Tutuklama somut kanıta dayanmıyor

Tutuklama somut kanıta dayanmıyor

HADEP'li belediye başkanlarının avukatlarının, somut kanıta dayanmadığını ifade ederek itiraz ettikleri tutuklama kararı, İstanbul ve Dersim'de protesto edildi.

Tutuklama somut kanıta dayanmıyor
HADEP'li belediye başkanlarının tutuklanmasının hiçbir somut kanıta dayanmadığını söyleyen avukatlar, tutuksuz yargılama yapılması için yaptıkları itirazın iki güne kadar sonuçlanacağını söylediler. Bingöl Belediye Başkanı Feyzullah Karaaslan, Siirt Belediye Başkanı Selim Özalp ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik'in DGM Yedek Hakimliği'nce tutuklanmasının hiçbir somut kanıta dayanmadığını belirten avukatlar, tutuklama kararının CMUK'un 104. Maddesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu gerekçesiyle başkanların tutuksuz yargılanması için yaptığı itiraza büyük bir ihtimalle pazartesi veya salı günü cevap verileceğini söylediler.
Mahkeme, avukatların itirazını kabul ederse HADEP'li belediye başkanları serbest kalacak. DGM Savcısı'nın ise başkanlar hakkındaki iddianamesini hâlâ hazırlamadığı bildirildi. Başkanlar hakkındaki iddialar olduğu söylenen 9 klasörün büyük bölümünde ise Feridun Çelik'in makam odasında ve belediyede yapılan aramada elde edilen belediye dökümanları olduğu öğrenildi.
Yeni başkan yarın seçilecek
Bu arada, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Feridun Çelik'in İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alınması nedeniyle yarın başkan vekili seçimi için Belediye Meclisi üyeleri Vali başkanlığında toplanacak. Büyükşehir Belediye Meclisi'nde 20 HADEP'li, 1 FP'li
Meclis üyesi bulunuyor. Belediye başkan vekilliğine halen aynı görevi sürdüren Bülent İpek'in seçilmesi bekleniyor.
İstanbul'da eylem
İstanbul'da, Kartal Demokrasi Platformu tarafından HADEP'li belediye başkanlarının tutuklanmaları ve 18 HADEP yöneticisine verilen hapis cezaları protesto edildi. Kartal Meydanı'nda dün düzenlenen basın açıklamasına platform bileşenlerinden EMEP, ÖDP, HADEP, Eğitim-Sen 5 No'lu Şube yöneticileri ve çeşitli dergi çevreleri katıldı. Basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Üyesi Ramazan Şahin, ülkede insan hakları ihlallerinin sürdüğünü vurgulayarak, Ulucanlar Cezaeevi Katliamı'nın sorumlularının ve Sendikacı Süleyman Yeter'i öldürenlerin hâlâ ortaya çıkarılmadığını belirtti.
Şahin, halkın seçtiği belediye başkanlarının yollarının kesildiğini de söyleyerek siyasi iktidarın halk iradesine ne kadar tahammülsüz olduğunun görüldüğünü kaydetti. Şahin Kartal Demokrasi Platformu olarak belediye başkanlarının derhal serbest bırakılmaları ve görevlerine iade edilmelerini istediklerini vurguladı. Basın açıklamasında "HADEP halktır, halk burada", "OHAL'e hayır, başkanlara özgürlük" ve "Başkanlar hapiste, çeteler Meclis'te' sloganları atıldı.
Dersim'den protesto
HADEP Tunceli İl Örgütü'nde düzenlenen basın toplantısında, HADEP'li belediye başkanlarının tutuklanması ve görevden alınması protesto edildi. Açıklamada, "Bizler merak ediyoruz, bu ülkede barışı ve demokrasiyi istemeyen güçler mi var? Hiç kimse bizleri asıl yolumuz olan demokrasi yolumuzdan döndüremez" denilerek, belediye başkanlarının bir an önce serbest bırakılması istendi. HADEP İl Başkanı Hıdır Aytaç'ın yaptığı basın açıklamasına, 400 kişi katıldı.
BES Kilis Temsilciliği de yaptığı açıklama ile, 4 belediye başkanının görevden alınmasını "savaştan çıkar sağlamak ve barış ortamını sekteye uğratmak isteyenlerin çabası" olarak nitelendirdi ve protesto etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


