Emekçiler büyük kongrede buluştu

Emekçiler büyük kongrede buluştu

EMEP Kongresi Ankara'da 7000 emekçinin coşkulu katılımıyla yapıldı. Kongreye katılan binlerce işçi ve emekçi, "Tekellerin Avrupası'na karşı, enternasyonal mücadele" çağrısı yaptılar.

Emekçiler büyük kongrede buluştu
Türkiye işçi ve emekçilerinin, yaşamın yüreği dün Ankara'da attı. Emeğin Partisi (EMEP) 2. Genel Kongresi'nde bir araya gelen 7000 işçi ve emekçi, emperyalizme, kapitalizme, sermayenin saldırılarına karşı, hep bir ağızdan bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm özlemini haykırdı. Çok sayıda yabancı konuğun katıldığı ya da mesaj gönderdiği kongrede, "Tekellerin Avrupası'na karşı, enternasyonal mücadele" çağrısı yapıldı.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen işçiler, emekçiler, gençler sabahın erken saatlerinden itibaren kongrenin yapılacağı Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda toplanmaya başladılar. EMEP'in il ve ilçe örgütleri, değişik işkollarından işçiler, pankartları ve sloganlarıyla kongre salonunun önünü miting alanına dönüştürdü. Otobüslerden kortejler oluşturarak, salonun önüne gelenler, salonun önünde bekleyen emekçiler tarafından davullu zurnalı halaylar ve sloganlarla karşılandı.
Salon erkenden doldu
Yoğun olarak "Fabrikalar kalemiz, iktidar hedefimiz", "İşçiler partiye, parti iktidara", "Sermaye mezara, emek iktidara", "Avrupa Birliği'ne hayır", "Yeter! Artık söz emekçinin", "İş, ekmek, özgürlük", "Faşizme ölüm, halka hürriyet", "MAI, MIGA, tahkim; kahrolsun emperyalizm" sloganları atan binlerce emekçi, daha kongrenin başlama saati gelmeden salonu doldurdu. Salonun dört bir yanına asılan pankartlarda, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı bağımsızlık talebi öne çıktı. Kürsünün hemen arkasında asılan, "Tekellerin Avrupa'sına karşı enternasyonal mücadele" ve "Emekçiler emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşelim" yazılı dev pankartlarla, emperyalizme karşı mücadelenin işçi ve emekçilerin birleşik gücünden geçtiği vurgulandı.
Ambar işçileri coşkuluydu
Düzenli kortej halinde, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Genel grev, genel direniş ve "İşçiler partiye, parti iktidara" sloganları atan TÜMTİS üyesi ambar işçileri salona toplu halde girdi. Ambar işçileri salonu turlayarak katılımcıları selamlarken, salondaki işçi ve emekçiler tarafından coşkulu alkış ve sloganlarla karşılandılar.
Fabrikalar kalemiz...
Tıklım tıklım dolu salona saat 10.30'da, beraberindeki TÜMTİS Genel Başkanı ve EMEP Başkanlık Kurulu Üyesi Sabri Topçu, Fadime Göktepe ve diğer yöneticiler ile birlikte giren EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, içerideki tüm emekçiler tarafından coşkuyla karşılandı. Salondaki herkes ayağa kalkarak, yumrukları havada, "İşçiler partiye, parti iktidara", "Fabrikalar kalemiz, iktidar hedefimiz" sloganlarını hep bir ağızdan attı. Bu esnada doruğa çıkan coşku, kararlılık ve disiplin, kongre boyunca sürdü. Sloganlar salondaki bütün emekçiler tarafından hep birlikte atıldı, konuşmalar ilgiyle dinlendi.
Hep bir ağızdan Enternasyonal
EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Memet Kılınçaslan'ın EMEP 2. Büyük Genel Kongresi'ni açmasının ardından, divan oluşturuldu. TÜMTİS Genel Örgütlenme Sekreteri ve EMEP GYK Üyesi Şükrü Günsili Divan Başkanlığı'na seçilirken, divan şu isimlerden oluştu: Adnan Özyalçıner, İsmail Özhamarat, Lütfü Demirkapı, Refika Korkmaz ve Özlem Yıldızer.
