Kadınların büyük yürüyüşü

Dünyadaki toplam çalışma saatlerinin üçte ikisini karşıladıkları halde, dünya gelirinin sadece onda birini alan...

Kadınların büyük yürüyüşü
Dünyadaki toplam çalışma saatlerinin üçte ikisini karşıladıkları halde, dünya gelirinin sadece onda birini alan, dünyada yoksulluk sınırında yaşayanların yüzde 70'ini oluşturan kadınlar yoksulluğa karşı eşitlik ve özgürlük istemek için yapacakları yürüyüşlerine 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde dünyanın her yeriyle birlikte Türkiye'de de start veriyorlar. "Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak İçin Uluslararası Gün" olan 17 Ekim'de Birleşmiş Milletler'in önünde son bulacak olan yürüyüş Türkiye'de, 8 Mart'ta Şişli Abide-i Hürriyet Meydanı'nda yapılacak olan mitingle başlangıcını yapacak.
Yürüyüş 17 Ekim'e kadar sürecek
Dün yürüyüşü tanıtmak ve bu konuda açıklama yapmak amacıyla KESK Merkezi'nde tertip komitesi olarak bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını okuyan KESK MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Nevin Kaplan, dünyanın dört bir yanındaki kadınların şiddet ve yoksulluk temalarına dikkat çekmek ve taleplerini dile getirmek amacıyla 8 Mart-17 Ekim tarihleri arasında bir dizi etkinlikler gerçekleştireceklerini söyledi. Kaplan, Pekin Konferası'nda Uluslararası Kadın Yürüyüşü önerisinin getirilmesiyle yürüyüş hazırlıklarına başlandığını da belirterek ve yürüyüşe 150'ye yakın ülkeden 2600'ü aşkın kadın örgütünün katılacağını açıkladı. Kaplan, yürüyüşün ana temalarından birinin 'yoksulluk' olmasının nedeninin çoğunluğunu kadınların ve çocukların oluşturduğu 4 milyar insanın yoksulluk çizgisinin altında yaşarken, bir avuç mutlu azınlığın dünya servetinin çoğunluğuna sahip olması olduğunu söyleyerek, yürüyüşün bu nedenle 'Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak İçin Ulusalararası' gün olan 17 Ekim'e kadar süreceğini belirtti.
Azgın rekabet sonucu haklarımız ihlal ediliyor
Kadının yaşadığı her alanda şiddete maruz kalması nedeniyle yürüyüşün diğer önemli vurgusunun 'kadına yönelik şiddet' olduğunu ifade eden Kaplan, "2000 Yılı Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu" nun 20'yi aşkın kadın grubuyla yapıldığını açıkladı. Bütün dünyada yürüyüşe 8 Mart'ta start verileceğini belirten Kaplan, Türkiye'de de yürüyüşü başlatmak için İstanbul Valiliği'ne başvurduklarını ve görüşmelerin olumlu sürdüğünü kaydetti. Kaplan, tüm dünyada hükümetlerin vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinden vazgeçtikleri bir dönemde yaşadığımızı söyleyerek kapitalizmin azgın rekabeti sonucu temel insan haklarının ihlal edildiğine dikkat çekti.
Sözleşmeler hayata geçirilsin
Dünyadaki çalışma saatlerinin üçte ikisini kadınların karşıladığını belirten Kaplan, buna karşılık dünya gelirlerinin sadece onda birinin kadınlara verildiğini söyledi. Dünyada ve Türkiye'de kadınların yürümesi için 2000 iyi nedenin var olduğunu belirten Kaplan, bu süreçte Türkiye'de 16 yıldır süren savaşta Kürt kadınlarının özel olarak yaşadığı tecavüz, göç, anadil hakkını kullanamama sorunlarına karşı da taleplerini dile getireceklerini ifade etti. Kaplan, "Yoksulluğa Karşı Eşitlik, Özgürlük İçin, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadınların Fiziksel ve Zihinsel Bütünlüğüne Saygı İçin, Savaşa Karşı Barış İçin, ırkçılığa ve her türden ayrımcılığa karşı mücadele edeceğiz" dedi ve her türlü cins ayrımcılığının son bulması amacıyla imzalanan uluslarası sözleşmelerin hayata geçmesi için mücadele edeceklerini belirterek açıklamasını bitirdi. "2000 Yılı Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu" nun içinde KESK'li Kadınlar, 8 Mart Kadın Platformu, Barış Anneleri, ÖDP'li Kadınlar, Emekçi Kadınlar Birliği, Dicle Kadın Kültür Derneği, Can Kadınlar Derneği, DBP'li Kadınlar, DİSK'li Kadınlar, Feminist Kadın Çevresi, HADEP'li Kadınlar, Halkevlerinden Kadınlar, İHD'li Kadınlar, Jiyan Kadın Kültür Evi, MKM'li Kadınlar, Özgür Kadın Dergisi ve Atılım Kadın Çalışanları bulunuyor.
www.evrensel.net