'Tutuklamalar bilmece gibi'

ABD'nin Dışişleri Bakan yardımcısı Harold Koh, HADEP'li belediye başkanlarının tutuklanması ve CNN Türk'e verilen kapatma cezası nedeniyle Türkiye'yi eleştirdi.

'Tutuklamalar bilmece gibi'
ABD'nin İnsan Haklarından Sorumlu Dışişleri Bakan yardımcısı Harold Koh, HADEP'li üç belediye başkanının tutuklanmasını "bilmece gibi ve rahatsız edici" olarak niteledi.
Koh, ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ile birlikte, 1999 yılı insan hakları raporuna ilişkin basın toplantısında bir soru üzerine, HADEP'li belediye başkanlarına yöneltilen suçlamalarla ilgili özel bir bilgisi olmadığını belirterek, "Geçen yıl Güneydoğu'da bulunduğum süre içinde, bu bölgenin geleceği için her iki tarafın sergilediği barışçı diyalog ve bölgenin siyasi ve ekonomik problemlerinin çözümü için gösterdiği çabalardan çok etkilendim" dedi. Belediye başkanlarının tutuklanması konusunda Koh, "Şunu söylemeliyim ki, bizim açımızdan bu durum bilmece gibi ve çok rahatsız edici. Siirt'te olağanüstü hal kaldırıldı. Böyle bir dönemde bu bölgeden bir HADEP'li belediye başkanının PKK ile ilişki içinde olduğu için tutuklanması çok açık değil" diye konuştu.
"Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eylülde HADEP'li 8 belediye başkanıyla bir araya geldiğini, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in ABD'nin görüşlerine çok yakın ifadeler kullandığını" hatırlatan Koh, Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Bülent Ecevit'in insan hakları konusunda bir dizi önemli adım attığını iddia etti.
Ağustos ayında Diyarbakır'ı ziyaret ettiğini belirten Koh, ABD Başkanı Bill Clinton, Albright ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman'ın da çeşitli defalar yaptıkları açıklamalarda, Abdullah Öcalan'ın yakalandığı ve yargı sürecinin devam ettiği bir dönemde, bu meselelerin çözülebileceğine işaret ettiklerini kaydetti.
Albright: İnsan haklarında standart
Koh'dan önce raporun genel bir değerlendirmesini yapan ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright da, "Bu rapor, ABD'nin insan haklarında standart kurallar oluşturma çabasını göstermektedir" diye konuştu. Dünyada istikrarlı bir barış sağlanabilmesi için insan haklarına önem verilmesi gerektiğini ve bunun bütün ülkelerin işi olduğunu belirten Albright, insan hakları ihlallerinde sicili kötü ülkelerden bahsederken, özellikle Çin, Türkiye, Sudan, Burma, Küba, ve Kuzey Kore'nin yanı sıra Çeçenya'daki durum nedeniyle Rusya'yı eleştirerek, Rusya'yı bir kez daha Çeçenya'daki insan hakları ihlallerini araştırmaya çağırdı.
Harold Koh ise, raporun ilk kez 1977 yılında hazırlandığını ancak 20'inci yüzyılın en geniş kapsamlı raporunun en son hazırlanan rapor olduğunu söyledi.
Toplantının ardından brifing
Koh, Dışişleri Bakanlığı'ndaki basın toplantısının ardından Washington'daki yabancı basın merkezinde verdiği brifingde, Türkiye konularına da değindi. Koh, HADEP'li bazı belediye başkanlarının tutuklanarak görevden alınmasını eleştirdi. Koh, "Türk hükümetinin uyma yükümlülüğünü üstlendiği uluslararası anlaşmalar var ve Türk hükümeti de zaten bunlara uymak istediğini dile getiriyor. Dolayısıyla son uygulamalarda bir çelişki var" diye konuştu. Koh, Türkiye ile ilgili yapılan insan hakları değerlendirmesinin silah satışı programlarını ve taarruz helikopteri projesini etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine ABD'nin bütün ülkelere yaptığı satışların insan hakları açısından incelendiğini ve insan haklarının başka ülkelere silah satan Amerikan şirketlerine ihraç lisansı verilmesinde etken olduğunu söyledi. Harold Koh, taarruz helikopteri ihalesinde Türkiye'nin henüz kararını açıklamadığını hatırlatarak "Bu konuda yorum yapmak için erken" dedi. Koh, Türkiye'deki insan hakları uygulamalarının ileriye götürülmesi çağrısında bulunarak, CNN Türk televizyonuna verilen bir günlük kapatma cezasını da eleştirdi.
www.evrensel.net