Gözaltı terörü

TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin, İstanbul'da bir karakolda 'işkence aletleri' bulmasının üzerinden kısa bir zaman geçmişken...

Gözaltı terörü
Gözaltında işkence edilerek öldürülen DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in birinci ölüm yıldönümüne katılanlara vahşice saldıran polis, yaklaşık 200 kişiyi coplayarak gözaltına aldı.
Süleyman Yeter'in birinci ölüm yıldönümü nedeniyle Alibeyköy Cemevi'nde verilen yemeğe katılan, aralarında kayıp ve tutuklu yakınları, çeşitli sendika ve kitle örgütü yöneticileri ile avukatların da bulunduğu bir grup, Alibeyköy Mezarlığı'nda Yeter için yaptırılan anıtmezarın açılışını yapmak üzere mezarlığa yürümek istedi. Grubun önü emniyet birimlerince kesilirken, yürüyüşlerinin yasal olmadığı söylenerek, kendilerine tahsis edilen iki otobüsle mezarlığa gitmeleri istendi. İstanbul Emniyet Müdürü Atilla Çınar ile İstanbul TMŞ Müdürü Şefik Kul ve grup arasında yapılan pazarlıklar sonuç vermedi. Bunun üzerine grubun etrafı çevik kuvvet ve panzerler ile sarıldı.
Polisin saldırı hazırlıklarına karşın "Süleyman Yeter ölümsüzdür" sloganı atarak dağılmayan grubun üzerine coplarla saldırıya geçen çevik kuvvet ekipleri, tüm grubu zorla otobüslere bindirerek gözaltına aldı. Grubun otobüslere binmek istememesi üzerine bir arbede meydana geldi. Arbede sırasında, gözaltına alınmaya karşı çıkan gruptakiler şiddetle coplandı.
Kanlı gözaltı
Aralarında daha çok kadınların ve çocukların bulunduğu yüzlerce kişi kafalarına aldıkları cop darbeleri ile kanlar içinde gözaltına alındı. Elimize ulaşan bilgilere göre gözaltına alınanların isimleri şöyle: Süleyman Yeter'in eşi Ayşe Yumli Yeter, Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kazım Bakış, İHD'den Leman Yurtsever ve Musa Kılıç, avukatlar Gülseren Yoleri, Gülizar Tuncer, Keleş Öztürk, kayıp yakınları Emine Ocak, Necmiye Toraman, Hüsniye Acar, ICAD Temsilcisi Ali Ocak, Bedri Vatansever, Nakliyat-İş yöneticileri, Huri Vayiç, Atılım ve Özgür Gençlik çalışanları Figen Yüksekdağ ve Eylem Almaz, tutuklu yakınları Mehmet Tağaç ve Gülşah Tağaç ve Gazi Mahallesi katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri. Gözaltına alınanlar 2 otobüsle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne getirilirken polis saldırısı sırasında yaralananlar, tedavi amacıyla hastaneye sevk edildiler. Bu arada, anma toplantısı nedeniyle Alibeyköy Pir Sultan Abdal Cem ve Kültürevi ile çevresinde, İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı kuvvetlerin de destek verdiği çok sayıda çevik kuvvet polisi ve sivil polisin yığınak yaptığı görüldü.
Gazeteciler ise anmanın yapılacağı yere sokulmadı. Etrafı sarılan gazetecilerin bu şekilde çalışması engellendi. Ayrıca birçok gazeteci tartaklandı.
Öte yandan, İHD İstanbul Şubesi Uluslararası Gözaltında Kayıplarla Mücadele Bülteni, Emekçi Kadınlar Birliği, Demokratik Mücadele Platformu, Politikada Atılım gazetesi, Alınterimiz gazetesi, Sömürüsuz Bir Dünya İçin Dayanışma gazetesi gözaltıları protesto etti, gözaltına alınanların bir an önce serbest bırakılmasını istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kadınlar haklarını istiyor
Bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde daha, Türkiye'de yaşayan kadınların sosyal, siyasi, ekonomik alanlardaki durumu yine değişmedi. Kadınların yüzde 97'si şiddetle iç içe yaşarken, yüzde 20'si okuma yazma bilmiyor, yüzde 39'u da işsiz.
Şiddet yaygın
Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü'nün araştırmasına göre, şiddet çoğunlukla kadına aile bireyleri tarafından uygulanıyor. Kentte yaşayan kadınları kapsayan araştırmada, kadınların yüzde 97'sinin aile içi şiddete maruz kaldığı belirlendi. Ailelerin yüzde 34'ünde fiziksel, yüzde 53'ünde ise sözlü şiddet var. Türkiye genelinde lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 39.6'sı işsiz. Kentli kadınlarda bu oran yüzde 37.4 iken, kırsal alandaki kadınlar için yüzde 45.3'e ulaşıyor. Üniversite ve diğer yükseköğretim kurumlarında toplam 53 bin 805 öğretim elemanı görev yaparken, bunlardan 17 bin 828'i kadın, 35 bin 977'si erkek. Kadın öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarına oranı ise yüzde 33.1.
Meslek dağılımı...
Kadınlar, yüzde 65.6 ile sağlık, yüzde 65.4 ile avukatlık, yüzde 43.4 ile de eğitim ve öğretim hizmetlerinde görev alıyorlar. Kamudaki kadınların yüzde 37.2'si ise genel idari hizmetler sınıfında çalışıyor. Kamuda çalışan 100 kadından 57'si, 24-35 yaş grubunda yoğunlaşıyor ve yüzde 44 ile ilk sırayı lise mezunları oluşturuyor. İkinci sırayı yüzde 15.2 oranı ile iki yıllık yüksekokul mezunları alıyor. Böylece orta kademede yoğunlaşan kadınların yükselme şansları da sınırlanıyor.
Siyasal katılımda kadın
Kadınlara seçme ve seçilme haklarının verildiği ilk ülkelerden olmasına rağmen Türkiye, kadınların parlamentoda ve karar mekanizmalarında temsil oranı açısından hâlâ çok gerilerde yer alıyor. TBMM'deki yüzde 2.4'lük kadın milletvekili oranı Uganda'da yüzde 17.4, Güney Afrika'da yüzde 25, Meksika'da yüzde 14, İsveç'te 40.4, Polonya'da yüzde 13, Mozambik'te ise yüzde 25.
Çalışma hayatında kadın
Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların yüzde 65-70'i sivil işgücü içinde yer alıyor. Çalışabilir kadınlardan ancak üçte biri çalışma alanında istihdam edilebilirken, kadın işçiler en çok, sırasıyla tekstil, tarım ve gıda sektörleri ile atölye ve ev işlerinde çalışıyorlar. Toplam 5 milyon sigortalının yüzde 12'si (600 bin kadın sigortalı) kadın işçilerden oluşurken, toplam 2.5 milyon sendikalı işçinin yüzde 12'si de (300 bin kadın sendikalı işçi) kadın işçilerden oluşuyor.
8 Mart...
8 Mart 1857'de New York'ta 40 bin kadar kadın işçinin, "8 saatlik çalışma süresi" ve "eşit işe eşit ücret" istemleriyle başlattığı grev, kadın hareketinin başlangıcı oldu. Olaylar sırasında çıkan yangında 100'den fazla emekçi kadın hayatını kaybetti.
www.evrensel.net