Avcılar unutuldu, halk tepki dolu

Avcılar unutuldu, halk tepki dolu

28 binanın deprem sırasında yıkıldığı, 100'ü aşkın binanın da ağır hasar gördüğü Avcılar'da, yıkım çalışmaları depremin üzerinden 7 ay geçtiği halde tamamlanmadı.

Avcılar unutuldu, halk tepki dolu
Muzaffer Özkurt
17 Ağustos depreminden en fazla zarar gören yerleşim yerlerinden biri de İstanbul'un Avcılar ilçesi oldu. 28 binanın deprem sırasında yıkıldığı bu ilçede 100'ü aşkın bina da ağır hasar gördü. 106 bina hakkında ağır hasarlı raporu verilirken, 26 itirazlı durum halen mahkemede bekliyor. Bunların yanı sıra, kredi yardımlarından yararlandırmamak için gerçek dışı raporlarla ağır hasarlıdan orta hasarlıya çevrilen binalar bulunuyor.
İlçedeki tablo böyleyken, yıkım kararı verildiği halde aylardır dokunulmayan ve insana her gördüğünde deprem anının dehşetini yeniden yaşatan ağır hasarlı binalar etrafa korku saçıyor. Yetkililer ise bu konu hakkında hiçbir somut gelişmeden söz etmiyor.
Sorumluluktan kaçıyorlar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtuna, konunun yerel belediye ile Bayındırlık'ın sorumluluğunda olduğunu söyleyerek, işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Belediye ise topu Bayındırlık Müdürlüğü ve kriz merkezine atıyor. Sonuçta tüm yetkililer sorumluluktan kaçarken, halk ne yapacağını bilemiyor. Başvurmadıkları yer kalmadığını belirten ilçe halkı, unutulduklarını ve kendi kaderlerine terk edildiklerini söylüyorlar.
Korkudan uyuyamıyoruz
Yaşadığı evin hemen arkasında yıkım kararı alının 6 katlı bina olduğunu söyleyen Bektaş Köse, deprem sonrası iki ay evinde kalamamış. "Değil bu evlerin önünden geçmek, şu an uyku bile uyuyamıyoruz. Arkadaki bina çok hasarlı, çocuklar var, torun var" diyen Köse, hemen arka taraftaki pencereleri ve doğramaları sökülmüş koca bir binayı gösteriyor ve ekliyor: "Bir an önce yıksalar korkmayacağız. Ama her gün o binayı görmek moralimizi altüst ediyor."
Her gün bir yalan...
Evinin bitişiğinde, -eskiden kendisinin de bir daire sahibi olduğu-, ağır hasarlı bir bina bulunan Alaattin Uysal ise, kendilerine sürekli "yıkılacak" denilmesine karşın, bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamasına tepki gösteriyor. "Sık sık belediyeye gidip geliyorum. Toplantılara katıldık.
Her toplantıda farklı bir tarih söylüyorlar" diyen Uysal, yetkililerin kendilerine oldukça ilginç yanıtlar verdiklerini belirterek, şöyle devam ediyor: "Tapu Kadastro Müdürü 'Yalan söylüyoruz. Bir şey yapacağımız yok' dedi. Başkan yardımcısına gittim, o da 'Bakanlık elimizden aldı. Yoksa şimdiye kadar çoktan yıkmıştık. Üstelik maliyeti de artırdılar' yanıtını verdi."
Yetkililerin şimdi de kendilerine "Raporlara itirazlar var, bu yüzden yıkım işlemini başlatamıyoruz" bahanesini sunduğunu, itiraz sahiplerinin isimlerini istediklerindeyse bilgi alamadıklarını kaydeden Uysal, hasarlı evlerin pislik deposu haline geldiğine ve içlerinde farelerin cirit attığına dikkat çekiyor. "Fırtına çıktığı günlerde evimizin çatısına yan taraftaki hasarlı binadan kiremitler, tahta parçaları düşüyor. Benim evimin çatısı parçalandı bu yüzden" diyen Uysal, kimsenin bu evleri yıkmaya niyetli olmadığını vurgulayarak, yetkililere olan sitemini şöyle dile getiriyor: "Her gün bir yalan uydurup gidiyorlar!"
'Demirel arabadan bile inmedi'
