Sahte kurultaya tepki büyüyor

Sahte kurultaya tepki büyüyor

Çukurova Üniversitesi'nde düzenlenen "2. Türkiye Üniversiteleri Öğrenci Temsilcileri Kurultayı"na öğrencilerin ve ÖTK temsilcilerinin tepkileri sürüyor.

Sahte kurultaya tepki büyüyor
Halil İmrek/Kamil Şanverdi
29 Şubat-5 Mart tarihlerini kapsayacak "Sürdürülebilir Gelişme İçin 1. Uluslararası Üniversite Öğrenci Temsilcileri Toplantısı ve 2. Türkiye Üniversiteleri Kurultayı", öğrenciler tarafından protesto edilmeye başlandı. Önceki gün öğleden sonra yapılan "21. Yüzyılda Üniversite Öğrencilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" adlı panelde kurultaya konuk olarak gelen öğrenci temsilcilerine söz hakkı verilmedi.
"Başından beri tüm öğrencileri temsil etmiyor, Türkiye'deki bütün üniversite konseylerine haber verilmemiş, ÖTK temsilcileri ve öğrencilerin böyle bir Kurultay'dan haberi yok, Kurultay'a çağrılanlar hangi kriterlere göre çağrılmış" sorularını cevapsız bırakan Kurultay'ın ülkücü öğrencilerin örgütlenme planı doğrultusunda yapıldığının da açığa çıkması tepkilere neden oluyor.
Önceki gün düzenlenen panele katılan öğrencilerin, Kurultay'ın bünyesinde barındırdığı birçok soruyu sormasına izin verilmezken, Kurultay organizasyonundan sorumlu Sezai Hazır'ın, birçok üniversiteden gelen ÖTK temsilcilerine "Siz kurultayın resmi davetlisi değilsiniz, size söz veremeyiz, öncelikle resmi davetliler konuşacak" açıklamasını yapması ÖTK temsilcilerinin tepkisine neden oldu.
Panel, protesto edilerek terk edildi
Söz almaları engellenen ÖTK temsilcileri ve Çukurova Üniversite öğrencileri buna rağmen söz alıp Kurultay'ın antidemokratik olduğunu öğrenci yığınlarını temsil etmediğini belli azınlığın egemenliği altında olduğunu söylediler. Kurultay'dan çıkacak hiçbir kararın öğrencileri bağlamayacağını çünkü Kurultay'ın öğrenci ve temsilcilerinden gizli olarak organize edildiğine vurgu yapan öğrenciler, katılımcı birçok öğrenci arkadaşından da alkış alarak panelin yapıldığı salonu terk ettiler. 200'ün üzerinde katılımın olduğu panelde 50 kişi ile paneli protesto eden öğrenci ve ÖTK başkanları üniversitede öğrencilere Kurultay'ın gerçek yüzünü açıklayacaklarını bu durumu kitlesel basın açıklaması ile protesto edeceklerini açıkladılar. Öğrencilerin protestosu yüzünden 5 dakika kesintiye uğrayan panel daha sonra 150 kadar kişinin katılımıyla devam etti. Çoğu katılımcıyı resmi davetlilerin oluşturduğu panelde sadece izleyici olan bazı öğrenciler de bireysel olarak kurultayı terk ettiler.
Öğrenciler demokratik bir kurultayı savundular
Panelin terk edilmesini açıklamaya çalışan organizasyon sorumluları, tüm okullara haber verdiklerini, paneli protesto eden ve Kurultay'dan haberdar olmadığını söyleyen öğrenci temsilcilerine onların okul yönetiminin ve rektörlüklerinin haber vermediğini, bunun kendi sorunları olmadığını savundular. Kendilerinin tüm üniversite rektörlüklerine haber verdiklerini belirten organizasyon sorumlusu Sezai Hazır, "Biz tüm ÖTK temsilcilerini buraya çağırdık" demesine rağmen gelen öğrenci temsilcilerini konuşturmamakla soru sordurmamakla ne kadar samimi olduğunu da göstermiş oldu.
Panelde söz alan Kocaeli Üniversitesi MYO Öğrenci Temsilcisi Yasin Çelik, ÖTK'nın içinin boşaltılmak istendiğini, ÖTK'nın belli kararlar alan ve onu üniversite yönetimine ileten bir yapıyla sınırlandırılmak istendiğini hatırlattı. ÖTK'nın sınıflar temelinde yükselen öğrenci sorunları için mücadele eden ve öğrenciler lehinde çözüm üreten bir yapısı olması gerektiğini anlatan Çelik, kurultayın öğrencileri temsil etmediğini ve kendi okullarının da böyle bir durumdan haberdar edilmediğini buna rağmen Kurultay'a geldiğini ama çalışma gruplarına atölyelere alınmadığını ifade etti. Avrupa'dan öğrenci konseylerinin çağrıldığı propagandası ile uluslararası bir kurultay açıklamasına da katılmanın mümkün olmadığını vurgulayan Çelik, Yunanistan'da 150 bin öğrenciyi temsil eden EFEE'nin çağrılmaması yine Almanya'da ASTA'nın çağrılmamasının sadece birkaç özel kuruluşun çağrılmasının da yanlış olduğunu söyledi. Üniversitenin demokrasi beşiği olması ÖTK'ların meşru araç olması durumundan bahsedildiğini ama Mersin Üniversitesi'nde ÖTK temsilcilerinin daha kaliteli ve ucuz yemek istedikleri için cezaya çarptırıldığını da hatırlatan Çelik'in daha fazla konuşması panel oturum başkanı tarafından engellenirken sadece soru sorması ve resmi katılımcılara konuşmaları için zaman ayırması uyarısı yapıldı.