Divan oluşturulduktan sonra, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde yitirilen bütün devrimciler saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu sırasında hep bir ağızdan söylenen "Enternasyonal" marşı, salonun coşkusunu daha da artırdı. EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel'in açılış konuşmasının ardından işçi ve kamu emekçisi sendikalarının yöneticileri ve kitle örgütü temsilcileri söz aldılar.
Genel-İş Sendikası Genel Başkanı İsmail Hakkı Önal, kapitalizmin bunalımının faturasını emekçilere çıkarmaya çalışan siyasi iktidara ve Yeni Dünya Düzeni'ne karşı mücadele edecek emekçilere ihtiyaç olduğunu söyleyerek, YDD'nin acımasız kapitalizmin çağımıza uyarlaması olduğunu vurguladı. Önal, emekçilerin yararına olmayan bir istikrar adına Demirel'in tekrar seçimi için türlü oyunlar döndüğünü hatırlatarak, "Çekenler olabilir, ama Demirel'i ve pazarlıkları emekçi halk sineye çekemez, çekmemeli" dedi.
Ortak mücadele örülmeli
"Sendika hakkımız engellenemez" sloganı ile kürsüye gelen KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, emekçilere dayatılan politikalarla, gelir dağılımı bozulurken açlık ve yoksulluğun korkunç boyutlara geldiğini, sermayenin saldırıları karşısında emek hareketinin ise yeterince güçlü olmadığını belirtti. Sendikalaşmayı engelleyen düzenlemelerin ve emek hareketinin parçalı yapısının mücadeleyi zayıflattığını söyleyen Erdem, sendikal hareketin her düzeyde, yerellerde ve genelde ortak mücadelesini örme ve ayrımları ortadan kaldırma göreviyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Avrupa'daki emek ve demokrasi güçleriyle işbirliğinin daha da önemli hale geldiğini öne süren Erdem, bir taraftan Avrupalı emekçilerin neoliberal politikalara karşı verdikleri mücadeleye destek verirken, diğer taraftan Avrupalı emekçilerin kazanımlarının Türkiye'de de hayata geçmesi için basınç uygulanmasını istedi. Erdem, Kürt sorununda gerilimin tekrar tırmandırılmaya çalışıldığını savunarak, çatışma ortamına geri dönülmesinden çıkar uman çevrelerin oyunlarına gelinmemesi gerektiğini söyledi. Emekten, eşitlikten, özgürlükten yana tüm parti ve örgütlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Erdem, emekten yana partilerin güçlenmesinin emek hareketinin güçlenmesini sağlayacağını ifade etti.
Yazarların umudu emekçilerde
Düşünceyi dile getirme özgürlüğü için mücadele verenler adına söz alan Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Cengiz Bektaş, "Toprağımızı, suyumuzu ağulayanlarla olamadı umudumuz, kör inanç pazarlayanlarla olamadık. Umut kendimizdedir. Onu biz besleyip, büyütüp birleştireceğiz" diye konuştu.
"Parasız eğitim, parasız sağlık" sloganıyla kürsüye gelen SES Genel Başkanı Cevher Tosun ise, sermayenin daha fazla kâr uğruna sınır tanımadan ilerlediğini ve emekçilere saldırdığını belirterek, SES'in sağlık hakkının gasp edilmesine karşı mücadele ettiğini ve etmeye devam edeceğini söyledi. Kamu emekçilerine sahte sendika yasasının tekrar dayatıldığını hatırlatan Tosun, grevsiz, toplusözleşmesiz sendikayı kabul etmeyeceklerini vurguladı. Tosun, AB'nin emekçi halkları düşünmek bir yana emekçileri ezen politikalar uyguladığına dikkat çekerek, insan hakları ve demokrasinin emekçilerin birliği ile geleceğini söyledi.
