Bugünden geleceğe, güçlü ve kararlı adımlarla...

Bugünden geleceğe, güçlü ve kararlı adımlarla...

Kongre çalışma raporunun son bölümünde ise 'emek mücadelesi' ve 'sosyalizm' gibi motifleri kullanarak var olmaya çalışan siyasi hareket ve partilerin bir değerlendirilmesi yapıldı.

Bugünden geleceğe, güçlü ve kararlı adımlarla...
Kongre çalışma raporunun son bölümünde ise 'emek mücadelesi' ve 'sosyalizm' gibi motifleri kullanarak var olmaya çalışan siyasi hareket ve partilerin bir değerlendirilmesi yapıldı. Bu kesimlere yönelik EMEP'in tavrı ve yaklaşımı açıklandı. Son olarak da partinin işçi-emekçi mücadelesinin içinde yer alış şekli ve bunun dayanakları açıklandı.
"EMEP'ten önce kurulan; 'sosyalizm', 'emek mücadelesi' motifleriyle kendisini tanıtan partiler, bugün artık politik arenada sadece 'ad' olarak bulunmakta; herhangi bir politik tutumun temsilcisi olarak rol oynamaktan çıkmış bulunmaktadırlar. Öyle ki; fiziken bile yaşayıp yaşamadıkları merak konusudur. Özellikle de 18 Nisan 1999 seçimleri sonrasında, Türkiye büyük işçi eylemlerine, emekçi mücadelelerine sahne olmasına karşın bu partilerin gidişata müdahale diye bir dertlerinin olduğu görülmedi" denilen raporda Kürt sorunu üstünden politika yapan parti ve çevrelerin de, henüz bir kitlesellik taşısalar da, aslında şu anda politikanın dışına düştükleri belirtildi. Konuyla ilgili olarak şu görüşler vurgulandı: "Çünkü; onların savundukları ve 'istedikleri' şeyler, sermayenin rafine kuruluşları, ANAP, FP gibi düzen partileri ve Genelkurmay, MGK gibi kurumlar tarafından zaten savunulduğu için bu parti ve çevrelere 'İdam kalksın, barış gelsin' tekerlemesi ötesinde bir alan kalmış bulunmamaktadır." Bütün bunlara karşın, EMEP'in, bu grup ve çevrelerin antiemperyalizm ve demokrasi mücadelesinde yer almaları için çağrılar yapmayı, onlarla birlikte davranmak için gayret göstermeyi ihmal etmediği belirtilen raporda bu çabanın yoğunlaştırılarak sürdürüleceği ifade edildi.
İki net tutum...
Bu bölümde açıklanan bir diğer nokta da partinin kuruluşundan beri, yığınlarla ilişkisi, kitleselleşme, çalışmanın düzeyinin mücadelenin ihtiyaçlarıyla uyumlu bir boyuta çıkarılamaması gibi sorunlar yaşadığı oldu. "Ama parti iki konuda, hep 'çok net' tutum aldı: 1) Emperyalizme karşı mücadele; Türkiye'nin bağımsızlık ve demokratikleşme mücadelesinin ayrılmaz parçasıdır. Bu yüzden de emperyalizmin bölgede ve dünya ölçeğinde egemenlik için giriştiği maskeli ve açık her girişime cepheden karşı olmayı prensip edindi. Kürt sorununun, şeriat sorununun çözümünün de bu temel tutumla bağlantılı olduğu konusunda açık bir tutum aldı. 2) Bu mücadelede, 'işçi sınıfı en temel sınıf'tır ve diğer emekçi kesimlerin örgütlenip demokrasi ve bağımsızlık mücadelesine bağlanması ancak; işçi sınıfının ileri kesimlerinin siyasal mücadeleye çekilmesiyle olanaklıdır. Bu yüzden de; işçi sınıfını ve halkı mücadeleye çeken bir çizgiyi esas almadan, emekçi yığınlarına 'halk sevgisi'yle yaklaşan bir tarzı kendimize kılavuz edinmeden kalıcı başarılar elde etmemiz mümkün değildir" şeklinde devam eden bu bölümde bu iki temel dayanakta ısrar edilmesinin bütün eksik ve zaaflara karşın partinin politika dışına düşmesini engellediği, sorunlarla karşılaştığı her durumda da çalışmaya atılmak için güç kaynağı olduğu belirtildi.
Raporun bu bölümü şöyle tamamlandı: "2. Kongremiz; alacağı kararlarla zaaflarımızı hızla aşmamıza yardım edeceği gibi dünya ve ülkemiz işçi sınıfının ve emekçilerinin önünü aydınlatacak mücadele hattını daha da geliştirecektir. Ve partimizin, emperyalizme, gericiliğe ve kapitalizme karşı ideolojik, siyasi, ekonomik hayatın bütün alanlarında açtığı mücadelede 2. kongremizin önemli bir dayanak olacağından kuşkumuz yoktur.
Bunun için hep birlikte, kararlı adımlarla ileriye, yarına yürüyelim!
Emekçiler; emperyalizme ve gericiliğe karşı mücadelede birleşelim!
Emek ve demokrasi güçleri; bağımsız ve demokratik bir Türkiye için güçlerimizi birleştirelim!"
www.evrensel.net