'Nükleercileri kovacağız'

Nükleer Santrallere Karşı Güçbirliği, önceki gün polisin 44 kişiyi gözaltına aldığı basın açıklamasının ardından, dün EMO İstanbul Şubesi'nde bir basın toplantısı düzenledi.

'Nükleercileri kovacağız'
Nükleer Santrallere Karşı Güçbirliği, önceki gün polisin engellediği ve 44 kişinin gözaltına alındığı basın açıklamasının ardından, dün Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi'nde bir basın toplantısı düzenledi. EMO Yönetim Kurul Üyesi Selami Yılmaz'ın yaptığı basın açıklamasında, iktidarın nükleer santral karşıtı basın açıklamasına zor kullanarak engellediğini hatırlatarak, bu tür uygulamaların, gerçekleri ifade etmeye, kamuoyuna bilimsel olguları açıklamaya, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaları engelleyemeyeceğini vurguladı.
İktidarın nükleer santrallar için temel gerekçe olarak sunduğu "karanlıkta kalacağız" savının doğru olmadığını ifade eden Yılmaz, bu savın son yıllarda ülkemizde yaygınlaşmasının sebebinin, nükleer santral projelerinin dünya ölçeğinde durdurulması yada sökülmesinin planlanması olduğunu söyledi.
Yılmaz işsiz ve kârsız kalan nükleer santral yapımcısı tröstlere yeni pazar arayaşının bir sonucu olduğunu, Ankara'daki nükleer lobinin, bu arayışının uzantısı olarak ortaya çıktığını vurguladı. Ülkemizde bugün ve yakın gelecek için enerji darlığının olmadığını söyleyen Yılmaz, 27 bin MW kurulu gücümüze karşı 14-15 bin MW kapasite kullanılmakta olduğunu kaydetti. Yılmaz, bugünlerde uygulanmakta olan enerji kesintilerin, "enerji krizi"nin değil "enerji yönetim krizi"nin sonucu olduğunu ifade etti. Türkiye'ye nükleer santralleri sokmayacaklarını açıklayan Yılmaz, bu karar doğrultusunda her türlü meşru yolu deneyeceklerini ve nükleercileri kovacaklarını vurguladı. Basın açıklamasını Nükleer Santrallara Karşı Güçbirliği içinde biraraya gelen kurumlar ve organizasyonlar katıldı. Kocaeli Nükleer Karşıtı Platform tarafından da önceki gün açıklama yapılarak, "AB kapılarında yorgan döşek bekleyen Türkiye, AB ülkelerinde yapımı yasaklanan nükleer enerji santrallerinde neden ısrar ediyor? Dünya Bankası'nın kredi vermek için gösterdiği cömertliğin sebebi nedir acaba?" soruları soruldu. Fantezileri dayalı enerji tahminleri ile de ülkenin cehenneme çevrilmek istendiğinin kaydedildiği açıklamada, geleceğe dönük enerji tahminleri beklenenin üzerinde gösterilerek nükleer santrallerin tek çözüm olarak dayatıldığı belirtildi. 2010 yılına kadar yapımı planlanan 2 nükleer santralin toplam üretildeki payının sadece yüzde iki olacağı bunun karşılığında dışborcunun katlanacağının ifade edildiği açıklamada, "Nükeleer maceraya son venrilmeli, ihaleler durdurulmalı" denildi.
İHD: 'Akkuyu'da santrale hayır'
İnsan Hakları Derneği (İHD) Akkuyu'da yapılması planlanan nükleer santrale karşı çıktı. İHD Ankara Şubesi tarafından yapılan açıklamada, dünya ülkelerinin nükleer santralden vazgeçtikleri ve pazar payını önemli oranda yitiren uluslararsı şirketlerin Akkuyu Nükleer Santralı özelinde Türkiye'de pazar bulma çabası içinde olduklarını belirtildi. Açıklamada 5 Haziran 1972'de Stockholm'da toplanan BM Dünya Çevre Kalkınma Konferansı'nda kabul edilen Dünya Çevre Bildirgesi'nin "İnsanın onurlu ve huzurlu bir hayata izin verilecek kalitede bir çevrede özgürlük, eşitlik ve elverişli hayat şartları içinde yaşaması temel hakkıdır. Bu nedenle ırk ayrımını, sömürgecilik ve diğer eziyet çeşitlerini, yabancı tahakkümü destekleyen ve devamlı kılan politikalar yasaktır ve kaldırılmalıdır" ilkesi hatırlatıldı. İHD'nin bu maddeyi temel insan haklarından biri olarak kabul ettiği belirtilerek, çevre hakkının temel bir hak olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, enerji sorununun tek başına siyasi iktidarlar tarafıdan değil, tarafsız bilim insanları, ilgili meslek odaları, kitle örgütleri ve halkın katılımı çözülebileceği kaydedildi. Açıklamada, gelişmiş ülkelerin zehirli ve radyasyonlu atıklarını Türkiye'de depolama senaryolarına geçit verilmemesi gerektiği ifade edildi.
www.evrensel.net