Söz bitti sıra eylemde

Söz bitti sıra eylemde

KİGEM, Tes-İş, Petrol-İş, Türkiye Maden-İş, TMMOB ve Enerji Yapı Yol-Sen'den oluşan Enerji Platformu'nun Türk-İş'teki, "Enerji Karmaşası ve Halkın Çıkarları" kitabının tanıtımına katılan maden ve enerji emekçileri...

Söz bitti, sıra eylemde
KİGEM Başkanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Enerji Platformu'nun, "Büyük olayı büyük protesto ile karşılamak için bir araya geldiğini" söyledi. İşçilerin medyadan sadece küçük gösterilmek istenen tepkilerini olduğu gibi göstermelerini beklediklerini belirten Soysal, mücadelenin henüz başında olunduğunu ve hiçbir şeyin bitmediğini vurguladı. Toplantıya katılan maden işçileri ise hükümet yetkililerine "vatan hainleri" diyerek tepki gösterirken, "Söz bitti, sıra eylemde" sloganları ile de özelleştirmeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladılar.
KİGEM, Tes-İş, Petrol-İş, Türkiye Maden-İş, TMMOB ve Enerji Yapı Yol-Sen'den oluşan Enerji Platformu tarafından hazırlanan "Enerji Karmaşası ve Halkın Çıkarları" kitabı dün Türk-İş Toplantı Salonu'nda kamuoyuna tanıtılarak, enerji alanında yaratılmak istenen karmaşaya dikkat çekildi. Türkiye Maden-İş üyesi Çayırhan maden işçilerinin de madenci giysileri ve fenerleriyle katıldığı toplantıda sık sık "Tahkim vatana ihanettir", "Şalter inecek, şirketler gidecek", "Direne direne kazanacağız" sloganları atıldı.
KİGEM Genel Başkanı Mümtaz Soysal, "Biz büyük olayı, büyük protesto için bir aradayız" diyerek Enerji Platformu'nun niçin oluşturulduğunu söyledi. İşçi dünyasının medyadan şikâyetçi olduğunu, eylemlerinin yazılmamasından, gösterilmemesinden, duyurulmamasından şikâyetçi olduklarını belirten Soysal, "Oysa tepki büyüktür. Medya bu tepkiyi olduğundan küçük göstermekle ülkeye hizmet etmiyor. Tepkilerin üzerine kendi deyimleriyle zoom yapması, 8 sütuna manşet vermesi gerekiyor" dedi. Enerji alanında, üreticiyi, sanayiciyi ve halkı ilgilendiren büyük bir karmaşa yaşandığına ve bunun bilgisizlikten, beceriksizlikten değil, bilinçli yaratılan bir karmaşa olduğuna dikkat çeken Soysal, enerji davasının, ülkenin ekonomisiyle, kalkınmayla, süreklilik, verimlilik ve etkinlik ilkesine uygun olması gerektiğini belirtti.
Ülkeye sahip çıkılmalı
Kitabın bir edebiyat kitabı olmadığını, enerji alanında yapılan yanlışlıkların sıralanıp, bugün yaratılmak istenen krizle oluşturulan havanın ne kadar gerçek dışı olduğunu gösterdiklerini, DPT'nin hesaplarında bile bunun gözüktüğünü dile getiren Soysal, karanlıkta kalmaktan ziyade arkasından gelen özel, yabancı çıkarların halk üzerindeki tehditler olduğunu belirtti. Kazanacaklarının, üretim alanlarına, üzerinde yaşanılan ülkeye sahip çıkacakları bir dava olduğunun altını çizen Soysal, "Buna en iyi sahip çıkacak olan işçilerdir" dedi.
