Binlerce gümrük işçisi işsiz kalacak

Yeni yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile gümrükleme işi yapma hakları ellerinden alınan gümrük müşavir yardımcıları, Anavatan Partisi Genel Merkezi önünde eylem yaptı.

Binlerce gümrük işçisi işsiz kalacak
Yeni yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile firmaları kapanacak ve binlerce işçisi ile birlikte işsiz kalacak olan gümrük müşavir yardımcıları, dün Ankara'ya gelerek Anavatan Partisi Genel Merkezi önünde eylem yaptı.
İstanbul, İzmir ve Mersin'den Ankara'ya gelen gümrük müşavir yardımcıları ve stajyerleri dün sabah saatlerinden itibaren ANAP Genel Merkezi önünde toplandılar. Üç saat boyunca yoğun kar yağışı altında dışarda bekleyen 400'e yakın eylemci, daha sonra ANAP Genel Merkezi toplantı salonuna alındılar. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Taşar tarafından kabul edilen müşavir yardımcıları ve stajyerler, uzun bekleyişin ardından Genel Başkan Mesut Yılmaz ile görüşebildiler. Yılmaz müşavir yardımcılarına, isteklerinin kabul edilemeyeceğini söyleyerek, 5 Ağustos'ta Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın ÖSYM aracılığıyla açacağı sınavın sonucuna göre değerlendirme yapacaklarını belirtti.
5 Şubat 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 229/2 fıkrası ile gümrükleme işini yapacak firmaların ortaklarının müşavir olması koşulu getirildi. Ancak gümrükleme işi şu anda piyasada bulunan 6000 civarındaki firma tarafından yapılırken, bunun 4700'ünü müşavir yardımcıları tarafından kurulan şirketler oluşturuyor. Yeni yasayla bu firmaların tamamı 31 Aralık 2000 tarihinde kapatılacak ve bu firmalarda çalışan 40 bin işçi de işsiz kalacak.
Tazminatsız kapıya konacaklar
Müşavir yardımcıları, hem kendilerinin bir anda firmalarını kaybedeceklerini hem de yasanın işçileri tazminatsız işten çıkarma hakkını işverene tanıdığına dikkat çektiler. Müşavir yardımcıları ise yasaya karşılık, bir kereliğe mahsus olmak üzere müşavir yardımcılarına müşavirlik yapma hakkının tanınmasını içeren DSP İçel Milletvekili Akif Serin tarafından hazırlanarak Plan ve Bütçe Komisyonu'na kadar gelen ve ANAP dışında dört siyasi parti tarafından desteklenen yasa tasarısının kabul edilmesini istediler.
Gümrük Müşavir Yardımcısı Necdet Şencan, Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 85'inin müşavir yardımcıları tarafından kurulan gümrük şirketleri tarafından yürütüldüğüne dikkat çekerek, yasayla şu anda sayıları ancak 500'ü bulan müşavir şirketlerinin piyasada kalacağını ve 1 milyar dolarlık bir rant getiren payasada tekelleşmenin yaşanacağını ifade etti.
Yasanın 4500 firmayı kapatıp sadece gümrük müşavirlerinin firmalarının ayakta kalmasını sağlayacağına işaret eden Şencan, bunun da 1 milyar dolarlık rant sağlayan sektörün tekelleşmesi sonucunu doğuracağını ifade etti. Gümrük müşavir yardımcılığı sınavına girmek için önceki yasaya göre ortaokul mezunu olmak yeterli gelirken, yeni yasayla 3 yıl staj görmek ve belirlenen 8 fakülteden mezun olma şartı getiriliyor. Şencan, bu maddenin de 50 bin civarındaki stajyerin müşavir yardımcılığı hakkını elinden aldığını ifade ederek, stajyerlere de bir kereliğine ortaokul mezunu olmak şartıyla üç sınav hakkı verilmesini istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Halkın sabrı taştı
12 Kasım Düzce depreminin ardından çadırlarda ve barakalarda yaşamak zorunda kalan depremzedeler, haklarını alabilmek ve Düzce'nin Afet Bölgesi sayılması talebiyle oturma eylemi yaptı.
Düzce'nin afet bölgesi sayılması için yürüyüş yapan depremzedeler, önceki gün de bu taleple oturma eylemi düzenlediler. Düzce Ticaret Lisesi önünde toplanan yaklaşık 250 depremzede kadın, haksızlıkları protesto etti.
Alkışlı protesto
Düzce'de, sorunlarını iletmek için valiliğe yapmak istedikleri yürüyüşe izin verilmeyen depremzede kadınlar, Ticaret Lisesi önünde toplanarak alkışlı protestoda bulundular. Depremzede kadınlar, yanlarında çocukları olduğu halde Ticaret Lisesi'nin önünde toplandı. Yürüyüşe geçmek isteyen ve sayıları 250'yi bulan kadınlar, izinleri olmadığı gerekçesiyle polis tarafından durduruldu. Bunun üzerine alkışlı protestoya başlayan kadınlar, daha sonra bir basın açıklaması yaparak sorunlarını aktardılar.
Devlet ne işe yarıyor!
Depremzedeler adına basın açıklamasını okuyan komite üyesi Sabiha Gürün, Vali Fikret Güven'in daha önce kendilerine önceden izin alarak yürüyebileceklerini söylediğini, ancak şimdi ise üç ay ertelemeleri gerektiğini anlattığını aktardı.
"Bizim artık sabrımız tükendi. Elimizdeki her şey yavaş yavaş alınıyor" diyen Gürün, ilk önce yardımların kesildiğine, daha sonra da "Çadırlardan çıkın" denilerek kendilerine fatura gönderildiğine dikkat çekildi. Şu anki uygulamaların "Herkes başının çaresine baksın" anlayışı olduğunu dile getiren Gürün, "O zaman devlet ne işe yarıyor. Bize verdikleri sözleri unuttular" diyerek, tepkisini dile getirdi.
Çoğu ilköğretim öğrencisi oldukları gözlenen çocuklar da ellerindeki, "Düzceli doğduysak, Düzce'nin çocuğuysak suçumuz ne? Çadırda okuyalım ama öğretmenimiz yok" yazılı pankartlarla annelerine destek verdiler.
Ayrım yapılmasın
Düzce'de, kendi aralarında bir komite oluşturan kadınlar, 3 Mart'ta Vali Fikret Güven'i makamında ziyaret ederek, yürüyüş için izin istemişler, ancak olumlu yanıt alamamışlardı. Depremzede kadınlar daha sonra, görüştükleri Kriz Merkezi Başkanı ve Vali Yardımcısı Orhan Öztürk'e "Çağrı" isimli bildiriyi sunmuşlar, 17 Ağustos ve 12 Kasım depremiyle ortaya çıkan sorunlara yönelik taleplerini dile getirmek için yürümek istediklerini bildirmişlerdi.
Yardımların ayrım yapılmadan dağıtılmasını isteyen depremzede kadınlar, "Yaşadığımız şehirde sığınmacı konumunda kaldık. Artık kötü planlama, kalitesiz yapılar istemiyoruz" diyerek, şikâyetlerini dile getirmişlerdi.
www.evrensel.net