Emperyalizme ve gericiliğe

Emperyalizme ve gericiliğe

   karşı mücadeleye

Emperyalizme ve gericiliğe karşı mücadeleyeEmeğin Partisi (EMEP) Genel Yönetim Kurulu (GYK), 5 Mart 2000 tarihinde 7000 emekçinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2. Genel Kongresi'nin sonuç bildirgesini dün açıkladı. EMEP 2. Genel Konferansı da 3-4 Mart tarihlerinde fahri delegelerle birlikte 600 delegenin katılımıyla toplandı. EMEP'in kongre ve konferansları, tartışılan gündemlerin ardından hazırlanan karar tasarıları üzerinde sağlanan tam bir irade birliğiyle sonuçlandı. Tek listeyle girilen ve 389 delegenin oy kullandığı seçimlerde, Levent Tüzel oybirliğiyle yeniden genel başkanlığa getirildi; 45 kişiden oluşan yeni genel yönetim kurulu da, delegelerin tamamının oyuyla seçildi.
Yurtiçinden ve yurtdışından birçok siyasi parti, sendika ve kitle örgütü temsilcilerinin katıldığı ve destek verdiği kongrenin ardından 6 Mart günü toplanan yeni genel yönetim kurulunun kendi arasında iş bölümü yaptığı; 2. Genel Konferans ve Kongre'de alınan kararlar doğrultusunda önümüzdeki döneme ilişkin görevler belirlediği bildirildi.
'Dosta düşmana gösterdik'
EMEP 2. Genel Kongresi'nin sonuç bildirgesinde, 2. Genel Konferans ve Kongre'nin, içinden geçtiğimiz dönemin işçi sınıfı ve emekçilerin bağımsızlık, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde bir dönüm noktası olduğuna dikkat çektiği belirtildi. Konferans ve kongrenin; EMEP'in, işçi, emekçi yığınlar tarafından tanınan, yaptıkları ve hedefleriyle her geçen gün onların daha fazla desteğini alan, yeni katılımlarla emekçilerin politika okulu olarak büyüyen, işçi sınıfı ve emekçilerin Türkiye'nin gündemine damgasını vurmak için bir araya geldiği bir parti olarak ileriye doğru yürüdüğünü dost-düşman herkese gösterdiği ifade edilen bildirgede, "Partimiz; konferans ve kongreden aldığı güçle bütün parti örgütlerimize, 'görev ve sorumluluklara dört elle sarılma çağrısı' yapmıştır" denildi.
'Emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşelim'
Sonuç bildirgesinde, 2. Genel Konferans ve Kongre'nin, egemen sınıfların bütün aksi iddialarına ve yürütülen karşı devrimci propagandaya rağmen, emek ile sermaye, ezen ile ezilen, sömüren ile sömürülen arasındaki çelişki ve çıkar çatışmasının, çağımıza yön veren çelişki ve çatışma olduğunu yüksek sesle ortaya koyduğu ifade edilerek, içinde bulunduğumuz dönemin temel sloganının ise, "İşçiler, emekçiler; emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşelim" olarak tespit edildiğine dikkat çekildi. Konferans ve kongrenin, işçi sınıfının çağımızın devrimci sınıfı olmaktan çıktığını iddia eden her renkten burjuva reformist ve liberal sosyalist, Yeni Dünya Düzenci anlayışlara karşı, binlerce işçi ve emekçinin; "Biz sömürüsüz, sınıfsız bir dünya istiyor ve onun için mücadele ediyoruz" diye haykırarak yanıt verdiği bir kürsü olduğu belirtildi.
AB'ye karşı enternasyonal mücadele
