SİMKO'dan 150 işçi atılacak

Son 1,5 yılda 600 işçiyi işten atan Siemens, 150 işçiyi daha kapı önüne koymaya hazırlanıyor. Ekim ayına kadar gerçekleşmesi beklenen kıyımın gerekçesi...

SİMKO'dan 150 işçi atılacak
Gökhan Biçici
Dünyanın en büyük şirketlerinden birisi olan Siemens'in telekomünikasyon alanında yaptığı yatırımlardaki strateji değişikliğinin faturası işçilere çıkartılıyor.
Geçen yıl Philips'e satılan Mudanya'daki kablo fabrikası dışında, Kartal'da da Simko adıyla üretim yapan bir fabrikaya sahip olan Siemens, son 1,5 yılda 600 kadar işçiyi kapı önüne koydu. Şimdi de 150'yi aşkın işçinin daha işten atılması gündemde. Ekim ayına kadar gerçekleşmesi planlanan çıkışların gerekçesi ise; bu işçilerin çalıştığı telekomünikasyon bölümünün kapatılmasının kararlaştırılması.
'Strateji değişikliği'
Özellikle, digital telekomünikasyon olarak tabir edilen, kartlı telefon santralleri üretiminde ve donatımında Alcatel ve Netaş'la birlikte iç pazardaki en büyük üç firmadan birisi olan Siemens, sayısal teknoloji olarak nitelenen uydu teknolojisine yönelme kararı aldı. Ayrıca Türkiye pazarının "yeterince kârlı olmaktan çıkması" gerekçesiyle alınan karara göre, uydu teknolojisine dayanan yeni santrallerin üretimi Almanya'da yapılacak.
Aynı şekilde Pakistan, Hindistan, Endonezya, Arjantin gibi ülkelerdeki telekomünikasyon santralleri üretimini de yeniden geriye çekerek Almanya'ya taşıyan Siemens'in bu tavrı "teknoloji yoğunluklu yatırımı kendi ülkesinde yapıp, küçük ölçekli üretimi azgelişmiş ülkelere kaydırma olarak" da özetlenebilecek bir politikadan kaynaklanıyor.
Türkiye'de ise daha çok önceden üretilen ve yerleştirilen santrallerin bakım ve onarımı yapılacak. Zaten Türk Telekom'la arasında 2015 yılına kadar geçerli olan bir bakım-onarım anlaşması olan firma, bugüne kadar kurduğu santrallerin bakım ve onarım ihtiyaçlarını en azından bu süre zarfında gidermek zorunda.
Üretimin amacı stok
Bu noktada daha çok stok yapmaya çalışan firmanın amacı, bölümün kapatılacağı ekim ayına kadar 15 yıl yetecek oranda bir stok birikimi sağlamak. Bugünlerde iyice hızlandığı bildirilen üretim temposunun amacı da bu. Yani bu bölümde çalışan işçiler ne kadar çok çalışırsa o kadar erken işsiz kalacak.
Tüm bu gelişmelerden haberdar olan işçilerse, işlerini kaybetmenin tedirginliğini yaşıyor. Söz konusu birimin kapatılmasının da ötesinde fabrikanın "üret-sat" yerine artık "al-sat" yöntemini benimseyeceğini söyleyen işçiler, işverenin amacının bu alanı büyük bir "showroom" yani pazarlama alanı haline getirmek olduğunu aktardılar.
Türk-Metal duyarsız
Bazı birimlerin de taşerona verilerek fabrika bünyesinden çıkartılmasını, yine son 1,5 yılda yaşanan çıkışları ve fabrikadaki işçi ağırlığının, yerini memur ağırlığına bırakmasını bu yönelimin işaretleri olarak gösteren işçiler, örgütlü oldukları Türk Metal Sendikası'nın duyarsızlığından şikâyetçi. İşgüvenceleri olmadığı için isimlerini vermekten kaçınan işçiler, işçi kadrosundan memur kadrosuna geçen bir çalışanın aynı zamanda sendika üyeliğinden de ayrıldığına dikkat çekerek, bu duruma müdahale etmesi gereken sendikanın ise işçileri "işten atılırsınız" diye korkutmakla yetindiğini dile getirdiler.
www.evrensel.net