Soysal'ın gelen telgrafları okuması sırasında Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan ve Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'i 'yuhalamalarla' protesto eden işçiler, "Hocam onlar vatana ihanet ediyor, okuma" diye tepki gösterdiler. "Şalter inecek, şirketler gidecek" sloganları arasında söz alan Tes-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, bugüne kadar iktidara gelen partilerin hep özelleştirmeden yana olduklarını söyledi. Tes-İş olarak özelleştirmeyi Türkiye ve halkın yararına bulmadıklarını kaydeden Kumlu, "Hükümeti de yanlışlığı değişen kararlarla bir kez daha ortaya çıkan uluslararası sermaye reçetelerini bir kenara bırakıp, enerji özelleştirmelerinden tümüyle vazgeçmeye çağırıyoruz" dedi. Kumlu'ya yanıt, "Söz bitti, sıra eylemde" sloganıyla salondan geldi.
'Gücümüz var, kararlılık önemli'
Enerji Yapı Yol-Sen Genel Başkanı Cengiz Faydalı, enerjide özelleştirme sürecinin 1984'te 3096 sayılı yasayla başladığını, 12 Eylül'ün baskılarının etkisiyle karşı ses yükselemediğini; ikinci adım olarak ise Dünya Bankası ve IMF'nin raporlarıyla TEK'in parçalanmasının getirildiğini anlattı. TEK'in TEAŞ ve TEDAŞ olarak bölünmesine, Anayasa'nın onca antidemokratik maddelerine rağmen tahkimin Anayasa'ya sokulup, geriye de işletildiğine dikkat çeken Faydalı, şimdi de nükleer santrallarin kurulmak istendiğini hatırlattı. Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Hasan Hüseyin Kayabaşı, ülkenin, halkın karanlıkta kalması için değil, aydınlığı için yan yana geldiklerini söyledi. Ülkenin enerji kaynaklarının peşkeşine karşı halkı uyarmak için bir araya geldiklerini belirten Kayabaşı'nın sözleri "Madenler halkındır, satılamaz" sözleriyle kesildi. Daha sonra kömür rezervleri ve kömür ithalatı politikalarından örnekler veren Kayabaşı, hükümeti çalışanların seslerine kulak vermeye, halkın ve ülkenin çıkarlarını savunmaya çağırdı. Siyasileri ülkenin gerçeklerini göremeyen zavallılar olarak nitelendiren Kayabaşı, gözlerindeki at gözlüğünü çıkarmaya çağırdı.
Uzlaşma, tekeller lehinedir
TMMOB Genel Başkanı Yavuz Önen ise, nükleer lobinin Türkiye üzerindeki oyunlarına, siyasiler, Meclis, hükümet üzerindeki baskılarına dikkat çekti. Nükleer lobilerin programlarını hükümetin olduğu gibi uyguladığını kaydeden Önen, "Bilgi mücadele araçlarından biridir ama Türkiye'yi yöneten aymazları ülkenin, halkın yararı doğrultusuna getirmek için ciddi uğraşa, mücadeleye geçmeye ihtiyaç vardır" dedi. Önen, Emek Platformu'nun harekete geçirilmesini isteyen ve emek örgütlerinin uzlaşma değil mücadeleyi sokaklara taşımaları gerektiğini belirtti.
Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın da, enerji üretim ve iletiminde önemli bir yeri olan petrol sektörünün özelleştirme tehdidiyle karşı karşıya olduğunu anlattı. Doğalgazın elektrik üretiminde kullanılmasının rasyonel olmayan, yanlış bir karar olduğuna ve belediye tarafından yürütülen doğalgaz dağıtımının da özelleştirme ile karşı karşıya olduğuna da değinen Öztaşkın, bütün bu olumsuzluklara karşı seslerini yükseltmek gerektiğini belirtti. Ülke kaynaklarının emperyalist tekellere yağmalattırılmasına karşı durma çağrısı yapan Öztaşkın, "Onlar inatçıysa, biz onlardan daha inatçı olmak zorundayız. Asla pes etmeyeceğiz, omuz omuza mücadeleyi hep birlikte yükselteceğiz" dedi.
Toplantıya, Türk-İş'e bağlı sendikalar ile TMMOB'ye bağlı odaların yöneticileri, Enerji Yapı Yol-Sen, EMEP, İP, SİP ve ÖDP yöneticileri de katıldı.
www.evrensel.net