Yağma sırası TÜPRAŞ

Yağma sırası TÜPRAŞ'ta

POAŞ'ın özelleştirme ihalesini gerçekleştiren 57. hükümet, şimdi de TÜPRAŞ'ı yerli ve yabancı tekkellerin yağmasına açıyor.

Yağma sırası TÜPRAŞ'ta
Şahin Bayar
POAŞ'ı, medya tekeli Aydın Doğan ve İş Bankası'na neredeyse bedavaya veren 57. hükümet, şimdi de ülkenin bağımsızlığı için stratejik bir konuma sahip TÜPRAŞ'ı peşkeşe hazırlanıyor. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olan ve ülkenin petrol ürünleri talebini karşılamak için gerekli ham petrolü tedarik etmek, rafine etmek, gerektiğinde petrol ürünlerini ihraç ve ithal etmek, bu maksatla petrol rafinerileri ve yeni üniteler kurmak, satın almak, devralmak, işletmek, gibi görevler amacıyla 1983'te kurulan TÜPRAŞ, önümüzdeki aylarda özelleştirilerek tekellerin eline verilmek isteniyor.
Bütçenin 1/5'ini oluşturuyor
"Bütçeye katkı" adı altında özelleştirilmek istenen TÜPRAŞ, mevcut haliyle bile bütçenin 1/5'ini oluştururken, 1998 net kârının 112 trilyon, 1999 net kârının ise 212.9 trilyon lira olduğu belirtildi.
1998 yılı satış hasılatı 1.8 katrilyon lira olup, 1.2 katrilyon lira vergi ödeyen TÜPRAŞ'ın ülke ekonomisindeki yerini göz ardı ederek "ille de özelleştirme" diyen 57. hükümet, POAŞ örneğinde olduğu gibi TÜPRAŞ'ın 5 milyar dolar bulduğu ifade edilen taşınmazlarını da hediye olarak vermeyi düşünüyor.
Özelleştirme operasyonu başlıyor
27.6 milyon ton/yıl kapasite ile Avrupa'daki en büyük petrol şirketleri arasında 7. sırada olan TÜPRAŞ, 10 Temmuz 1990'da özelleştirilmesine karar verilerek, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB)'na devredildi. Hemen 1991'de yüzde 2.5 hissesi, "halka arz" yöntemiyle satışa çıkarıldı.
Diğer KİT'lerde olduğu gibi TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi de sürekli gündemde tutuldu ve özelleştirmeye hazırlandı. Bu arada TÜPRAŞ'ın satışını cazip kılma amacıyla yatırımlara ağırlık verildi. Bu yatırımlar gerekliydi, ama diğer KİT'ler için yapılmazken, TÜPRAŞ'a yatırımların yapılması dikkat çekiciydi.
Örgütlülük dağıtılıyor
TÜPRAŞ sadece yeni yatırımlar yapılarak özelleştirmeye hazırlanmadı. Yatırımlarla birlikte Petrol-İş Sendikası'na üye işçilerin sayısı hızla düşürülerek, sendikalılık oranı düşürüldü. Sendikalı işçi sayısı 1992'de 4171 iken, 1998'de 3602'ye geriledi. Aynı yıllarda kapsam dışı personel sayısı ise 762'den 820'ye çıkarıldı. Sendikalı işçilerin toplam çalışanların içindeki oranının yüzde 50.4 olduğu TÜPRAŞ'ta sendikalı işçi dışında; 900 kapsamdışı, 800 taşeron, 400 özel güvenlik görevlisi ve 1100 civarında stajyer öğrenci çalışıyor.
Diğer ülke rafinerilerinde olduğu gibi, TÜPRAŞ'ta da işçilik giderlerinin toplam maliyet içinde payı yüzdelik oranlarla değil, bindelik oranlarla ifade ediliyor. Örneğin 1994'te binde 9 olan işçilik maliyetinin, toplam giderler içinde payı 1997'de binde 5'e düştü, 1998'de ise binde 7 olarak açıklandı.
Nisan ayında tamamlanıyor
Öte yandan, TÜPRAŞ Genel Müdürü Hüsamettin Danış, yüzde 15 oranındaki hissenin "halka arzının" nisan ayının ikinci haftasında tamamlanacağını bildirdi. TBMM KİT Komisyonu'nda TÜPRAŞ'ın 1995-1996 ve 1997 yıllarına ait hesaplarının görüşülmesine başlandı. Toplantının açılışında konuşan TÜPRAŞ Genel Müdürü Danış, halen kuruluşun sermayesinin 74.7 trilyon lira olduğunu ve yüzde 3.6 hissesinin borsada işlem görmekte olduğunu anlattı. Şirketin yüzde 15 oranındaki hissesinin halka arzının Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kayda alındığını belirten Danış, halka arzın nisan ayının ikinci haftasında tamamlanacağını söyledi. Danış, İzmir ve Kırıkkale rafinerilerinin kapasitelerinin de artırılarak 20.8 milyon ton petrol ürünü üretmeyi başardıklarını ifade etti.
Otomatik fiyatlandırma
TÜPRAŞ'ın cirosunun geçen yıl 3.2 katrilyon, devlete sağladığı vergi ve fonlar toplamının ise 1.9 katrilyon (4.6 milyar dolar) düzeyinde gerçekleştiğini belirten Danış, otomatik fiyatlandırma sistemine geçilmesiyle 1998 yılında 112 trilyon lira, petrol fiyatlarının hızla artmasına rağmen 1999 yılında da yüzde 199 oranında artışla 333 trilyon lira vergi öncesi kâr sağladığını açıkladı.
www.evrensel.net