Görevimiz, sosyalizmi kuracak güçleri

Görevimiz, sosyalizmi kuracak güçleri

   ayağa kaldırmak

Görevimiz, sosyalizmi kuracak güçleri
   ayağa kaldırmak
EMEP 2. Genel Kongre Çalışma Raporu'nun "Yeni Dünya Düzeni ve İdeolojik Mücadele" başlıklı bölümünde, uluslararası sermayenin, bütün imkânlarıyla kapitalizmin ebedi olduğu, sosyalizmin artık söz konusu olmadığına emekçileri inandırmak istediği belirtildi. Raporda, "Sermaye, asıl değer yaratan güçtür" diyemeyen ya da böyle dediğinde inandırıcılığını yitireceğini düşünen burjuva "uleması"nın, "Artık bilgi çağına girdik. Bu yüzden de eski sanayi çağında, emek üretici güçtü ama artık bilgi çağında durum değişmiştir" safsatası ile bilimi teknolojiye indirgediği ve bilimsel bilginin ölçüsünü de para kazanmaya eşitlediği vurgulandı. Raporun bu bölümünde özetle şu görüşlere yer verildi: "Burjuvazi, gerçeği, yarattığı kültür çöplüğünün altında saklamak istiyor. Çünkü gerçeğin bilgisiyle donanmış bir işçi sınıfı yenilmez bir güçtür...
Marksizme yöneltilen tek eleştiri ise 'Marksizm bitti' olmuştur... Ancak, yüzyıl biterken yapılan değerlendirmelerde, az çok bilim kaygısı güden burjuva bilim çevreleri; 21. yüzyıla kalan tek tanımlanmış sistemin yine de Marksizm olduğunu; çünkü, bütün 20. yüzyıl boyunca, Marksizme yandaş olanların olduğu kadar karşı olanların da kendilerini ancak Marksizme göre tanımladığını teslim etmek zorunda kalmışlardır...
Bu çarpıtmaların; Kilise Ortaçağı skolastiğine taş çıkartacak önyargıların bir düşünce tarzı, "modern" (postmodern) bir dünya görüşü olarak dayatılması, kuşkusuz burjuva dünya görüşünün etkisi altındaki geniş emekçi sınıf yığınlarını doğrudan etkilemekte; onların dünyada olup bitenleri anlamasını neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Dolayısıyla; sınıflar mücadelesinin temel sorusuna işçi sınıfının verdiği yanıt; "Bu sömürü dünyası kötüdür ve işçi sınıfı, sömürüsüz, baskısız, bütün insanların kardeş olduğu bir dünya kurabilir" fikrinin işçi sınıfı içinde yayılması büyük güçlüklerle karşılaşmaktadır. Bu yüzden de ideolojik alandaki mücadele, işçi sınıfı mücadelesi bakımından hem Türkiye'de hem de dünya ölçüsünde hayati bir öneme sahiptir.
Bütün bu gelişmeleri göz önüne alan partimiz, her soydan burjuva dünya görüşüne karşı savaş açmayı bütün diğer görevlerinin önüne koymuş olup, bu alandaki mücadeleyi kendi varlık nedeni saymaktadır. Bu yüzden de, asıl hedefi Marksizmi karalamak olan burjuva dünya görüşlerine karşı Marksizmi, Leninizmi her platformda savunmak için günlük basını dahil elindeki bütün araçları kullanmıştır. Bundan böyle de; bu mücadelenin sadece Türkiye'de, Türkiye'de ortaya çıktığı biçimleriyle de sınırlı olmayan, dünya ölçüsünde ve burjuva dünya görüşünün bütün versiyonlarıyla mücadeleyi, daha geniş bir alanda, daha çeşitlenen araçlarla sürdürmek kararındadır...
Marksizm, olup biteni dünyayı dönüştürmek için yorumlayan bir eylem kılavuzudur. İşçi sınıfının dünya görüşü olan Marksizmin, bütün karşıtı felsefi sistemlere ve "-izmlere" karşı üstünlüğü; sınıfın eylemiyle kopmaz bir bağa sahip olmasındadır...
Partimiz asıl görevini, "sosyalizm keskinliği" yapmak değil, ama sosyalizmi kuracak, bunun için sermayeye karşı savaşacak güçleri ayağa kaldırmak; onların tarihsel rollerini üstlenmesine "yardım etmek" olarak tespit etmiştir. İdeolojik mücadelede de, siyasi ekonomik mücadele alanlarında olduğu gibi partimiz, bu gerçeği asla gözden kaçırmadan davranmaktadır."
www.evrensel.net