Köhne zihniyetin kararı!

Hükümetin uluslararası nükleer lobinin 'emirleri' doğrultusunda aldığı "nükleer santral kurma" kararına tepkiler yükseliyor. Bütün bilimsel gerçekleri hiçe sayarak, halkın tepkisine rağmen alınan kararı protesto eden nükleer karşıtları, kararı "köhne zihniyetin köhne ürünü" olarak değerlendirdi.

Köhne zihniyetin kararı!
Türkiye'yi 'nükleer karanlık' serüvenine sürükleyecek olan kararların altına imza atmaya hazırlanan hükümete, toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Nükleer santralin kurulması doğrultusunda karar alan hükümete tepki gösteren nükleer karşıtı çevreciler milletvekillerine yönelik faks çekme eylemine hazırlanırken, Nükleer Santrallere Karşı İzmir Güçbirliği Platformu da yaptığı bir açıklamayla kararı protesto etti. Platform adına açıklama yapan Macit Mutaf, ÇED raporu hazırlanmadan bu yönde bir karar alındığını belirterek, hükümetin halkı elektriksiz ve gazsız bırakarak korkutma ve yıldırma yöntemlerine başvurduğunu söyledi.
Gelişmiş ülkeler kurtulmaya çalışıyor
Türkiye'nin, gelişmiş ülkelerin 50 yıl önce inşa ettiği ancak bugün kurtulmaya çalıştıkları nükleer enerji santrallerine kurtarıcı rolü biçmesi ve bu yönde karar almasının bütünüyle hatalı bir karar olduğunu belirten Mutaf, uluslararası anlaşmalarda çevre ve insan boyutu olan yatırımlarda kamuoyunun oluru alınması gerekirken, bu kararla bu maddelere uyulmadığını kaydetti. "ÇED raporu hazırlanmamış, halk nükleer enerji santralinin olumlu ve olumsuz yönleriyle bilgilendirilmemiş" denilen açıklamada, kararın refarandum sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiği bildirildi.
Olacaklardan bu iktidar sorumlu
Kararın Bakan Cumhur Ersümer tarafından tek başına alındığının belirtildiği açıklamada, "dünyanın birçok ülkesinde parlemento kararı ile üretimi durdurulan nükleer santraller için siyasi iktidar konuyu Meclis'te tartışmaya gerek görmemiştir" denildi. Bilim adamlarına ve mesek kuruluşlarına danışılmadan karar alınmasını protesto eden Mutaf'ın açıklamasında, "Nükleer enerjiyi kabul kararı, demokratik mekanizmalar işletilmeden, teknik gerçekler göz ardı edilerek, tamamen siyasi olarak alınmıştır. Kararın ülkeyi sürükleyeceği olumsuzluklardan bu iktidar sorumludur" denildi.
Açıklama şöyle devam etti: "Ülkenin elektrik sistemi yüzde 54 kapasite ile çalışıyorken, kayıplar yüzde 25'e ulaşmışken, henüz yüzde 30'u kullanılan hidrolik ve termik kaynaklara sahipken EİEİ'nin verilerine göre 3 milyar dolar enerji potansiyelini harekete geçirmek yerine yakıtı ve teknolojisi ile, finansman ile denetim sorunları ile, atıkları ile, güvenlik ve denetim sorunları ile işletme sorunları ile dışa bağımlı ve riksli nükleer santral teknolojisini, enerji sorununu çözecek seçenek olarak sunmak Türkiye için ihanet anlamı taşımaktadır."
Köhne zihniyetin ürünü
Bu arada nükleer santral karşıtları, bakanlar kurulunun nükleer santral kurma kararını protesto ederek faks çekme eylemi başlattı. Milletvekillerine yönelik olarak çekilen fakslarda, "Halkın yoğun tepkisine rağmen ve gelecek kuşakları yok etme pahasına alınan bu karar karşı çıkmayarak sorumluluğa ortak olmanız bizleri çok üzmüştür. Seçmenlerini yok saymanızdan dolayı sizi kınıyor, vekilliğimizden azlediyoruz" denildi. Doğa Akdeniz Çevrecileri (DAÇE) Sekreteri Oktay Demirkan, milletvekili azletme eyleminin bir başlangıç olduğunu, Akkuyu Nükleer Santrali'ne engel olmak için her türlü girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Londra'da basın açıklaması yaparak kararı kınayan Arkadaş Çevre Grubu ve Geenscreen Ümit Öztürk, çıkan karara şaşırmadıklarını, köhne yönetimden, köhne zihniyetlerden elbette ki köhne enerji yatırımları beklendiğini vurguladı.
www.evrensel.net