'EMEP emekçiler için önemli'
DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün ise, AB konusunda ikircikli tavırların yeri olmadığını vurgulayarak, AB'ye karşı durulması gerektiğini, bu konuda yerinde sağlam duran EMEP'in bütün emekçiler için önemli olduğunu ifade etti. EMEP'in kongresinden yerel platformların kurulması ve güçlendirilmesine ilişkin bir karar çıkarması gerektiğini kaydeden Görgün, "Emek Platformu'nu tepedekilere bırakmadan işyerlerinden örgütleyelim" dedi. İnsan Hakları Derneği Genel Sekreteri Nazmi Gür de, kısa bir konuşma yaparak, emeğin ve emekçinin bu ülkeyi güzelleştirecek güce sahip olduğunu bildiklerini ve EMEP'in kongresini selamladıklarını belirtti.
'Sorunları sizler çözeceksiniz'
Daha sonra söz alan Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Ali Ersin Gür de, 12 Eylül rejiminin olağanüstü uygulamalarının devam ediyor olmasına rağmen, iktidarın demokrasinin işlediğini iddia ettiğini hatırlattı. "Soruyoruz: '82 Anayasası halen yürürlükte değil mi? Ve bu Anayasa bizim en temel haklarımızı kısıtlamıyor mu? 15. maddesinde darbeci generallerin yargılanamayacağı belirtilmiyor mu? DGM'ler devrimcileri yargılamıyor mu? Ve düşünce bu ülkede halen suç sayılmıyor mu?" dedi.
'Bu yaşımda iman tazelettiniz'
"Bana bu yaşımda iman tazelettiniz" sözleriyle ve büyük bir coşkuyla konuşmasına başlayan Yazar Şükran Kurdakul da, yıllarını işçi sınıfı mücadelesine adamış birisi olarak selamlarını ilettiğini belirtti. Kurdakul, ressam Abidin Dino'nun "Emperyalizmin yöntemine karşı yöntem, sanatına karşı sanat, şiirine karşı şiir... Bilincimizi silah gibi kullandığımız zaman mücadeleyi kazanırız" sözünü aktararak, bu sözün anlamının iyi kavranmasını istedi. Avrupa'da Türkiye için yeniden "Hasta Adam" tabirini kullandıklarını belirten Kurdakul, "Hasta olan Türkiye'nin burjuvazisidir. Hasta olan pazarlar kuran politikacısıdır. Gelsinler Şefik Hüsnü'lerden Sabiha Serteller'den, Nâzım'lardan gelen kuşakların sağlığını görsünler" diye konuştu. Emperyalizme karşı savaşmanın yolunun bilinci bir silah gibi kullanmak olduğuna bir kez daha vurgu yapan Kurdakul, "Bu size 74 yaşındaki bir devrimcinin vasiyetidir" dedi.
İşçiler elinizi çabuk tutun
Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı ve Yazar Ali Balkız da, kongrenin coşkusunun kendisini etkilediğini belirterek, "Öyle kararlı, öyle azimlisiniz ki kongrenin rüzgârına kapılmamak elde değil" sözleriyle duygularını ifade etti. Balkız, işçilerin iktidara yürürken her şeyi ölçüp biçtiğini ifade ederek, "Ama biz halkız, dayanacak gücümüz kalmadı. Elinizi çabuk tutun" dedi.
MAI Karşıtı Platform ardına söz alan Armağan Öztuksavul da, EMEP'in kendilerine verdiği desteğe teşekkür etti. 30 Kasım'da bütün dünyada küresel bir eylem gerçekleştirildiğini hatırlatan Öztuksavul, 1 Mayıs 2000 için de benzer bir çabanın gündemde olduğunu ve EMEP'in gereken desteği vereceğinden emin olduğunu söyledi.
AB tekellerin elinde
Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) adına bir konuşan Erdoğan Kaya, birçok çevre tarafından refah içinde bir Avrupa tablosu çizildiğini, ancak gerçeğin öyle olmadığını söyledi. Kaya, Avrupa'da da emekçilerin ortak mücadele olanaklarını yaratmaya başladıklarını ve bunun ilk girişimlerini 4-5 Aralık'ta gerçekleştirdiklerini söyledi.
www.evrensel.net