Amerika AGSK

Amerika AGSK'ya karşı sertleşiyor

Avrupa Birliği'nin bağımsız askeri paktı olma yolunda ilerleyen Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) Askeri Komitesi...

Amerika AGSK'ya karşı sertleşiyor
Avrupa Birliği'nin "bağımsız silahlı gücü" olma yönünde ilerleyen Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK), Amerika'da giderek daha büyük rahatsızlık yaratıyor. AGSK'ya bağlı Askeri Komite, ilk toplantısını dün AB'nin başkenti Brüksel'de yaptı. ABD ise, rahatsızlığını, toplantı ile aynı gün Washington Post gazetesinde yayınlanan manşet haberi ile ifade etti.
'Sandığımızdan riskli'
Amerikan gazetesinin haberinde, "ABD ve bazı NATO yetkilileri"nin, AGSK'nın "daha önce sanıldığından çok daha riskli bir girişim" olduğu görüşünde olduğu belirtildi. "AGSK ister başarılı, ister başarısız olsun, Avrupa'nın savunma garantörü olarak ABD'nin altını oyacak ve kıtayı, yeni istikrarsızlık tehditleri karşısında savunmasız bırakacak" denilen haberde, Amerika'nın AGSK'ya karşı çıkma gerekçeleri de sıralandı. Buna göre, ABD, kendisinden bağımsız bir askeri pakta doğru evrilen AGSK'ya "Avrupa askeri varlıklarını boşa harcayacağı, AB üyesi olmayan NATO üyelerini yabancılaştıracağı ve NATO'ya rakip askeri kurumlar oluşturacağı" için itiraz ediyor.
Adeta Pentagon stratejistlerinin ağzından yazılan "haber"de, AB ile ABD arasındaki askeri gerginliğin, "küreselleşme ve enformasyon çağında, iki kıta arasındaki ticari rekabetin artması" ile atbaşı gittiğine dikkat çekildi.
Washington Post, iki kıtadaki "güvenlik" kavramının da giderek farklılaştığına dikkat çekerek, "Avrupa bölgesel etnik çatışmalardan kaygılanırken, ABD ise Kuzey Kore, İran ve Irak gibi ülkelerden fırlatılabilecek kitle imha silahlarına karşı bir füze savunma sistemi inşa etmeye çalışıyor" denildi.
AB'nin üç kaygısı
ABD'nin Avrupa ile ilgili kaygıları, Dışişleri Bakanı Madeleine Albright tarafından üç maddede formüle ediliyor. Bu formüle göre:
1. AGSK, ABD'yi Avrupa'dan ayırmamalı
2. NATO kurum ve kapasitelerini kopyalamamalı
3. AB üyesi olmayan NATO üyelerini dışlamamalı.
ABD'nin, bu maddelerde ifade ettiği isteklerini giderek dayatmalar haline getirmesi, gazetenin deyimiyle Avrupalıları "sersemletiyor". Bu tutumun en açık ifadesi, AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Komisyon Başkanı Javier Solana tarafından dile getiriliyor. Solana, ABD'nin Avrupa'ya tepkisi ile ilgili olarak "Ne yapsak Amerikalı dostlarımıza yaranamıyoruz" diyor. Ancak Solana, sözlerine "Biz de eleştirileri göze alarak yolumuzda ilerlemeye karar verdik. Avrupa'da daha önce hiç bu kadar büyük bir ortak irade ve kararlılık görmemiştim" diyerek devam ediyor. Eski NATO Genel Sekreteri olan Solana, yine de ABD'yi rahatlatma ihtiyacı duyarak, "Avrupa savunma gücünün NATO'yu yok edecek şekilde inşa edilmeyeceğini" ifade ediyor. Solana, yine de sözlerini, "Avrupa güçlendikçe ABD'nin bazı avantajlarını yitireceği doğrudur. Ancak bu kaçınılmaz bir durum ve sağlıksız da değil; çünkü güçlü bir Avrupa, dünyanın tek süpergücü olan ABD'nin sırtındaki yüklerden bazılarını alabilir" diye bitiriyor.
Robertson: ABD şizofrenik
NATO'nun yeni Genel Sekreteri George Robertson ise, "geleneksel İngiliz tutumu"nu bir kenara bırakarak ABD'ye çok daha sert eleştiriler yöneltiyor. Eski İngiliz Savunma Bakanı olan Robertson, Kosova saldırısında, ABD'nin Avrupa'ya sürekli askeri zayıflığını hatırlatarak güçlenmesini istediğini belirttikten sonra, "ABD bir tür şizofreni içinde. Bir taraftan 'Siz Avrupalılar daha çok sorumluluk üstlenmelisiniz' diyor, biz bunu yapmak için harekete geçince de 'Hey, durun biraz, bize evine git mi diyorsunuz' diye itiraz ediyor" şeklinde konuşuyor.
Avrupa'nın sorunları
Öte yandan, AGSK'nın kurmayı planladığı "Avrupa ordusu" için henüz çok erken olduğu ifade ediliyor. 60 bin askerlik bu ordu, "geleceğin Bosna ve Kosovaları"nda işgal gücü olarak görev üstlenecek. Ancak böylesi bir sürekli ordu için, rotasyon dahil 200 bin asker gerekli ve kağıt üzerinde 2 milyon askere sahip olan AB ülkeleri, Kosova için 40 bin askeri zor toplamışlardı. AB'nin bu konudaki bir diğer sorunu da, çok sayıda taburu sevkedecek nakliye uçaklarından yoksun olması.
Washington Post, bunların yanı sıra, Avrupa'nın silahlanmaya yaptığı harcamanın da ABD'ye oranla oldukça düşük olduğunu belirtiyor. Buna göre Almanya, bütçeden silahlanmaya ayırdığı yüzde 1.4'lük pay ile, NATO'nun en son sıralarında yer alıyor. ABD, İngiltere ve Fransa ise, bütçelerinin sırasıyla yüzde 3.2, 2.8 ve 2.6'sını silahlanmaya ayırıyor. ABD, her yıl yeni ölüm teknolojileri geliştirmek için 35 milyar dolar harcarken, bu rakam NATO'nun geri kalanında toplam 9 milyar doları ancak buluyor.
www.evrensel.net