Hedefimiz, yüzbinlerce emekçi

Hedefimiz, yüzbinlerce emekçi

Kongrede toplumsal mücalede öne çıkan her kesimden temsilciler yaptıkları konuşmalarda birlik ve mücadele çağrıları yaptılar. Enerji Yapı-Yol Sen İstanbul Şube Başkanı Gürsel Ümit Sever, enerji sektöründeki peşkeşe dikkat çekerken Yazar Aydın Çubukçu da emperyalizmin kültür alanındaki saldırısına vurgu yaptı.

Hedefimiz, yüzbinlerce emekçi
Emeğin Partisi (EMEP)'in 2. Genel Kongresi önceki gün tamamlandı. Kongrenin öğleden sonraki bölümünde söz alan EMEP GYK Üyesi ve TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu, EMEP'in işçi ve emekçilere yukarıdan bakan bir parti değil, bizzat onlarla çalışan bir parti olduğunu belirtti. Kongrede başka hiçbir yerde görülmeyen bir mozaik oluşturulduğunu belirten Topçu, bu mozaiği aydınların, sanatçıların, işçilerin, emekçilerin, köylülerin ve kadınların kongrede birarada durarak yarattığını belirtti.
Topçu, ülkede aç kaldıkları için çöpten ekmek toplayan, paraları olmadığı için sağlık sorunlarını çözemeyen insanlar olduğunu ve bu durumun yönetimdeki eksikliklerden kaynaklandığını belirterek eksiklikleri gören insanların örgütlenmek zorunda olduklarını söyledi.
Emeğin Partisi'nin Türkiye çapında toplam 20 bini aşkın kişiyle konferansını gerçekleştirdiğini hatırlatan Topçu, sonraki kongrelerde bu sayının yüzbinleri bulmasının partinin en büyük hedefi olduğunu kaydetti. Kongrenin ardından parti görevlerinin henüz başladığını söyleyen Sabri Topçu, parti üyelerinin fabrikalarında mahallelerindeki tüm emekçileri düşüncelerine bakmadan örgütlemesi gerektiğine dikkat çekerek, sermayenin saldırılarına karşı emekçilerin tek silahının örgütlenmek olduğuna vurgu yaptı.
Sendikal bürokrasinin de yine örgütlenerek aşılacağını anlatan Topçu, bazı sendikaların yükselen sınıf hareketini pasifize etmek amacıyla konseylere girdiğini ve sermaye tarafından yükseltildiğini ifade etti.
'Sermayeyi mezara gömeceğiz'
Kongreye katılan Petkim işçisi Halil Karataş da yaptığı konuşmada 2 Mart'tan bu yana Petkim ve bir çok fabrikada grevlerin başladığını hatırlattı. Karataş, bu fabrikalarda grev yapan işçilerin yüzde 85'nin farklı siyasetteki insanlar olduğunu belirtti ve buralarda insanların düşüncelerini gözetmeden çalışma yaptıklarını, sonucunu ise farklı fabrikalarda ard arda başlayan grevlerde aldıklarını belirtti. Fabrikalarda yaptıkları çalışmalarda insanların düşüncelerini gözetmeden sadece işçi olduklarını görerek çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Karataş, "Bizler petrol, enerji, ulaşım çalışanları her tarafta örgütlenerek emeğin cephesini örerek sermayeyi mezara gömeceğiz" diye konuştu.
Bergamalılar: Mücadeleye devam
Konuşmaların ardından Sümerbank Beykoz Deri işçileri ve Bergamalı bir köylü de kürsüye çıkarak EMEP'in kongresini selamladılar. Bergama köylülerin temsilcisi, Eurogold şirketine karşı 9 yıldır sürdürdükleri mücadelelerinin devam edeceği belirtti. Sümerbank Beykoz Deri işçileri adına konuşan Dursun Çetin de sermayenin saldırılarına karşı örgütlenerek mücadele edeceklerini söyledi.
Nükleer'e hayır!
Enerji Yapı-Yol Sen İstanbul Şube Başkanı Gürsel Ümit Sever ise enerji sektöründeki peşkeşe dikkat çekti. Özelleştirmelerin son dönemde enerji sektöründe yoğunlaştığına işaret eden Sever, nükleer santral yapımına karşı olduklarını ve nükleer santral yapımını durduruncaya kadar mücadele edeceklerini söyledi. Hükümetin saldırılarından bir tanesinin de Sahte Sendika Yasası ile kamu çalışanlarının 10 yıllık sendikal mücadelesini boğmaya çalışmak olarak tanımlayan Sever, buna karşı hizmet üretiminden gelen güçlerini kullanacaklarını, politika yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Kültür emperyalizmiyle mücadele
Sözlerine önümüzdeki dönemin ciddi ve şiddetli mücadele günleri olacağına dikkat çekerek başlayan Aydın Çubukçu, kongrenin Emeğin Partisi'nin bu mücadeleye güç ve bilinçle hazırlandığının göstergesi olduğunu söyledi. "Emperyalizm bizi teslim almak için şiddetli bir kültür saldırısı düzenliyor" diyen Çubukçu, buna karşı verilecek mücadelenin tahkim, MAI, MIGA'ya karşı verilen mücadeleden ayrı düşünülemeyeceğine vurgu yaptı.