Konferans ve kongrenin, Avrupa Birliği (AB)'ni, uluslararası tekellerin birliği, bir zenginler kulübü, Avrupalı emperyalistlerin sömürgeci, yağmacı ve baskıcı ortaklığı olarak mahkûm ettiğinin vurgulandığı bildirgeye şöyle devam edildi: "Bağımsızlıktan yana ve antiemperyalist olan her kişi ve kurumun AB'ye karşı mücadele etmesi gerektiğini ortaya koyan partimiz, AB'ye karşı emekçilerin enternasyonal dayanışma ve mücadele içerisine girmesinin önemine vurgu yapmıştır. Sırtını AB'ye yaslayarak Türkiye'ye demokrasi gelmeyeceğine, bu doğrultuda beklenti yaratan anlayışların temelinde halka ve emekçi sınıflara olan güvensizliğin bulunduğuna işaret eden konferans ve kongremiz, Kürt sorununun çözümünü Avrupa'nın Türkiye'ye baskı yapmasında aramanın, emekçileri büyük bir yanılgının peşine sürüklemek olduğunu ortaya koymuştur."
'Antiemperyalist bir bilinçle'
Bildirgede, konferans ve kongrede Kürt sorununa ilişkin yapılan tespitler şu şekilde aktarıldı: "Konferans ve kongremiz, şoven, milliyetçi ve inkârcı politikalara karşı, Türk ve Kürt emekçileri arasındaki kardeşlik duygularının güçlendirilmesinin ve ortak mücadele bilincinin ilerletilmesinin hayati önemine dikkat çekerek; OHAL'in kaldırılması, GAP'ın emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin çıkarına değil, bölge halkının ihtiyaçlarına uygun olarak işletilmesi; bölgedeki hak ihlallerine son verilmesi ve bölge halkının demokratik taleplerinin gerçekleşmesi için somut adımlar atılması için mücadele çağrısı yapmıştır. Konferans ve kongremiz, işçi sınıfının, emekçilerin, köylülerin, gençliğin, emekçi kadınların ve Kürtlerin sorunlarının çözülmesi ve taleplerinin gerçekleşmesinin, antiemperyalist bir bilinçle yürütülecek kesintisiz, ısrarlı ve hak alıcı bir mücadeleyle mümkün olabileceğini vurgulamıştır."
'Sendikalaşmanın önündeki engeller'
Sonuç bildirgesinde, uzlaşmacı, bürokratik sendikacılığa karşı mücadeleci bir sendikacılık anlayışının emek örgütlerine hakim kılınması ve işçilerin sendikalarda örgütlenmesinin teşvik edilmesinin önemine de dikkat çeken konferans ve kongrenin; iş yasalarının demokratikleştirilmesi ve sendikalaşmanın önündeki antidemokratik yasaların kaldırılması talepleri için mücadelenin, sınıf hareketinin geleceği açısından belirleyici olduğunu da ortaya koyduğu ifade edildi.
Yalanlara karşı teorik mücadele
EMEP'in işçi sınıfı, emekçiler ve kurtuluşlarını emeğin kurtuluşunda gören aydınların önüne kültür, sanat, bilim ve edebiyat alanındaki üretimin özgürce yapılabilmesi; yasakçı ve baskıcı yasalara karşı çıkılması; kültür emeperyalizmine karşı demokratik ve devrimci değerlerin savunulması için mücadele edilmesi görevini koyduğu vurgulanan bildirgede, "Partimiz; 'sosyalizmin öldüğü, kapitalizmin ebedi tek sistem olduğu' yalanına karşı, doğa bilimleri, ekonomi ve sosyal bilimler, kültür ve sanat alanında teorik bir mücadele yürütme konusunda yeni bir süreç başlatacaktır" denildi.
Ayrımsız genel af
Konferans ve kongrede, cezaevlerinin koşullarının insanca yaşanabilir hale getirilmesi ve halka karşı suç işleyen halk düşmanı çeteler dışta tutularak, ayrımsız bir genel affın çıkarılması için herkesin mücadele etmeye çağrıldığı belirtilen bildirgede, EMEP'in önümüzdeki dönemde işçi sınıfı, emekçiler, köylüler ve gençlerin birleşerek, 2. Genel Konferans ve Kongre'de alınan bu kararlar doğrultusunda mücadele etmesi için çalışacağı dile getirildi. Bildirgede, bu mücadelenin Türkiye'nin politika sahnesine damgasını vurması için örgütleneceği belirtildi.
www.evrensel.net