Eşref Gürbey de söze "Devlet sahip çıkmıyor" diyerek başlıyor. Avcılar'ın depremde büyük hasar gördüğünü hatırlatan Gürbey, deprem sonrası yıkılanlarla beraber yaklaşık 106 binanın ağır hasarlı olduğunu ve yıkılması gereken 80'e yakın bina bulunduğunu anlatıyor. "Avcılar bu ülkenin bir parçası değil mi? Niye ilgilenmiyorlar?
Demirel deprem sonrası mersedesiyle geldi, arabadan bile inmedi. Geçip gitti buradan" diyen Gürbey, yıkımların yapılmadığını, Avcılar'daki insanların sorunlarıyla ilgilenilmediğini söylüyor.
Deprem vergisi alındı
"Depremde birçok bölge gibi Avcılar da yıkıldı. Ama bizden vergi aldılar. Bunun yanında deprem vergisi de aldılar. Üstelik en çok vergi veren bölgelerdin birisi burası.
Peki neden bu kadar vergi verilen yer ile ilgilenmiyorlar?" diye soran Gürbey, pek çok konuda mağdur olduklarına dikkat çekiyor.
Bir ara kendilerine fatura gönderilmediğini ve "Emir var, orta hasarlı binalara fatura dağıtmayacağız. Muaf tutulma durumu olabilir" denildiğini aktaran Gürbey, daha sonra faturaların zamlı olarak tahsil edildiğini, hatta bazı evlerde elektriğin kesildiğini ifade ediyor.
Devletin görevi
Her gün medyada bir profesörün çıkarak farklı şeyler söylemesinden ve insanları paniğe sürüklemesinden yakınan Gürbey, "Avcılar'dan her gün 100 aile gidiyor. Kim ne yapacağını şaşırdı. Kesin olmayan bilgileri çıkıp söylemesinler. Basın Avcılar'ı kötülemekten vazgeçsin" talebini dile getiriyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Sismik-1'in verileri yeni değil
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Sismik-1 araştırma gemisinin verilerine göre, "Marmara Denizi'nde bir depreme neden olacak fay boydan boya tek parça halinde kırılacak" tezinin terk edilmiş olduğunu söyledi.
Üşümezsoy, Sismik-1'in yaptığı araştırmanın son verileri olarak ifade edilen haritayla ilgili yaptığı açıklamada, Batı Marmara'da Ganos'tan başlayıp Tekirdağ çukurunun güneyinden geçerek kuzeyde Marmara Ereğlisi'ne kadar uzanan fay ile Silivri çukurunun ortasından geçerek Marmara'nın orta sırtında sonlanan ikinci bir fay bulunduğunu, bu iki fayın da küçük bir sırtla birbirinden ayrıldığını söyledi.
Üşümezsoy, şöyle konuştu: "Orta Marmara fayı, Batı Marmara'daki Silivri ve Tekirdağ çukurlarını katediyor. Verilerle 'Fay Marmara Denizi'nde boydan boya tek parça halinde kırılacak' tezi terk edilmiş oluyor. İstanbul'a en yakın olan deprem riski taşıyan fayın 17 Ağustos'ta kırıldığı, Batı Marmara'da Silivri çukurundaki fayın depremsellik taşıdığı kabul ediliyor. Açıklamalar ile Batı Marmara ile Çınarcık çukurunun kuzeyinden geçen fayların daha önceden ifade edildiği gibi yanal bir hareketlenme göstermediği, düşey atımlı oldukları ortaya çıkıyor."
Üşümezsoy, olası bir depremde Şarköy ve Batı Trakya kıyıları ile İstanbul'un batı kesiminin etkileneceğini söyleyerek, Adalar fayının deprem açısından bir risk taşımadığı iddiasını tekrarladı.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Sismoloji Laboratuvarı Şefi Doç. Dr. Ali Pınar ise, son veriler olarak ifade edilen haritanın yeni bir bilgi olmadığını söyledi. Pınar, "Önceden bilinen bu bilgilerin, yeni bir şeymiş gibi sunulması doğru değil. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nın açıkladığı Marmara'nın fay haritasında görünen hat, burada da görünüyor" diye konuştu.
www.evrensel.net