'Karanlığa itiliyoruz'
Çubukçu'dan sonra söz alan Trakya köylüsü İsmet Patron ise köylülüğün içinde bulunduğu durumu anlattı. Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Patron, izlenen tarım politikaları ile ülkenin 'Küçük Amerika'ya dönüştürüldüğünü, köylülüğün eğitimsizliğe ve karanlığa itildiğini söyledi. Köylülerin canlı robotlar haline getirilmek istendiğini ve bu nedenle eğitimsiz bırakıldığını anlatan Patron, "Sermaye yeraltında madenleri işleyenlerin, fabrikada değer üretenlerin, tarlada buğday, pamuk, tütün, fındık üretenlerin emeğinin yok sayıldığını ve talan edildiğini söyledi. Sömürgenlerin silahlanmaya yatırım yaptığına dikkat çeken Patron, "Alınterimiz, bize açlık, gözyaşı ve kan olarak geri dönüyor" dedi. İsmet Patron'un konuşmasının ardından salonda hep bir ağızdan sloganlar atılırken Fadime Ana'nın konuşacağı anonsunun duyulması ile coşku doruğa çıktı. Kürsünün "Metin Göktepe" anonsuna bir ağızdan "Burada" yanıtının verilmesinin ardından konuşmasına başlayan Fadime Ana, Metin Göktepe'nin ve kendisinin güzel bir gelecek için mücadele ettiklerini söyledi. Partinin gün geçtikçe büyüdüğünü söyleyen Fadime Ana, "Çocuklarımız hür yaşasın diye çalışıyoruz. Bir avuçtuk çoğalıyoruz, daha da çoğalacağız" dedi. Yönetmen Engin Ayça da konuşmasında kültür emperyalizmine dikkat çekti.
Kürt sorunu terör sorunu değildir
Bugüne kadar Kürt Sorunun terör sorunu olarak adlandırıldığını ve Kürtlerin yok sayıldığını belirterek söze başlayan Ender İmrek ise bugün Kürt sorununun çözümünün işçi sınıfının devrimci partisinin omuzlarında olduğunu söyledi. Demokratik hakların Türk ve Kürt emekçiler tarafından ele alınmadığı koşullarda elde edilemeyeceğine vurgu yapan İmrek, sorunun çözümünün AB'da aranmasının anlamsız olduğunu kaydetti. İmrek, "Avrupa Birliği kendi içindeki ulusal sorunları kan ve şiddetle bastırırken, Kürtlerin sorununun çözümünü onlardan beklemek mümkün değil. Çözüm Kürt ve Türk emekçilerin ortak mücadelesi etrafında mümkündür. Kongremizin ortaya çıkardığı gücü oralara yöneltmemiz gerekiyor" dedi.
Gençlik adına söz alan Barış Tosun, gençliğin düzen tarafından geleceksizliğe itildiğini, ve potansiyel suçlu olarak görüldüğünü anlattı. Okullarda en temel haklarını arayan öğrenci temsilcilerinin okuldan uzaklaştırıldığını, sanayi sitelerinde hak arayan genç işçilerin işten atıldığını anlatan Tosun, gençliğin tüm saldırılara karşı mücadelesini yükselteceğini söyledi.
Kongrede daha sonra yurt dışından gelen mesajların okunmasının ardından, partililerin önüne yeni görevler koyan, onların işçi ve emekçilerle buluşmalarının yöntemini gösteren, yerli ve uluslararası sermayenin saldırılarına karşı emekçileri mücadeleye çağıran önergeler tek tek okunarak oybirliğiyle karar altına alındı.
Tüzel: 'Çok çalışacağız'
Seçimlere saat 18.00 sıralarında geçildi. Sayım sürerken partililer de Grup Anka'nın türküleri eşliğinde halaylar çekip, marşlar okudular. Saat 19.30 sıralarında sonuçlar açıklandı. Alkış ve sloganlar eşliğinde seçilen tüm yöneticiler kürsüye çıkarak partilileri selamlarken, yeniden Genel Başkan seçilen Levent Tüzel, "Bu şerefli, onurlu, gurur dolu görevin" verilmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Başarılı, coşku dolu bir kongre yaptıklarını, güç ve ışık aldıklarını kaydeden Tüzel, kongrenin önlerine koyduğu yeni kararları yapmaya çalışacaklarını belirterek, "Rehavete kapılmak yok. Daha çok çalışacağız, yorulmayacağız" dedi.
'Yığınları kavgaya katacağız'
"İşçiler partiye parti iktidara" sloganı eşliğinde söz alan Sabri Topçu ise, "Buraya kolay gelmedik. Önümüze hedef koyduk. Fabrikalarda, mahalle ve semtlerde örgütlenme dedik. Bugün, ürününü gördük. Bunu daha da aşmak için partililerimize görev düşüyor. İnsanlarla bütünleşeceğiz, yığınları kavgaya katacağız" diyerek, sınıfın iktidarına giden yolun ancak böyle açılacağı mesajını verdi.
www.evrensel.net