorlanıyoruz" diye başlıyor ve ekliyor: "Bayramda çocuklarımla birlikte olmak isterim ama para olup da kurbanlık da almak isterim. Alsak veya alabilirsek bayramı iyi geçireceğiz. Eski bayramları memleketlerde geçiriyorduk, iyiydik, kendi malımız vardı, kesiyorduk rahattık. Bu memlekete geldik sıkıntılı olarak yaşıyoruz artık o eski bayramları da unuttuk."
Hayvanlarını satmak ve bayramını memleketinde geçirmek istediğini söyleyen Süleyman Yücesoy alıyor sözü: "Bayramın bir güzelliği var. Ama malımızı satmadığımızda çoluk çocuğumuzun yanında olmayınca bunun ne anlamı var? Kurbanlıkları elimizden çıkarmış olsak daha sevinçli daha güzel bir bayram yapmayı isteriz." Yozgat'ta kurbanlık fiyatlarının iyi olduğunu söyleyen hayvan satıcısı Mustafa Demirel söylüyor son sözü: "İzmir'de kurbanlık fiyatları düşük. Geçen seneki fiyatlar bu sene yok. Arabalar geçen sene 200 milyona geliyordu, bu sene 300 milyona geliyor. Burada masraf da fazla. Demek ki bu sene kurbanların tadı yok."
www.evrensel.net