Birçok konuşmacının talepte bulunması üzerine katılımcıların kesin olarak konuşmaması söylenince öğrenciler bunu ayağa kalkıp konuşma eylemine başlayarak protesto ettiler. Çukurova Üniversitesi İktisat Kolu Yönetim Üyesi Sinan Araman ise, burda kendilerine söz verilmemesinin, kurultayın basından, kamuoyundan ve esas olarak üniversite temsilcileri ile öğrencilerinden saklanmasının gizli bir şekilde planlanmasının bazı ipuçları verdiğini ve meşruluğunun tartışıldığını dile getirdi. Burda çıkan kararları tanımayacaklarını söyleyen Araman, öğrenciler tarafından alkışlarla desteklendi. Daha sonra Araman'da destek veren birkaç öğrenci de konuşmaya başlayarak, kurultayı teşhir ettiklerini belirterek salonu terk ettiler.
Panelde ne konuşuldu?
Öğrencilerin paneli protesto edip ayrılmasından sonra çoğunluğu resmi delege olan katılımcılarla devam eden panelde konuşma yapan Prof. Dr. Burhan Şenatalar, öğrencilerin tepkisinin doğal olduğunu, panelin düzenleniş tarzının farklılığının da bu duruma yol açtığını söyledi. Normalde panelde sadece resmen katılımcılar konuşacak kararı olabileceğini, ama başta bir açıklama yapılmadığı için konukların doğal olarak konuşmak istediğini söyledi. ÖTK katılımlarının düşük olmasının eleştirildiğini ve bunun doğru olduğunu söyleyen Şenatalar, bunun ÖTK adaylık koşulundan, ÖTK'nın üstten dayatıldığı için birçok öğrenci grubunun önyargısı gibi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. Daha sonra devlet toplum ilişkilerinin sürdürülmesi gerektiği konusu üzerinde duran Şenatalar, özellikle sivil toplum bilincinin gelişmesi gerektiğini ve üniversitelerin buna önayak olmasına vurgu yaptı.
Güçlü, özelleştirmeyi savundu
"Birileri paneli protesto etti, neyi, kimi protesto etti. Bu durum anlaşılmadı" iddiasında bulunan Abbas Güçlü, "Devlet üniversitelerden elini çekmeli" dedi. Güçlü, bugüne kadar 20'ye yakın uluslararası üniversite organizelerine katıldığını söyleyerek, deneyimlerini aktardı. Bugün özelleştirilmiş okulların çok görünmesine rağmen eğitimdeki paylarının yüzde 2 olduğunu söyleyen Güçlü, bunların hızla yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Eğitim yükünün ailelere yığılmasının doğru olduğunu savunan Güçlü, "Devlet elini okullardan çekmelidir" dedi. Türkiye'de 1 buçuk milyon gencin sınavlara katılmasına rağmen ancak 150 bin kişinin kazandığını ve bunun 30 bininini kendi istediği bölüme yerleşebildiğini hatırlatan Güçlü, üniversitelerin öğrencileri çalıştırarak eğitimlerini sürdürmeleri için katkıda bulunması gerektiğini savundu. Kendi içerisinde çelişen Güçlü, bursların her ülkede olduğunu ve ülkemizde yetersiz olduğunu söyledi. Bursların artırılmasını isteyen Güçlü, bir taraftan eğitimin özelleştirilmesini savunurken bir taraftan bursların artırılmasını istedi. Devletin eğitimin ekonomik yükünü taşıdığını, eğitim üzerindeki kararları vermede de söz sahibi olmasının haklı olduğunun savunan Güçlü "Kim parayı verirse düdüğü o çalar, eğer devletin eğitim politikasını beğenmiyorsak eğitime katkı sağlamasınıda taleb etmemeliyiz" diye konuştu.
Panele ülkücü temsilci de katıldı
15-25 Eylül 1999 tarihlerinde yapılan yaz okulu kampında 10 kişilik bir ülkücü ekiple katılan ve Çukurova'da yapılacak 2. Uluslararası Kurultay'ın önemine işaret eden Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Üniversiteler Masası Başkan Yardımcısı Kasım Yasir Kasımoğlu, önceki gün öğrencilerin protestosuna neden olan panele Gazi Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı sıfatı ile katıldı. Gazetemizde çıkan haberlerden bihaber davranan Kasımoğlu, demokratik bir çerçeveye uygun konuştu.
Öğrenciler kendi kurultayına çağrı yapacak
Yapılan kurultayı protesto eden öğrenciler kendi kurultayına bugün çağrıda bulunacak. Kampüs içerisinde saat 12.15'te kitlesel katılımlı basın toplantısı düzenleyecek olan öğrenciler, kurultayın antidemokratik yanları konularak tüm öğrencileri kapsayan ve altyapısı hazırlanmış kendi kurultaylarına çağrıda bulunacak. Dün bir heyet oluşturan öğrenciler Öğretim Elemanları Derneği (ÖED) Başkanı Erdal Şekeroğlu ve Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) Adana Şube Başkanı Adnan Gümüş ile görüştü. Uygulamayı aktaran öğrenciler duyarlı öğretim elemanlarından destek istedi. Öğrencilerin çağrılarına destek veren öğretim görevlileri, yapılacak eyleme katılacaklarını bildirdi.
Konsey toplantısını izlediklerini ve kendilerini böyle bir oluşuma karşı olduklarını söyleyen öğretim elemanları, çağrı metnine, kurumlarının imzasını da atacak. Okulda geniş yankı bulan öğrencilerin çalışmaları, birçok öğrenci tarafından benimsenmekte olduğu gözlendi. Bugün yapılacak açıklamaya geniş katılımın olması bekleniyor.
www.evrensel.net