"Arısı, kuşu, kurdu; sattırmayız bu yurdu"
Emeğin Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü, dün Konak Meydanı'nda, hükümetin saldırı politikalarını protesto etti. Sümerbank önünde bir araya gelen EMEP'liler, "Emekçiler emperyalizme ve gericiliğe karşı birleşin" pankartı açtı ve "Bağımsız demokratik demokratik Türkiye", "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz", "MAI, MIGA, tahkim, kahrolsun emperyalizm", "SSK halkındır, satılamaz", "Sahte sendika yasasına hayır", "Arısı, kuşu, kurdu; sattırmayız bu yurdu", "Parasız eğitim, parasız sağlık"; "2000 yılı bütçesine hayır" sloganları atarak, Konak Meydanı'na yürüdü. Kamu emekçileri de "Açlığa ve sefalete teslim olmayacağız" pankartı açarak, basın açıklamasına katıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde, "POAŞ'ın özelleştirilmesine hayır", "İşten atmalare, esnek çalışmaya, düşük ücret dayatmalarına hayır" ve "Tekellere değil emekçiye destek" dövizleri de taşındı.
Emeğe saldırı programı
Eylemde konuşan EMEP İzmir İl Yöneticisi Hasan Hüseyin Evin, IMF ve Dünya Bankası gibi emperyalist kuruluşların dayatmalarıyla, tekellerin çıkarları doğrultusunda uygulamaya konan hükümet programının, emeğe, emekçilere ve ülke çıkarlarına saldırı programı olduğunu söyledi. Evin, 57. hükümetin emperyalistleri ve uluslararası tekelleri mutlu edecek yasaları ard arda Meclis'in gündemine alarak onayladığını belirterek, "Bu programla ardı arkası kesilmeyen zamlarla sefalet artırıldı. Milyonlarca emekçi 80 milyon asgari ücretle yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edildi. Yüz binlerce kamu emekçisine yüzde on beş sefalet zammı verildi. IMF ve Dünya Bankası'nın istekleri doğrultusunda hazırlanan bütçeyle işçi ve emekçilere kaynak yok denirken rantiyeye bütçe muslukları sonuna kadar açıldı" dedi.
Pervasızca saldırıyorlar
Özelleştirmenin hükümet programındaki en pervasız saldırı olarak yaygınlaştırıldığına dikkat çeken Evin, SSK'nın iflas ettirilerek tamamen tasfiye edilmesi, sosyal güvenliğin yok edilmesi, eğitimin özel vakıflara devredilmesi, okul kapılarının parası olmayana kapatılmasının amaçlandığını dile getirdi. "Hükümet sermaye için hazırladığı programla özelleştirmeyi MAI ve MIGA ile taçlandırdı" diyen Evin, ulusal güvenliğin ve bir ulusun can damarları olan enerji, haberleşme ve POAŞ'ın da emperyalistlere teslim edilmesi için girişimlerde bulunulduğunu ve ülkeyi pazarlamak için Davos Toplantıları'na gidildiğini söyledi. Avrupa Enerji Şartı gibi Türkiye'nin ulusal enerji ihtiyacına aykırı ve Türkiye'yi emperyalizmin enerji koridoru yapan bir anlaşmanın TBMM'den geçirildiğini hatırlatan Evin, "Bu programla nükleer santrallar ve siyanürlü altınla çevre ve insan sağlığı ayaklar altına alınıyor" diye konuştu.
Toplusözleşmede dayatma
Hükümetin 2000 yılı programının emeğe ve emekçilere yönelik yeni saldırıları içerdiğini anlatan Evin, bu saldırıların başında sosyal güvenliğin tamamen tasfiye edilmesi, kıdem tazmınatlarının kaldırılması, tasarruf fonunda biriken paraların iç edilmesi, esnek çalışmanın yasallaştırılması, IMF politikalarıyla tarım ve hayvancılığın çökertilmesi, üretici ve çiftçinin kota, düşük taban fiyatları ve kredi faizleri ile kıskaca alınması, memur maaşları ve asgari ücretin düşük tutulmasının ardından toplu iş sözleşmelerinde de düşük zam dayatılmasının geldiğini söyledi.
Evin, bir bütün olarak emperyalist tekellerin çıkarına olan hükümet programına "hayır" dediklerini vurgulayarak, "Tüm emek örgütlerini, işçi ve emekçileri bu yağma, talan ve sefalet programına karşı mücadele etmeye çağırıyoruz" diyerek, sözlerini tamamladı.
www.evrensel.net