Çan felaketi için düğmeye basıldı

Çan felaketi için düğmeye basıldı

Çanakkale'nin Çan ilçesinde kurulması planlanan termik santralin yapımına önümüzdeki günlerde başlanacak. Ancak, bilim adamlarının ve çevre örgütlerinin orman ve tarım arazileriyle kaplı bölgenin ekolojik yapısını bozacağını ifade ettiği santrali Çanakkaleliler istemiyor.

Çan felaketi için düğmeye basıldı
Ebru Ilgaz
Çanakkale'nin Çan ilçesinde kurulması planlanan termik santralin yapımına yakında başlanacak. Yaklaşık 370 milyon dolarlık kredi anlaşmalarının önemli bir bölümü için teyit alınan santralin yapımı için 27 Ocak 1998 tarihinde açılan ihaleyi Fransız sermayeli GEC Alsthom ve Türkiye'den Teknotes firmalarının oluşturduğu konsorsiyum kazanmıştı. Dış kredili olarak inşa edilecek Çan santralinin çevre kirliliğine yol açmadığı öne sürülen "akışkan yatak" teknolojisiyle inşa edileceği söylenirken geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıktan sağlayan Çanakkale halkı ve çevreciler, santrale karşı çıkıyorlar.
Santral iki ayrı üniteden oluşacak. TEAŞ ile ilgili firma grubu arasında yapılan protokol uyarınca santralin ilk ünitesi inşaatın başlama süresinden itibaren 34 ay içinde, ikinci ünitesi ise 37 ay içinde işletmeye alınacak.
Yapılan incelemeler sonrasında, bölge köylülerinin geçim kaynağı olan 500 bin hektarlık tarım alanı ve ormanı birebir etkileyeceği tahmin edilen termik santral, Kaz Dağları'nın bitki örtüsünü ve SİT alanı ve milli park ilan edilip koruma altına alınan antik Troya Kenti'ni de tehdit ettiği belirtiliyor. Çevreye vereceği zarar nedeniyle santral yapımının karşısında olan Çanakkaleliler ve gönüllü çevre kuruluşları 10 binin üzerinde imza toplamış, santral yapımıyla ilgili yürütmenin durdurulması istemiyle Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak dava açmışlardı.
Bölgeyi olumsuz etkileyecek
Bölgedeki 583 köyden 432'si orman köyü. Bu köylerde yaşayanlar geçimini ormancılıktan sağlarken, diğer köyler Türkiye'nin sebze, meyve üretiminin yüzde altısını üstlenmiş. Çanakkale ilinin içme suyunun karşılandığı ve sekiz köy ovasının sulandığı Atik Hisar Barajı da, denizden 100-150 metre yüksekliğe yapılması planlanan santral tarafından hızla kirletilecek.
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Demirsoy, santralle ilgili hazırlanan ÇED raporuna ilişkin belirttiği görüşte, santralden çıkacak gazların bölgedeki su kaynaklarını olumsuz etkileyeceğini söylüyor.
Santralin her yıl, yakacağı 1 milyon 950 bin ton kömürün atığının nerede biriktirileceği ve erozyonun yoğun bir şekilde yaşandığı arazide oluşturulacak kül barajının hareketinin hasıl önlenebileceği, dere yataklarını doldurmayacağı da Çanakkaleli'lerin cevap bekleyen soruları arasında. Uzmanlar, %2 yanabilen kükürt içeren kömürler için uygun olduğu düşünülen 'Akışkan Yataklı Yakma Teknolojisi'nin %6-7 oranında kükürt içeren ve Çanakkale dahil 9 ilde yakılması yasaklanan Çan kömürleri için uygun olmadığını fade ediyorlar.
ÇED bilimsel değil
Santralin ÇED raporu 1998 yılında TÜBİTAK-MAM (Marmara Araştırma Merkezi) tarafından hazırlanmıştı. Ancak, Çevre Mühendisleri Odası'nın da içinde bulunduğu bir çok kurum ve bilim adamı 'ÇED İnceleme Değerlendirme Komisyonu' toplantılarına katılarak hazırlanan ÇED raporunun yetersiz olduğunu dile getirdiler. Ancak sorularına TEAŞ ve ÇED raporunu hazırlayan uzmanlar tarafından yeterli yanıt alamadılar. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), katıldığı değerlendirme toplantılarından biri sonrasında hazırladığı raporda şöyle diyor: "Toplantının ikinci etabında, Akışkan Yataklı Termik santrallerin teknolojik değerlendirmesi üzerine; Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Zühtü Uysal ayrıntılı bilgi vermiştir. Termik santralin baca gazı arıtım teknolojileri ile birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Uysal, Çan Akışkan Yataklı Termik Santral projesinin çıkış felsefesini merak ettiğini belirtmiştir. 25 yıldır bu konuda çalışan bir uzman olarak, akışkan yatakla yakma işleminin teknik bir dizi altyapı gerekli kıldığını vurgulamıştır. Bu noktada, proje ile ilgili bir ön rapor olup olmadığını sormuş ve akışkan yataklı yakma teknolojisi için loboratuar çalışması yapılıp yapılmadığını öğrenmek istedğini vurgulamıştır. Gerek TEAŞ yetkilileri, gerekse ÇED Raporu'nu hazırlayan uzmanlar bu sorulara doyurucu yanıt vermemişler ve örneğin yakma konusunda herhangi bir deneysel çalışma yapılmadını söylemişlerdir" ÇMO aynı raporda TEAŞ yetkililerinin kavram kargaşası yaratarak halkın santralle ilgili sorularına yanıt vermekten kaçındığı kendilerinin ise toplantı boyunca ihale edilen yatırımlara değil, teklif edilen projelere bilimsel bilgilere dayalı ÇED raporları hazırlanması gerektiğinde ısrar ettiklerini vurguluyor. ÇMO'nun raporu şöyle bitiriliyor: ".... Tüm bu bilgilerin ışığında, enerji planlaması ve yatırım noktasında ciddi bir planlama kararına dayanmayan 'Çan Termik Santrali' yörede yeni bir ekolojik yokediciliğe neden olacaktır. Bu nedenle, termik santralin yapımına kesinlikle karşı çıkılmalıdır"
Çanakkale halkı, yaşam kaynaklarını tehdit eden termik santral konusunda ısrar eden Enerji Bakanlı'nın tutumunu eleştirirken, bölgede enerji üretimi için neden alternatif enerji üretim kaynaklarından yararlanılmadığını merak ediyor.
www.evrensel.net